menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kirlenen siyaset kurumu temizlenebilir mi?

15 0
21.05.2026

Siyaset kurumu kuşkusuz siyasetçilerle kaimdir. Onların becerisi, liyakati, dürüstlüğü, etik değerleri kurumu yüceltir veya azaltır. Bazen bunların yüzünden siyasal sistem ve kurumları pisliklerle tıkanabilir. Böyle durumlarda toplumun siyasete ve siyasetçilere güveni kalmaz. Nitekim kime sorsanız memnuniyetsizliğini dile getirir. Bütün mesele bu pisliklerin nasıl temizlenebileceği.

Siyasi sorumluğun, şeffaflığın ve etkin bir denetimin olmadığı bugünkü Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin kirlenmişlikte payının ne olduğu ayrı bir tartışma konusudur.

Siyasetçiler; emeklinin, çalışanın, çiftçinin, işverenin ve diğer toplum katmanlarının gelirini ve refahını artıracak çözümler üretmeğe, birbirlerine laf yetiştirmekten dolayı vakit bulamazlar.

12 Eylül 1980 darbesinde ülke yönetimini üstlenen Milli Güvenlik Konseyinin (MGK) ilk işlerinden biri 7 nolu bildiri ile siyasi partilerin faaliyetlerinin yasaklanmasıdır. Bu bildiriyi ve partilerin feshi kanun taslağını; bugün TBMM Başkanının makam odasında o günün MGK Genel Sekreteri Orgeneral Haydar Saltık, Cumhurbaşkanlığı genel sekreter yardımcısı da olan hakim Tümgeneral Muzaffer Başkaynak ve daktilonun başında ben birlikte hazırladık. Komutanlar bugün hayatta değiller. Allah rahmet eylesin.

Metin yazılırken Tümgeneral ayaktaydı. Bazen, hiç çekinmeden bu cümleyi şöyle düzeltmemiz daha uygun olmaz mı derdim. Hiç kızmazlardı bu önerime. Şunu hatırlıyorum Başkaynak birkaç kez ayağıma bastı. Fazla konuşma der gibiydi.

16.10.1981 tarihli ve 2533 sayılı Kanunla siyasi partiler feshedilmiştir. Kanunun gerekçesinde feshin nedeni şöyle izah edilmektedir:

“….milletimizin kaderi, onun siyasi........

© Hürses