menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düşünce yapımız, bilinç düzeyimiz değişmedikçe ilerlememiz ve huzura kavuşmamız mümkün gözükmüyor

29 0
15.09.2026

Düşünce yapımızı ve bilinç düzeyimizi nasıl değiştireceğiz? Mevcut düşünce yapımız bizi huzura kavuşturamıyorsa bir sorun var demektir.

Nietzsche insanın geçirmesi gereken üç dönüşümden bahseder. Tinin(ruh) üç dönüşümünü deve, aslan ve çocuk alegorisi ile açıklamaya çalışır. Üstinsanı, insan olma halinin esaretinden kurtularak özgürleşme, yaratıcı ve esnek olabilme hali olarak tanımlar.

İlk dönüşüm devedir. Kişinin üstinsan olmadan önce olabildiğince fazla yükü yüklenmesi gerektiğini söyler. Korku, sevgi, yalnızlık velhasılı hayatın bütün yönleriyle mücadele etmelidir. Deve hayattan kaçmaz. Her güçlüğe katlanır. Bu acılara katlanan deve güç ve direnç kazanarak bir sonraki dönüşüme hazır hale gelir.

Başka bir anlatımla deve çölü aşmak için büyük miktarda yiyeceği ve suyu depolama gücüne sahiptir. Bu durum insan için de geçerlidir. Kendi toplumunun kültürünü, dinini, geleneklerini vb. sindirmeli ve kullanmalıdır. Geçmişi hazmedebilirsen ondan özgürleşirsin,

İncil, Tevrat, Kur’an ve Vedalar senindir. Hepsini özümse. Deve aşaması bu. Ama burada takılıp kalma. Takılıp kalırsan gelişemezsin.

Gelişebilmek için deve ne yapacak? Ya intihar edecek ya da özgürlüğe kavuşmak için değerlerini ve hayatı sorgulamaya başlayacak. Bunu yapabilmek için gelenek ve toplum tarafından dayatılan bazı değerleri reddetmesi gerekecek. Ancak, mevcut hali buna engeldir. Bundan dolayı aslan olmalıdır.

Aslan öfkeyi simgeler. Toplum, din, devlet, aile ve her türlü propaganda tarafından yapılan dayatmalara karşı kükremelidir. Dayatmalar, faydalı ve iyi olabilirler. Ancak, reddedilir çünkü bir dış otoriteden gelmiştir. Üstinsan kendi koşulları ile kendi değerlerini yaratmalıdır.

Aslan, deveye karşı bir başkaldırıdır. Bazı kişiler aslan aşamasında takılı kalır; onlar sürekli kükrer ve kendi kükremelerinin içinde tükenirler.

Bu durumda da kişinin atması gereken bir adım daha vardır, bu adımda çocuk haline gelmektir. Çocuk hayatla oynamayı, dans etmeyi seçer. Masumiyettir. Yeni bir başlangıçtır. Saf yaratıcılık bu oyun halinden ortaya çıkar. Bir çocuk olarak, yaşanan zorlukları unutmalı ve hayata yeniden başlamalıdır.

Sözün özü hakikate üç halden geçilerek varılır. Özümsemek, bağımsızlık ve yaratıcılık. Larva (kurtçuk) basitçe besinleri özümser. O bir tırtıl olmak için hazırlanıyor. Gerçek hayat hareketle, bağımsızlıkla başlar. Larva bağımlı, zincirlenmiş olarak kalır. Tırtıl zincirleri kırmıştır.

Sonra yaratıcılık aşaması gelir. Bağımsızlık tek başına bir şey........

© Hürses