menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İfade Özgürlüğü Rahatsız Edebilir; Rahatsız Olmama Hakkı Yoktur

10 0
05.07.2026

Deniz Göktaş vakası, Türkiye’nin ifade özgürlüğü problemini bir kez daha gündeme taşıdı. “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisindeki ifadeler nedeniyle Göktaş hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlamaları kapsamında tutuklama kararı verildi. Kuşkusuz, gösterideki bazı ifadeler toplumun belli kesimleri için rahatsız edici olabilir. Buna karşın tutuklama kararı yanlıştır.

TCK 216. madde, bu suçun oluşabilmesi için oldukça net sınırlar çizer. Bir ifadenin yalnızca rahatsız edici ve aşağılayıcı nitelik taşıması sınırlandırma için yeterli değildir. Kanun, bu sözlerin kamu barışını bozacak somut ve yakın bir tehlike yaratmasını açıkça şart koşar. Suçun oluşabilmesi için kanunda öngörülen iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir.

TCK 299. madde de benzer bir çerçeve ortaya koyar. Demokratik sistemlerde siyasi aktörler, sıradan bireylere kıyasla eleştiriye daha yüksek bir hoşgörü göstermek durumundadır. Zira bu konuma, eleştiriye katlanmayı göze alarak gelirler. Bu nedenle incitici ve rahatsız edici nitelikteki ifadeler dahi ifade özgürlüğü kapsamında korunmalıdır.

İfade özgürlüğü rahatsız edilmekten önce gelir.  

Rahatsızlık hissi; zamana, mekâna ve kişiye göre değişen, hukuken tespit edilmesi güç olan son derece kaygan bir zemindir. Toplumda hangi söylemlerin rahatsızlık uyandıracağını önceden kestirmek mümkün olmadığı gibi, hassasiyetler de farklılık gösterebilir. Kimi son derece alınganken, kimi ise sert ifadelerle yüzleşmekten çekinmez. Bu nedenle, rahatsız edici, incitici veya küçümseyici ifadelere........

© Hür Fikirler