Adli Kontrolde Geçen Süre Tutukluluk Süresinden Sayılır mı?
Bu yazımızda; kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını tümü ile kısıtlayan tutuklama tedbiri yerine, tercihi gereken, hatta “evleviyet” ve “ölçülülük” ilkeleri gereğince öncelikle uygulanması lüzumlu olan adli kontrol tedbirinin iki seçeneğinin, hapis cezasından mahsubun yanında, tutuklama tedbirinin süresinden sayılıp, mahsubu yoluna gidilip gidilemeyeceğine dair açıklama yapılacaktır.
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını kısıtlayan tutuklama tedbirinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100 ila m.108’de, yine tutuklama tedbiri ile aynı şartları haiz koruma tedbirlerinden adli kontrolün ise CMK m.109 ila m.115’de düzenlendikleri, şüphelinin veya sanığın adaletten kaçmasını ve/veya delil karartmasını önlemek amacıyla uygulanan bu tedbirlerden tutuklamanın son çare niteliği taşıdığı, “evleviyet” ve “ölçülülük” ilkeleri gereğince yasal şartların oluşması halinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasının gerektiği, ancak tutuklama tedbirinin son çare özelliğine rağmen tatbikatta asıl tedbir olarak uygulandığı, her iki tedbir için aranan yasal şartlar aynı olsa da daha ziyade delillerin zayıf olduğu veya yaşlılık, hastalık, uzun tutukluluk veya verilme ihtimali bulunan cezanın azlığı hallerinden en az birisinin varlığı halinde adli kontrol tedbirine başvurulduğu, ceza muhakemesi tedbiri niteliği taşıyan tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin ceza niteliği taşımadıkları, tedbir olma özellikleri dikkate alınarak, keyfi uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla “Tutuklulukta geçecek süre” başlıklı CMK m.102’de tutuklama tedbiri ve “Adli kontrol altında geçecek süre” başlıklı CMK m.110/A’da adli kontrol tedbiri yönlerinden azami süreler öngörüldüğü,
Diğer yandan; “Mahsup” başlıklı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.63’de hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hapis cezasından indirileceğinin belirtildiği, bu kapsama tutuklama tedbirinin girdiği, bunun yanında “Adli kontrol” başlıklı CMK m.109’un 6. fıkrası gereğince, m.109/1’in (e) bendinde yer alan “özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından kurtulmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi ve muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etmek” ile (j) bendinde öngörülen “konutu terk etmemek” şeklinde adli kontrol tedbirlerinin şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak, TCK m.63 nedeniyle hapis cezasından mahsup edileceği, ancak (j)........
