Haksız Mal Edinme, Mülkiyet Hakkının Korunması, Elkoyma ve Müsadere
1- 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu
3628 sayılı Kanunun 04.05.1990 tarihinde yürürlüğe girdiği,
Bu Kanunun amacının; rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele kapsamında, Kanunun kapsamına girenlerin mal bildiriminde bulunmalarını, bildirimlerin yenilenmesi, mal edinmelerin denetimi ile haksız mal edinme veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunma halinde uygulanacak hükümleri, bunun yanında Kanunla belirlenen suçlar ile bazı suçlardan dolayı kamu görevlileri ve suç ortakları hakkında takip ve yargılama usulünün düzenlenmesi olduğu, kamuoyunda 3628 sayılı Kanunun kamu görevlilerinin “Nereden Buldun Kanunu” olarak bilindiği, bu Kanunun 13. maddesinde düzenlenen haksız mal edinme suçu bakımından öncül suçun aranmadığı, bu yönü ile suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.282’de tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan ayrıldığı, bir fiilin zimmet, irtikap veya rüşvet suçlarının kapsamına girmediği, fakat 3628 sayılı Kanun kapsamına giren kişilerin bu Kanunun 4. maddesinde tanımlanan haksız mal edinme olarak nitelendirebilecek malvarlıklarının Kanunun 13 ve 14. Maddelerine göre değerlendirilebilecekleri, ayrıca 3628 sayılı Kanunun m.5 ila m.9’da düzenlenen mal bildirimi ile kamu görevlilerinin bazı suçlarında soruşturma izninin aranmasını bertaraf eden 17. maddede dikkat çekici hükümlerin bulunduğu,
3628 sayılı Kanunun 1. maddesinde Kanunun amacına yer verildikten sonra, kimlerin mal bildiriminde bulunmasını gerektiğinin 2. maddede, hediye ve haksız mal edinme hükümlerinin 3. ve 4. maddelerde, mal bildirimleri konusunun 5. maddede, mal bildirimi zamanlarının 6. maddede, mal bildirimlerinin yenilenmesinin sonu 0 ve 5 ile biten yılların en geç şubat ayı sonu olarak 7. maddede, 8. maddede bildirimlerin hangi makamlara verileceğinin, bildirimlerin gizliliğinin korunacağına dair hükmün 9. maddede düzenlendiği,
3628 sayılı Kanunun 10. maddesinde mal bildiriminde bulunmama suçunun, 11. maddesinde mal bildirimi muhtevası hakkında 9. maddeye aykırı davranma suçunun, 12. maddede gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunma suçunun, 13. maddede haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçlarının, 14. maddede haksız edinilen malların müsaderesinin, 15. maddede kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının, 16. maddede ise 3628 sayılı Kanunun 10. maddesinin 1. fıkrası hariç olmak üzere, 3628 sayılı Kanunda yazılı cezaların tecil edilemeyeceğinin, hapis cezasının paraya veya tedbire çevrilemeyeceğinin ve önödeme uygulanamayacağının belirtildiği,
3628 sayılı Kanunun 17. maddesinde; soruşturma izni dışında kalan suçların neler olduğunun sayıldığı, buna göre 3628 sayılı Kanunun 10 ila 13. maddelerinde tanımlanan suçlar ile irtikap, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, kaçakçılık, ihale ve alımlara ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarının açıklanması suçlarından dolayı 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiği, bu hükümle kamu görevinden dolayı suç işlediği iddia edilen kamu görevlileri ve memurlar hakkında soruşturma izni aranması şartının belirtilen suçlar yönünden kaldırıldığı ve Cumhuriyet savcılarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.160 uyarınca doğrudan soruşturma başlatabilecekleri, Kanunun 18. maddesinde suçun ihbarının, 19. maddesinde soruşturma usulünün ve 20. maddesinde bilgi verme zorunluluğunun özel olarak düzenlendiği, 22. maddesinde ise mal bildiriminde bulunmanın şekil ve şartlarına ilişkin yönetmeliğin Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacağının belirtildiği,
Bu yazımızda; mal bildirimi ile bazı suçlarda soruşturma izninin aranmaması hükümlerinin değil, 3628 sayılı Kanunun 13. ve 14. maddelerinde düzenlenen haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçları ile zoralım/müsadere hükümleri hakkında kısa açıklamalarda bulunulacağı,
Türk Ceza Kanunu’nun 247 ila 266. maddelerinde “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlığı altında bilhassa kamu görevlileri ve memurlar yönünden görevi nedeniyle ve görevin ifası kapsamında işlenen suçların ve cezalarının düzenlendiği, korunan hukuki yararın kamu idaresinin güvenilirliği olduğu, bu hukuki yarar yönüyle kamu görevlilerinin ve memurların işlediği suçlar ile kamu görevlileri dışında kalanların malvarlığına karşı işlediği suçları düzenleyen m.141 ila m.169’dan ayrıldıkları,
2- Haksız Mal Edinme, Kaçırma veya Gizleme Suçları
Kamu görevlilerinin ve memurların işlediği suçlar bakımından kanun koyucunun malvarlığının korunmasından ziyade, kamu idaresinin güvenilirliğini esas aldığı, bu suçlardan zimmet, irtikap, rüşvet alma gibi suçların kapsamına girmeyen, fakat kamu görevlileri ve memurlar açısından “Nereden Buldun Kanunu” niteliği taşıyan 3628 sayılı Kanunun 13. maddesinde tanımlanan haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçlarının dikkate alınması gerektiği,
Suçun unsurları bakımından zimmet, irtikap veya rüşvet alma olarak değerlendirilemeyen, öngördüğü ceza azlığı itibariyle görevden kaynaklanan yetkinin kötüye kullanılması veya ihmali suçunu tanımlayan TCK m.257’de tanımlanan cezaların üstünde bir ceza öngören, ceza kanunlarının daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde haksız mal edinen faile 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 milyon liradan 10 milyon liraya kadar para cezasının verileceği, burada geçen para cezasının 1990 yılına, yani mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu dönemine ait olduğu, yine o dönemde 5083 sayılı Kanunla liradan 6 sıfırın atılmadığı, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5. ve 8. maddelerinin uygulanmasının gerektiği,
3628 sayılı Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen para cezalarında henüz değişikliğe gidilmediğinden, adli para cezasının alt sınırı 2.500 lira ve üst sınırının da 5.000 lira olarak uygulanacağı, her ne kadar bu konuda bir tereddüt yaşasak da uygulamanın “suçta ve cezada kanunilik” prensibi ile 5252 sayılı TCK Yürürlük Kanununun ilgili hükümleri dikkate alındığında yasal değişikliğe gidilmedikçe adli para cezasının bu şekilde uygulanacağı, 3628 sayılı Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrasında ise, haksız edinilen malı kaçıranın veya gizleyenin de aynı ceza ile cezalandırılacağı,
13. maddenin 1. fıkrasında tanımlanan haksız mal edinme suçunun ancak 3628 sayılı Kanunun kapsamında girenler olabileceği, diğer faillerin ve şeriklerin “Bağlılık kuralı” başlıklı TCK m.40 kapsamında ele alınabilecekleri, diğer faillerin ve iştirak edenlerin ancak suça azmettiren veya yardım eden olabilecekleri, fakat fail veya müşterek fail olamayacakları,
Bununla birlikte; 13. maddenin 2. fıkrasında tanımlanan seçimlik hareketlerin kamu görevlisi veya memur olmayanlar tarafından da işlenebileceği, çünkü 1. fıkrada “haksız mal edinene” ibaresine yer verildiğinden, bunun ancak kamu görevlisi olabileceği, haksız edindiği malı bir başkasına verse veya emanet etse bile, kamu görevlisi veya memur için m.13/1’de tanımlanan suçun oluşacağı, malı kaçıran, yani alıp götüren veya gizleyen/saklayan failin ise bu suçtan dolayı ayrıca cezalandırılacağı, malı kaçırma veya gizleme fiillerinden birisine girmemekle birlikte, malın kamu görevlisi veya memur tarafından haksız edinilmesine iştirak edenin de TCK m.38 veya m.39 kapsamında ceza sorumluluğunun bulunacağı, suça iştirak edenin bu fiilinin yanında ayrıca haksız edinilmesine aracılık yaptığı malı alıp kaçırması veya saklaması durumunda da, fikri içtimanın değil, ayrı zamanlarda icra edilen birden fazla fiilin gündeme geleceği, bu durumda haksız mal edinme suçuna yardım eden failin, haksız edinilen malı saklaması durumunda ayrıca ceza sorumluluğunun gündeme geleceği,
TCK m.282’de suçtan kaynaklanan malvarlığı........
