menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortak (Müşterek) Kasada Muhafaza Edilen Ziynet Eşyalarının Aidiyeti ve İspat Sorunu

11 15
10.02.2026

1. Giriş

Ziynet eşyası uyuşmazlıkları, Türk aile hukuku uygulamasında en yoğun ihtilaf alanlarından biridir. Düğünde takılan ziynetlerin niteliği, kimin lehine bağış sayılacağı, evlilik birliği içinde bozdurulması veya üçüncü bir yerde muhafaza edilmesi hâllerinde doğan iade/bedel talepleri, hem maddî hukuk hem de usûl hukuku bakımından çok katmanlı sorunlar üretmektedir. Bu sorunların uygulamada belirginleştiği başlıca olgu ise ziynetlerin “güvenli” görülen bir yerde—çoğu kez bankada kiralık kasa veya ev içi kasa—muhafaza edilmesidir. Eşlerin birlikte erişebildiği veya fiilen birlikte kullandığı bu muhafaza alanı, kamuoyunda “ortak kasa” diye adlandırılmakta; bu adlandırma ise çoğu kez yanlış biçimde “ortak mülkiyet” çağrışımı doğurmaktadır.

Oysa “ortak kasa”, esasen bir muhafaza ve erişim düzenini ifade eder. Ziynet eşyalarının aidiyeti (mülkiyet) sorunu, muhafaza yerinden bağımsız olarak belirlenmesi gereken ayrı bir hukuki nitelendirme ve ispat problemidir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, ortak kasa olgusunu “zilyetlik–mülkiyet” ayrımı çerçevesinde konumlandırmak; TMK’nın ispat hükümleri ile Yargıtay içtihatlarının ortak kasa bağlamında nasıl uygulanacağını sistematik olarak ortaya koymaktır.

Çalışma, özellikle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 ve 2025 tarihli kararlarında ifadesini bulan ve doktrinel/uygulamalı sonuçları itibarıyla önem taşıyan yeni yaklaşımı merkeze almaktadır. Bu yaklaşım, düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının yanı sıra ekonomik değeri olan başka şeylerin de (nakit, döviz, yatırım altınları, her iki cinse özgü eşyalar vb.) verilmesi gerçeğinden hareketle “düğünde takılan her şey kadına aittir” genellemesini daraltmakta; anlaşma ve örf-adet yoksa “kural olarak kime takıldı/verildiyse ona ait” sonucuna yönelmektedir. Bu değişim, ortak kasada “karışık” şekilde muhafaza edilen değerler bakımından aidiyet tespitini daha da kritik hâle getirmektedir.

2. Normatif Çerçeve: İspat Yükü ve Eşler Arası Mal Rejimi İlişkisi

2.1. Genel ispat kuralı (TMK m.6) ve özel ispat kuralı (TMK m.222)

Türk Medeni Kanunu’nda ispat yükü, genel kural olarak TMK m.6 ile ifade edilmiştir: taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür. Eşler arasındaki malvarlığı uyuşmazlıklarında ise TMK m.222, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia edenin bunu ispat edeceğini açıkça düzenleyerek mal rejimi bağlamında özel bir ispat normu kurmaktadır. Aynı hüküm, aidiyeti ispat edilemeyen malların paylı mülkiyette sayılacağı ve bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edileceği yönünde karineler de içerir.

Bu normatif yapı, ortak kasa olgusunda iki sonuç doğurur:

1) Kalem-bazlı ispat zorunluluğu: “Kasada altın vardı” şeklinde soyut iddia yerine, hangi kalemin kime ait olduğu iddia ediliyorsa o kalem için ispat örgüsü kurulmalıdır.

2) Aidiyet ispat edilemezse paylaşım riski: Ortak kasadaki bazı kalemler için kime ait olduğu ispat edilemezse TMK m.222/2 uyarınca paylı mülkiyet tartışması gündeme gelebilir.

Bu yönüyle ortak kasa uyuşmazlıkları, yalnız fiilî zilyetlik tartışması olmaktan çıkar; TMK m.222’nin öngördüğü aidiyet ispatı ve karine mekanizmasıyla birlikte ele alınır.

2.2. Ziynet eşyası – kişisel mal kategorisiyle temas (TMK m.220)

Ziynet eşyası tartışmalarında, ziynetlerin çoğu kez bağış/karşılıksız kazanım olarak kadına özgülenmesi sebebiyle TMK m.220’deki “karşılıksız kazanma” ve “kişisel kullanım” ile ilişkili olarak kişisel mal niteliğinde değerlendirilmesi mümkündür. Ancak ortak kasa olgusunda sadece “kadına özgü ziynet” değil; her iki cinse özgü eşyalar, erkeğe takılan değerler, nakit ve döviz gibi kalemler de muhafaza edilebildiğinden, TMK m.220’nin tipik uygulama alanı ile TMK m.222’nin ispat rejimi birlikte çalışır.

Bu çalışmada, ziynetlerin kişisel mal niteliği tartışması, ortak kasa uyuşmazlığında “aidiyet”in otomatikleşmesine yol açan bir kısa yol olarak değil; kalemlerin niteliğini belirlemede yardımcı bir normatif referans olarak ele alınmaktadır.

3. Yöntem ve Kapsam

Çalışma, normatif analiz ile içtihat analizi yöntemlerini birlikte kullanmaktadır:

• Normatif analiz: TMK m.6, m.220 ve m.222 hükümlerinin ortak kasa olgusunda uygulanma biçimi sistematik olarak incelenmiştir.

• İçtihat analizi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/10388 ve 2025/2669 sayılı kararlarındaki ilkesel yaklaşım; ayrıca ziynet eşyalarının saklanabilir/taşınabilir niteliği nedeniyle “olağan akış” ve ispat yüküne ilişkin değerlendirmeler içeren Yargıtay kararları örneklenmiştir.

Kapsam bakımından çalışma, özellikle düğün kaynaklı ekonomik değerlerin ortak kasaya konulması hâlini esas almakta; ancak ortak kasaya konulan ziynetlerin evlilik içinde bozdurulması,........

© Hukuki Haber