menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

292 BİN LİRALIK TAZMİNATTAN KAZAZEDEYE 12 BİN LİRA: SİGORTA ALACAĞINDA KAPANAN TEMLİK KAPISI VE 253 BİN VEKÂLETNAMEYLE AÇILAN PENCERE

12 0
24.09.2026

I. Kazadan Sonraki Telefon

Trafik kazası geçiren birinin telefonu çoğu zaman, sigorta şirketinden ya da mahkemeden önce, hiç tanımadığı bir numaradan çalar. Arayan kişi kazanın saatini, aracın plakasını, hatta hangi hastaneye gidildiğini bilir. Karşı tarafın sigortasının "zaten ödemeyeceğini", ama her şeyin kendilerince halledileceğini söyler. Bundan sonrası bir imzadır: noterde bir vekâletname ya da yıllar önce yaygın olduğu gibi bir temlikname.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü ve 21 Eylül 2026'da Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulan soruşturma, bu telefonun arkasındaki düzene ilişkin ağır iddialar içeriyor. Açıklamaya göre trafik kazası geçiren kişilerin verileri hukuka aykırı yollarla elde edilerek bazı hukuk bürolarına ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarılmış, "ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla" 253 bin kişiden vekâletname alınmış, bu yolla yaklaşık 15,6 milyar liralık haksız kazanç elde edilmiş. 825 kişi hakkında soruşturma başlatılmış. İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep'te 6 avukatlık ofisinde ve 20 şirkette arama yapılmış. MASAK ve SEDDK incelemelerinde kolluk görevlilerine, tahkim hakemlerine, sigorta çalışanlarına, acentelere, eksperlere ve servis çalışanlarına olağan dışı para transferleri tespit edildiği bildirilmiş.

Bunlar şu an için soruşturma aşamasındaki iddialardır ve her şüpheli için masumiyet karinesi geçerlidir. Bu yazının konusu kimin suçlu olduğu değil. Sorulan soru şu: Kanun koyucu 2020'de sigorta tazminatının el değiştirmesini yasakladığı hâlde bu pazar neden küçülmedi ve kazazede bugün hangi hukuki araçlarla korunuyor? Soruyu cevaplamak için Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bu yıl verdiği bir karar iyi bir başlangıç noktası.

II. Afyonkarahisar'daki Dosya: Bir Tazminatın Paylaşılması

Olay 7 Kasım 2015'te yaşanır. Davacı, alkollü olduğu anlaşılan bir sürücünün kullandığı araçta yolcudur. Direksiyon hâkimiyeti kaybedilir, araç üç metre yükseklikten şarampole yuvarlanır. Davacı ağır yaralanır, raporlara göre meslekte kazanma gücünün yüzde 57'sini yitirir. Aracın trafik sigortası yoktur. Dava bu nedenle Güvence Hesabına karşı, Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.

Dosyanın asıl ilginç tarafı davadan önce yaşanmıştır. Davacı, Ekim 2019'da iki ayrı kişiyle temlikname düzenlemiştir: 4 Ekim 2019 tarihli noter temliki ve 8 Ekim 2019 tarihli ikinci temlik. Bu kişiler yargılama sırasında asli müdahil olarak davaya katılır ve tazminatın kendilerine ödenmesini ister.

İlk derece mahkemesi, yüzde 20 müterafik kusur ve yüzde 20 hatır taşıması indirimi yaptıktan sonra toplam 292.697,37 TL maddi tazminata hükmeder. Paylaştırma şöyledir: 250.000 TL bir asli müdahile, 30.000 TL diğerine, kalan 12.697,37 TL ise kazada malul kalan davacıya.

Sayılar yalnız başına bir yargı içermez. Temlikin karşılığında davacıya önceden ne ödendiği dosyadan anlaşılmıyor. Belki de ciddi bir borç ilişkisinin karşılığıdır. Yine de meslekte kazanma gücünün yarısından fazlasını yitiren birine kendi tazminatından yüzde beşe yakın bir pay kalması, sistemin hangi yöne aktığını gösteriyor.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi bu tabloyu değiştirir, temlikleri 7251 sayılı Kanunla getirilen yasak kapsamında görür ve tazminatın tamamını davacıya verir. Dosya bu noktada Yargıtay'a gider.

III. 2020'de Kapanan Kapı: Sigortacılık Kanunu Ek Madde 6

Kanun koyucu 22 Temmuz 2020'de kabul edilen 7251 sayılı Kanunun 57. maddesiyle 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa Ek Madde 6'yı ekledi. Hüküm 28 Temmuz 2020'de yürürlüğe girdi. Birinci fıkraya göre sigorta kuruluşlarından ya da Güvence Hesabından istenecek tazminat alacağı ancak alacaklının kendisi, kanuni temsilcisi veya onun vekâlet verdiği avukat ya da alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı tarafından takip edilebilir. İkinci fıkra ise meseleyi kesin biçimde kapatır:

"Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez."

Genel hüküm TBK m.183'tür. Buna göre alacaklı, "kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça" alacağını borçlunun rızası olmadan devredebilir. Ek Madde 6, bu genel kuralın istisnası olan kanuni bir devir yasağıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 03.03.2025 tarihli ve E.2023/6769, K.2025/3572 sayılı kararında, SEDDK'nın uygulama genelgesine (2021/1) de atıf yaparak yasağa aykırı devir işlemlerinin TBK uyarınca kesin hükümsüz olduğunu belirtmiştir.

Hukuk Genel Kurulu da 24.01.2024 tarihli ve E.2022/1130, K.2024/20 sayılı kararında aynı hükmü aktarmış ve sonucu açıkça yazmıştır: "sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan talep edilecek tazminat alacaklarına temlik yasağı getirilmiştir." Aynı kararda Kurul çoğunluğu, gerekçeli karar yazıldıktan sonra yapılan bir temlikin bile mahkemece ek kararla değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

Yasağın gerekçesi karmaşık değil. Temlik modelinde tazminat, bir kez devredildikten sonra kazazedenin elinden çıkar. Sigortaya başvuran, dava açan ve parayı........

© Hukuki Haber