menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sermaye Piyasası Suçlarının Hukuki Niteliği ve Suçtan Elde Edilen Malvarlığı Değerinin Mağdura İadesi ve Elkoyma Tedbiri

46 0
28.09.2026

Daha önce; 17.05.2023 tarihinde “Piyasa Dolandırıcılığı Dahil Sermaye Piyasası Suçları ve İdari Suçlar”, 19.08.2024 tarihinde “Sermaye Piyasası Kurulu’nun Başvuru Şartı ve Pişmanlığın Başvuruya Etkisi”, 04.06.2025 tarihinde ise “Piyasa Dolandırıcılığı (Borsada Manipülasyon) Suçu” başlıklı yazıları kaleme almıştık.

Sermaye piyasalarında işlenen suçların; bir özel düzenleme olan ve ancak SPK raporu ile soruşturmaya konu edilebilen, zararın giderilmesinde de Hazineye karşı sorumluluk öngören “piyasa dolandırıcılığı” adlı manipülasyon suçunu mu, yoksa her bir mağdura karşı ayrı suçun gündeme geleceği, soruşturma için SPK raporuna ihtiyaç duyulmayan ve mağdurların zararlarının giderilmesi kaydıyla ceza indirimi öngören nitelikli dolandırıcılık suçunu mu oluşturacağı, “suçta ve cezada kanunilik” prensibi uyarınca, bu suçların düzenlendiği Sermaye Piyasası Kanunu m.107’de ve TCK m.157 ile 158’de gösterilen unsurlara göre belirlenmelidir.

Elbette her bir mağdura karşı işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası çok ağır olup, bu suçta ceza indirimi de her bir mağdurun zararının giderilmesi şartına bağlıdır. TCK m.158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı soruşturma açılabilmesi için SPK’nın raporuna da ihtiyaç yoktur. Dolandırıcılık suçunda; failin, mağduru esaslı hataya düşürme kastına başta sahip olması ve hileli hareketlerle mağdura yapmayacağı bir işi yaptırarak veya almayacağı bir kararı aldırarak, mağduru zarara uğratması ve bu yolla haksız yarar sağlaması gerekir.

Hisselerde manipülasyon ise; sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapmak, emir vermek, emri iptal etmek veya emri değiştirmek veya hesap hareketleri gerçekleştirmek suretiyle yapılır.

Her iki suç da iştiraken veya örgütlü olarak işlenebilir, fakat dolandırıcılık baştan, yani halka arz öncesinde veya en geç sırasında faillerin fikir ve eylem birliğine sahip olarak hareket etmeleri ile gündeme gelir.

Sermaye Piyasası Kanunu m.106 düzenlenen bilgi suistimali (insider trading) suçu; doğrudan veya dolaylı olarak sermaye piyasası araçları veya ihraççılar hakkında, ilgili sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak, ilgili sermaye piyasası araçları için alım veya satım emri vermek veya verdiği emri değiştirmek veya iptal etmek ve bu suretle kendisine veya bir başkasına menfaat temin etmek suretiyle işlenir.

Bu tespitler ışığında;

Bir şirketin halka açılması sürecinde ve sonrasında yaşanan hadiselerde; içeriden bilgi almaktan ziyade, öncelikle bir plan dairesinde hareket edilip edilmediğine, hileli hareketlere iştirak edilip edilmediğine bakılmalı, ardından Sermaye Piyasası Kanunu m.106’ya ve m.107’ye göre değerlendirme yapılmalıdır.

Nitelikli dolandırıcılık ve piyasa dolandırıcılığı dışında, portföy yönetim şirketleri ile bunların oluşturduğu fonlar bakımından;

TCK m.155’de malvarlığına karşı suçlardan güveni kötüye kullanma suçunun ve bu suçun etkin pişmanlığının da m.168’de düzenlendiği; benzer şekilde, Sermaye Piyasası Kanunu m.110’da da güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçlarının düzenlendiği, güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hallerinin gösterildiği ve cezasının üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezası olarak tanımlandığı, yine bu suçtan soruşturma başlatılmasının da SPK’nın yazılı başvurusuna bağlı olduğu, m.110/3’de özel etkin pişmanlığın öngörüldüğü,

Buna göre; sermaye piyasası araçlarını suiistimal eden veya emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak suretiyle örtülü işlemlerde bulunan veya bu amaçla anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapan veya işlem hacmi üretmek suretiyle halka açık ortaklıkların karını veya malvarlığını azaltan veya malvarlıklarının artmasını engelleyen kişi nitelikli güveni kötüye kullanma suçunun işlenmiş sayılacağı,

Sermaye Piyasası Kanunu m.110/3’de suçun mağduru Hazine kabul edildiğinden, her ne kadar suçun tanımı ve cezası bakımından TCK m.155/2’ye atıf yapılmışsa da, bu özel düzenlemede suçun her bir mağdur yönünden oluştuğu değil, zincirleme şekilde işlenen nitelikli güveni kötüye kullanma suçundan bahsedilebileceği, ancak paralarını fonlara yatıran ve portföy yönetim şirketlerinin emanetinde olan malvarlığının suiistimalinde, her bir mağdur yönünden TCK m.155/2’nin gündeme geleceği,

Sonucuna varılabilir.

Bu suçlara iştirakin, somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen “Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik” başlıklı m.110/1-c’ye göre; Aşağıdaki fiiller güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli halini oluşturur; ancak bu durumda 5237 sayılı Kanunun 155 inci........

© Hukuki Haber