YARGI MENSUBU: HAYATA YAKIN, HÜKME MESAFELİ
Mesleğe yeni başlayan hâkim ve savcılara zaman zaman, meslekleri dışındaki insanlarla ilişkilerinde dikkatli olmaları, çevrelerini mümkün olduğunca sınırlı tutmaları öğütlenir.
Bu öğüdün haklı bir tarafı vardır. Yakınlık, beraberinde beklenti getirebilir. Bir tanışıklık hatır talebine, bir dostluk çıkar çatışmasına dönüşebilir. Yargı mensubunun tarafsızlığı kadar, tarafsızlığına duyulan güven de korunmalıdır.
Fakat burada başka bir soru doğar: İnsanlarla arasına sürekli mesafe koyan biri, onların hayatına ilişkin kararlar verirken o hayatı ne kadar anlayabilir?
Bir hâkim ya da savcı, önüne gelen dosyada yalnızca olayları ve kanun maddelerini görmez. İnsanların korkularıyla, geçim sıkıntılarıyla, aile ilişkileriyle ve birbirlerine verdikleri zararlarla karşılaşır. Toplumdan bütünüyle uzaklaşmak, insanı anlama kabiliyetini zayıflatabilir.
Penguen suya girmediği için kuru kalmaz. Suyun içine girer; fakat tüyleri suyun derisine ulaşmasını büyük ölçüde engeller. Yargı mensubunun ihtiyaç duyduğu mesafe de buna benzer: Hayata temas etmek, fakat o temasın hükmü........
