Ulunay’ın Verdiği Ders
Babıâli’nin “nevi şahsına mahsus kalem erbabı” Bedii Faik’in (Akın) ardından yazılacak her yazı mutlaka eksik kalacaktır. Onu anlatabilmek için onunla çalışmak, çalışmanın ötesinde ona yakın olmak gerektiği kanısındayım. Ben Bedii Bey’le çalışmadım. Ama mesleki toplantılarda bir araya geldiğimizde kendisiyle sohbet etme fırsatını kaçırmadım. Yazılarında olsun, küçük fıkralarında olsun az kelimeyle çok şey anlatmanın tartışmasız en büyüğü Bedii Faik, bir söz cambazıydı. Kelimeler onun dilinde yeniden bestelenir, öyle dökülürdü dudaklarından. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) 55. kuruluş yılı dolayısıyla o zaman çalıştığım Bizim Gazete için cemiyetin kuruluş günlerini yaşayanlarla yaptığım röportaj dizisinde Bedii Faik Akın da vardı. Bu röportajlar daha sonra kitaplaştırıldı. (*) TGC’nin 92 sicil numaralı üyesi ve ilk genel sekreteri Bedii Faik’in o röportajından bir bölümü, kendileri gibi düşünmeyenleri karalayan bir kuşağın hâkim olduğu Babıâli’ye ders olsun diye yayımlıyorum: “Cemiyetin ilk büyük ve güzel........
