Etkili Soruşturma Yükümlülüğünün İhlali Sonrasında Yeniden Soruşturma Yapma Zorunluluğu ve Uygulamadaki Direnç
Özellikle yaşam hakkı ile işkence ve kötü muamele yasağı hususunda gündeme gelen “etkili soruşturma yapma” şeklindeki pozitif yükümlülük, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından incelenen çok sayıda başvuruya konu olmuştur. Etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 2. ve 3. maddeleri ile Anayasa m.17’nin ihlali nedeniyle verilen ihlal kararlarının ardından yapılması gerekenler esasen açıktır. Ne var ki uygulamada; adli mercilerin bu yöndeki ihlal kararlarından gerekli anlam ve sonuçları çıkarmadığı, bireysel başvuru yolunun amacıyla bağdaşmayan yorumlarda bulunduğu durumlarla karşılaşılmaktadır.
Genel olarak insan hakları yargısının ve Türkiye özelinde AYM’ye bireysel başvuru yolunun nihai amacı, bir hakkın ihlal edildiğinin tespit edilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasıdır. Bunun ideal yolu, eski hale getirme veya eski halin iadesi, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun mümkün veya yeterli olmaması halinde ise, ihlalin neden olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesine ve gerekli görülen başka tedbirlerin alınmasına karar verilebilmektedir.
Bu doğrultuda; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesi, AYM’ye ihlal kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmetme yetkisi tanımaktadır. Böylece Yüksek Mahkeme; yalnızca ihlalin tespitiyle yetinmeyip, ihlalin ne suretle giderileceğini de belirleyebilmektedir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise; tespit edilen ihlalin bir mahkeme kararından kaynaklanması durumunda dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderileceği, yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hallerde ise başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceği veya genel mahkemelerde dava açılması yolunun gösterilebileceği ifade edilmektedir. Görüldüğü üzere; Kanuna göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için en uygun giderim yolu, kural olarak yeniden yargılamadır. Tazminat ise, bu yolun kullanılmasında hukuki yarar bulunmadığı durumlarda gündeme gelebilecek ikincil bir giderim aracı olarak öngörülmektedir.
İHAM ve AYM kararlarında “etkili soruşturma”; ceza muhakemesindeki soruşturma evresiyle sınırlı olmayan, kovuşturma evresini de kapsayan geniş bir süreci ifade etmektedir. Bununla birlikte, etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle verilen ihlal kararlarının önemli bir kısmının, eksik veya özensiz soruşturmalar sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlardan kaynaklandığı görülmektedir. Bu durumda AYM, tespit ettiği ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla “yeniden soruşturma yapılması için kararın bir örneğinin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine” karar vermektedir.
AYM’ye göre; 6216 sayılı Kanunun 50/2. maddesi ve AYM İçtüzüğü’nün 79/1-a maddesi uyarınca yeniden soruşturma yapılması, bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolu olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle; ilgili Cumhuriyet başsavcılığının yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı hususunda takdir yetkisi yoktur. Bu yöndeki bir ihlal kararının ardından ilgili başsavcılığın, herhangi bir talep beklemeksizin re’sen yeniden soruşturma başlatması ve AYM’nin ihlal kararında belirtilen hususlar ışığında soruşturmayı yürütmesi gerekmektedir[1].
AYM kararları bakımından durum böyle iken, İHAM tarafından tespit edilen hak ihlalleri yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) özel bir düzenlemeye yer verildiği görülmektedir. CMK m.172/3; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkili soruşturma yapılmadan verildiğinin İHAM’ın kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde talep edilmesi koşuluyla yeniden soruşturma açılacağını öngörmektedir.
Dolayısıyla; etkili soruşturma yapılmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların yol açtığı hak ihlallerinin giderilmesi için yapılması gereken, kural olarak yeniden soruşturma açılmasıdır. AYM tarafından tespit edilen ihlaller yönünden yeniden soruşturma yapılması, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesine dayanmakta ve AYM’nin bu yönde hüküm kurmasıyla zorunlu hale gelmektedir. İHAM kararları bakımından ise yeniden soruşturma........
