menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YARGILAMA DEVAM EDERKEN ANLAŞMA: ÇEKİŞMELİ BOŞANMANIN ANLAŞMALI BOŞANMAYA DÖNÜŞÜM SÜRECİ

7 1
12.02.2026

1. Giriş

Boşanma yargılamasında “çekişmeli” ve “anlaşmalı” boşanma ayrımı, yalnızca tarafların birbirine karşı iddia ve savunma yoğunluğunu değil; ispat rejimini, hâkimin yargılamadaki rolünü, kararın gerekçe ve hüküm fıkrası tekniğini ve nihayet kararın infaz kabiliyetini doğrudan etkileyen bir ayrımdır. Uygulamada sık karşılaşılan durum, çekişmeli boşanma davası açıldıktan ve hatta tahkikat aşamasında deliller toplandıktan sonra, tarafların uyuşmazlığı sona erdirme iradesiyle anlaşmaya varması ve dosyanın anlaşmalı boşanma koşullarında sonuçlandırılmasının talep edilmesidir.

Bu makalenin amacı; çekişmeli bir dava içinde anlaşmalı boşanma yönünde karar verilebilmesinin usulî şartlarını, hâkimin uygun bulma/onay denetiminin sınırlarını ve özellikle protokol/hüküm fıkrası kaynaklı uygulama sorunlarını, Yargıtay içtihadının yerleşik ilkeleri ışığında akademik bir sistematikle değerlendirmektir.

Boşanma davaları kural olarak genel yargılama usulüne tabi olmakla birlikte, aile hukukunun emredici yapısı sebebiyle hâkime özel bir rol yüklenmiştir. Boşanma yargılamasına ilişkin temel usul yaklaşımı, TMK m.184’te “boşanmada yargılama usulü” başlığı altında ortaya konur: ikrarın hâkimi bağlamaması, yemin teklif edilememesi, hâkimin delilleri serbestçe takdir etmesi, fer’î sonuçlara ilişkin anlaşmaların hâkim onayına bağlı olması gibi ilkeler burada toplanmıştır. Bu normatif çerçeve, çekişmeli bir dosyanın anlaşmalı biçimde sonuçlandırılmasında da belirleyicidir.

Bu hüküm, anlaşmalı boşanmanın yalnızca “tarafların anlaşması”ndan ibaret olmadığını; özellikle fer’î sonuçlar bakımından anlaşmanın hâkim onayı ile hukuki değer kazandığını açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla çekişmeli dosyada taraflar anlaşsa dahi, bu anlaşma “kendiliğinden” hüküm doğurmaz; hâkimin denetimi zorunludur.

HMK’daki sulh kurumu, görülmekte olan bir davada tarafların uyuşmazlığı mahkeme huzurunda sona erdiren sözleşmesi olarak tanımlanır. Çekişmeli boşanma dosyasında tarafların anlaşarak boşanmanın tüm sonuçlarını düzenlemesi, yüzeyde sulhe benzer bir sonuç üretir. Ancak boşanma davaları, çocukların durumu ve kamu düzeni etkisi nedeniyle “tam serbest tasarruf alanı” değildir. Bu nedenle aile hukukunda sulhe yaklaşım, hâkimin uygun bulma/onay denetimi ile sınırlanır.

Bu bağlamda, çekişmeli boşanma dosyasında anlaşmalı boşanma kararı verilmesi; sulh benzeri bir “uyuşmazlığı bitirme” fonksiyonu taşısa da, HMK m.313’teki serbest tasarruf alanından farklı olarak çocuk ve fer’î sonuçlar açısından hâkimin onayına bağlı bir niteliğe sahiptir.

Bu başlık altında, Yargıtay uygulamasında yerleşen asgari koşullar üç kümede toplanabilir: (i) irade denetimi, (ii) fer’î sonuçlarda düzenleme zorunluluğu, (iii) hâkimin uygun bulma ve değişiklik önerme yetkisinin taraf kabulüyle tamamlanması.

Anlaşmalı boşanma modelinin merkezinde “irade serbestliği” bulunur. Özellikle çekişmeli dosyalarda; şiddet iddiası, ekonomik baskı, çocuk üzerinden baskı gibi olgular, anlaşmanın gerçek anlamda özgür iradeyi yansıtıp yansıtmadığı tartışmasını güçlendirir. Bu nedenle hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, “anlaşmalı sonuca” geçişin usulî meşruiyetini sağlayan en kritik güvencedir.

Yargıtay/HGK, hâkimin uygun bulma denetimini ve değişiklik yapılacaksa bunun taraflarca kabul edilmesi gerektiğini vurgular:

Hukuk Genel Kurulu 2017/1941 E. , 2019/475 K.

Anlaşmalı boşanmada hâkim, eşlerin anlaşmalarının serbest iradeleri sonucu olduğuna kanaat getirir ve yaptıkları düzenlemeyi, duruşmadaki beyanlarını uygun bulursa boşanmaya karar verir Yine TMK 166/3. maddesi uyarınca, eşlerin yaptıkları düzenlemeyi uygun bulmaması hâlinde, gerekli değişiklikleri yapar, bu değişikliği tutanağa geçirir ve eşlerin onayına sunar Eşler, hâkim tarafından yapılan değişik düzenlemeyi kabul etmeleri hâlinde de boşanmaya karar verilir Eşlerin mahkemeye sundukları düzenlemeye hâkimin müdahale hakkı var ise de, bu müdahale ile hâkimin yaptığı değişikliğin de eşler tarafından kabulü gerekmektedir

Bu ilke,........

© Hukuki Haber