Sürdürülebilir Kârlılık için Süreç, İletişim ve İç Denetim Üçgeni
Şirketler için bugün en önemli gündemlerden biri hiç kuşkusuz kârlılık. Maliyetler artıyor, rekabet koşulları zorlaşıyor, müşterinin fiyat hassasiyeti yükseliyor. Böyle dönemlerde şirketlerin ilk refleksi çoğu zaman giderleri kısmak oluyor.
Oysa asıl soru yalnızca “Nereden tasarruf edebiliriz?” olmamalı.
Daha doğru soru şu: “Kaynaklarımızı gerçekten doğru yerde ve doğru şekilde kullanıyor muyuz?”
Çünkü yüksek bir gider her zaman kötü değildir. Şirkete değer üreten bir yatırım, ilk bakışta maliyet gibi görünse de uzun vadede kârlılığı artırabilir. Buna karşılık küçük görünen, sorgulanmayan ve yıllardır alışkanlıkla sürdürülen birçok gider, şirketin kârlılığını sessizce aşağı çekebilir.
İşte tam bu noktada iç denetimin rolü önem kazanıyor.
İç denetimi yalnızca hata arayan, eksik bulan veya çalışanları kontrol eden bir mekanizma olarak görmek, bugün için oldukça dar bir bakış açısı. Modern anlamda iç denetim, yönetime şirketin kaynaklarını ne kadar etkin kullandığını gösteren önemli bir araç.
Bir anlamda şirketin içine tutulan bir ayna.
Nerede kaynak kaybediyoruz?
Hangi süreçler gereğinden fazla zaman ve para harcatıyor?
Hangi riskleri yeterince görmüyoruz?
Birbirini tekrar eden işler var mı?
Departmanlar aynı hedef doğrultusunda mı çalışıyor?
Bazen şirketin en büyük problemi gelirlerinin düşük olması değil, ürettiği değerin karşılığını yeterince kâra dönüştürememesi oluyor.
Burada karşılaştığımız önemli sorunlardan biri de departmanların kendi kârlılıklarını şirketin genel kârlılığının önüne koyması.
Bir departman kendi hedefini tutturmuş olabilir. Kendi bütçesini koruyor, kendi kâr marjını başarıyla yönetiyor olabilir. Fakat aynı karar şirketin tamamına bakıldığında müşterinin kaybedilmesine, satış fırsatının kaçırılmasına veya toplam kârlılığın azalmasına neden oluyorsa gerçekten başarılı mıyız?
Çünkü şirket, birbirinden bağımsız çalışan departmanların toplamından ibaret değildir. Şirket bir bütündür.
Örneğin bir departman, kendi kâr marjını korumak amacıyla hizmet fiyatında belirli bir indirime gitmek istemeyebilir. Oysa bu esneklik sağlandığında........
