menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Halka Yardım Görevi (ÇMBK m. 5)

1 0
yesterday

Çarşı ve mahalle bekçileri, sadece suçla mücadele eden bir asayiş birimi olmayıp aynı zamanda toplumun huzurunu sosyal dayanışma ile pekiştiren bir güven köprüsü olduğu için bekçiler, halka yardımla görevlidir. Bu görev, 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu (ÇMBK olarak kısaltılacaktır) m.5’de ve Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Çalışma Usul ve Esaslar ile Kıyafetlerine Dair Yönetmelik (ÇMBY olarak kısaltılacaktır) m. 14’de düzenlenmektedir.

Gecenin sessizliğinde sokakları adımlayan bir bekçi için halka yardım; yolunu kaybeden bir yabancıya rehberlik etmekten, yardıma muhtaç bir yaşlıya refakat etmeye, şiddet görme riski altındaki bir kadını korumaktan, kimsesiz bir çocuğu güvenli bir yere yerleştirmeye kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Dolayısıyla bekçi, sadece düzeni sağlayan bir otorite değil aynı zamanda darda kalanın imdadına ilk yetişen, mahallenin dert ortağı ve devletin şefkatli yüzüdür.

Çarşı ve mahalle bekçileri, görevli oldukları mülki sınırlar içerisinde halkın istirahat, sağlık ve selametini sağlamak bakımından yolda hastalanan, kazaya uğrayan, düşüp kalan ve genel durumu itibarıyla yardıma muhtaç olanlara yardım etmekle görevlidir (ÇMBK m.5/1-a; ÇMBY m.14/1-a). Bu yardımı sağlamanın en etkili yolu, kişinin yardıma ihtiyaç duyduğu konu ile ilgili kamu kurumuyla iletişime geçmektir. Örneğin yolda fenalaşan veya bir kazaya karışan kişilere rastladığında, bekçi bu kişileri kendi hallerine bırakamaz. Durumu derhal 112 Acil Servis ve bağlı bulunduğu polis/jandarma merkezine bildirmekle görevlidir. Sağlık ekipleri olay yerine gelene kadar kazazedenin veya hastanın güvenliğini sağlamak, çevre emniyetini alarak ikinci bir kazayı önlemek için gerekli tedbirleri alır.

Çarşı ve mahalle bekçileri, devriye esnasında sadece gerçekleşmiş bir suçu değil, "istismar veya şiddet riski taşıyan" durumları da analiz etmek zorundadır. Bekçi; yardıma ihtiyaç duyduğu değerlendirilen, şiddet mağduru veya şiddete ya da istismara uğrama riski taşıyan kadın ve çocukları, kimsesizleri, engellileri ve acizleri en yakın genel kolluk birimlerine teslim etmekle görevlidir (ÇMBK m.5/1-b; ÇMBY m.14/1-b). Özellikle şiddet veya istismar şüphesi bulunan durumlarda bekçinin öncelikli görevi, mağduru failden veya riskli ortamdan uzaklaştırarak güvenli bir alana almaktır.

Çarşı ve mahalle bekçileri; kimsesizleri, engellileri ve acizler ile suç sayılmayacak ve fakat kendini idare edemeyecek derecede sarhoş olanları bir tehlikeye uğramalarına veya herhangi bir suç işlemelerine mani olmak üzere yakınlarına haber verir, yakınlarına ulaşamadığı takdirde en yakın kolluk birimine teslim eder (ÇMBY m.14/1-b). Bekçinin buradaki müdahalesi; bahse konu kişinin bir kazaya, saldırıya veya hırsızlığa uğramasını (mağduriyetini) önlemeyi ve kişinin kontrolsüz hareketlerle çevresine zarar vermesini veya bir suç işlemesini (fail olmasını) engellemeyi amaçlar. Bekçi, bu durumdaki bir şahsı tespit ettiğinde öncelikle kişinin kimliğini ve ikametini belirlemeye çalışarak ailesine veya yakınlarına ulaşmaya çalışır. Yakınlarına ulaşılamayan, sokakta kalması hayati risk taşıyan veya kontrol altına alınamayan kişiler, bekçi tarafından muhafaza edilerek en yakın genel kolluk birimine teslim edilir.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin bir görevi de vatandaşı bilgilendirme yoluyla halka yardımcı olmasıdır. Bir bekçiden beklenen en temel niteliklerden biri, görevli olduğu mülki sınırları "avucunun içi gibi" bilmesidir. Sadece sokak isimlerini değil; önemli kamu binalarını, hastaneleri, okulları ve ulaşım noktalarını bilmek, vatandaşa sunulan hizmetin kalitesini artırır. Bekçiler; bir semt, yer, yol veya sokak sormak için başvuranlara gerekli bilgiyi vermekle görevlidir (ÇMBK m.5/1-c); görev bölgeleri dahilindeki mahalle, cadde ve sokakları, meydan, park, bahçe, mesire yeri gibi yerler ile sağlık hizmeti veren kurum ve kuruluşların adreslerini öğrenir ve gerektiğinde bu bilgileriyle bir semt, yer, yol veya sokak sormak için başvuranlara gerekli bilgiyi verir (ÇMBY m.14/1-c).

Gecenin ilerleyen saatlerinde veya ıssız bir noktada yolunu kaybeden bir vatandaş için üniformalı bir bekçi, en güvenilir bilgi kaynağıdır. Günümüzde teknoloji (navigasyon, dijital haritalar vb.) her ne kadar hayatımızı kolaylaştırsa da insan tecrübesinin ve yerel bilginin sahadaki üstünlüğü devam etmektedir. Navigasyon bir yolu "düz" gösterebilir ancak bekçi, o yolun dik bir yokuş olduğunu, kışın buz tuttuğunda gidilemeyeceğini bilir. Bu bilgi, özellikle olay yerine ambulans veya itfaiye yönlendirilirken hayati bir rehberlik sunar. Dijital haritalar, sokaklardaki anlık gelişmeleri yansıtmakta yetersiz kalabilir. Oysa bekçinin, yolun trafiğe kapalı olduğunu veya yol üzerinde geçici kazı çalışmaları olduğunu vatandaşa söylemesi, basit bir yol tarifi yerine bekçinin profesyonel bir alan hakimiyeti sağladığı anlamına gelir. Yine yol sorma vesilesiyle vatandaşla kurulan diyalog, aslında bekçi için bir gözlem fırsatıdır. Bu etkileşim sayesinde bekçi, bölgedeki yabancı şahısları fark edebilir veya yardıma muhtaç birini (örneğin hafıza kaybı yaşayan bir yaşlıyı) erkenden teşhis edebilir.

Çarşı ve mahalle bekçileri; doğum, ölüm, hastalık, kaza, yangın veya afet gibi önemli ve acele hâller sebebiyle, yapılacak yardım isteklerinden gücü dâhilinde olanları öncelikle yerine getirmekle görevlidir (ÇMBK m.5/1-ç; ÇMBY m.14/1-ç). Bekçi, devriye esnasında rutin bir kontrol yaparken aynı anda bir imdat çağrısı veya acil durum (yangın, hastalık vb.) ile karşılaşırsa, önceliği her zaman can güvenliğini ilgilendiren bu acil duruma vermek zorundadır. Acil durum, bekçinin tüm diğer rutin işlerini erteleyerek o olaya odaklanmasını gerektirir. Kanunda geçen "gücü dâhilinde" ifadesi de gerçekçi bir sınır çizmektedir. Bekçi bir doktor, itfaiyeci veya tam teşekküllü bir arama kurtarma uzmanı değildir. Örneğin bir yangın olayında itfaiye gelene kadar bina tahliyesine yardım edebilir, yolu kapatan araç varsa sahiplerine ulaşmaya çalışabilir, çevre güvenliğini ağlayabilir. Hastalık ve doğumda, acil ambulans çağırabilir, ilk yardım eğitimine uygun olarak ilk müdahaleyi yapabilir. Afet durumunda insanları, toplanma alanlarına yönlendirebilir.

Çarşı ve mahalle bekçileri, gece mesaileri boyunca sessizliğin ve karanlığın içinde devriye görevlerini ifa ederken sokaktaki hayatın olağan akışını da denetlemekle yükümlüdür. Bekçiler; büyük tehlike arz eden yangın ve su baskını gibi afetlerde mahalle sakinlerini derhal uyarmakla görevlidir (ÇMBK m.5/1-d) ve durumu bağlı bulunduğu genel kolluk birimleri ile ilgili kurum ve kuruluşlara bildirir. Görevli ekipler bölgeye intikal edene kadar da gereken koruyucu tedbirleri alır (ÇMBY m.14/1-d). Bu olaylarda bekçinin rolü, standart bir asayiş görevinden çıkarak bir "kurtarma koordinatörlüğüne" evrilir. Derhal uyarma görevi, felaketin büyümesini engellemeyi ve can kayıplarının önüne geçmeyi amaçladığı için uyarı yapılırken en hızlı iletişim yöntemleri (megafon, düdük, kapı çalma veya seslenme) kullanılabilir. Bekçi, olayı bağlı bulunduğu genel kolluk birimine ve ilgili kurumlara bildirirken sıradan bir ihbarcı gibi değil, bir kamu görevlisi disipliniyle hareket eder. Olayın tam yeri, mahiyeti (yangının tipi, suyun debisi vb.) ve varsa mahsur kalan/yaralı sayısı hakkında net bilgi verir. Gelen ekiplerin olay yerine en hızlı hangi güzergahtan girebileceğini koordine eder. Görevli ekipler gelene kadar olay yerine giden yolları açık tutmaya, meraklı kalabalığı tehlikeli bölgeden uzaklaştırmaya çalışır.

Çarşı ve mahalle bekçileri, gece devriyesi esnasında sadece insan kaynaklı riskleri değil, çevre ve doğa kaynaklı tehditleri de yönetmekle yükümlüdür. Çarşı ve mahalle bekçileri, toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden bir hayvana rastlanıldığında verebileceği zararları engellemek için kişileri alandan uzaklaştırmak, ilgili genel kolluk ve belediyeyi durumdan haberdar etmekle görevlidir (ÇMBK m.5/1-e; ÇMBY m.14/1-e). Örneğin saldırgan bir köpek, yolunu kaybetmiş bir vahşi hayvan veya hastalık belirtisi gösteren başka bir hayvana rastlandığında bekçi, öncelikle çevredeki vatandaşları hayvandan uzaklaştırmaya çalışır. Konuyla ilgili genel kolluk ve hayvanın yakalanması, barınağa nakli veya veteriner müdahalesi için belediyenin hayvan kontrol birimleri derhal haberdar edilir. Hayvanın bir kişiye doğrudan ve hayati bir saldırıda bulunması halinde "zorunluluk hali" nedeniyle kanuni sınırlar dahilinde, son çare olarak silah kullanılabilir.

Bekçilerin sokaktaki başarısı, sadece kanuni yetkilerini bilmelerine değil, bu yetkileri kullanırken kurdukları iletişim diline bağlıdır. Çarşı ve mahalle bekçileri için iletişim, sadece bir konuşma değil; suçun önlenmesinde ve toplumsal güvenin inşasında kullanılan en etkili "müdahale aracıdır". Üniformalı bir görevlinin sergilediği tutum, halkın devlete bakış açısını doğrudan belirler. Doğru bir iletişim, tabancadan daha güçlü bir silahtır. Bu noktada uyulması gereken temel kurallar hitabet, etkin dinleme, nezaket ve mahalle kültürüne uyum olarak sıralanabilir.

- Hitap: Muhataba hitap ederken "Beyefendi" veya "Hanımefendi" şeklinde saygılı ifadeler kullanılmalıdır. Direnme olmadığı sürece, emir kipi içeren ifadelerden kaçınılmalıdır. Amca veya teyze şeklindeki ifadelerden bazı insanlar, rahatsızlık duyabileceğinden dolayı bu türlü ifadelerden mümkün oldukça kaçınılmalıdır.

- Etkin Dinleme: Yol soran veya yardım isteyen bir vatandaşın sözü kesilmemeli, sorunu dikkatle dinlenmelidir. Vatandaşın telaşlı veya korkmuş olabileceği unutulmamalıdır. Dinleme sonunda özetleme yaparak teyit alınmalıdır. Bekçi, vatandaşla konuşurken başka yöne bakmamalıdır. Aynı zamanda, her durumda tetikte olunmalıdır.

- Nezaket: Özellikle alkollü kişilerle veya gergin olaylarda bekçi, karşısındaki kişinin öfkesine kapılmamalıdır. Bir yetki kullanılırken, bunun kanuni bir gereklilik olduğu ve genel güvenlik için yapıldığı vatandaşa kısa ve net bir dille izah edilmelidir.

- Mahalle Kültürüne Uyum: Bekçi, mahallenin bir parçasıdır. Sabah görevden ayrılırken esnafa "hayırlı işler" demek, yaşlı birinin eşya taşımasına yardım etmek veya oyun oynayan çocuklara gülümsemek bekçinin saygınlığını artıran davranışlardır.


© Hukuki Haber