İmar Planları İklim Krizine Hazır mı? Taşkın Riskli Alanlarda Yapılaşma ve Hukuki Sorumluluk
İklim krizinin tetiklediği ani ve şiddetli sağanak yağışlar, geleneksel imar planlama yaklaşımlarını kökünden sarsmaktadır. Şehirlerimizde yaşanan büyük sel felaketleri analiz edildiğinde, temel sorunun yalnızca "doğa olayı" olmadığı; taşkın riski yüksek dere yataklarının ve su havzalarının imara açılması gibi yapısal hatalardan kaynaklandığı görülmektedir. Teknik verilere ve iklim projeksiyonlarına aykırı şekilde dere yataklarında yapılaşmaya izin verilmesi, çok boyutlu bir idari sorumluluk zeminini beraberinde getirmektedir.
Yasal Mevzuat Ne Diyor?
3194 sayılı İmar Kanunu, sürdürülebilir, çevreye duyarlı ve afet risklerinden uzak şehirler inşa edilmesini emreder. Ancak uygulamada, imar planları hazırlanırken Devlet Su İşleri (DSİ) gibi yetkili kurumların taşkın sınırlarına dair görüşleri ya göz ardı edilmekte ya da geçmiş yılların verilerine dayanan eski haritalar iklim krizinin getirdiği yeni debileri karşılamakta yetersiz kalmaktadır.
Danıştay’ın yerleşik kararlarında istikrarlı şekilde vurgulandığı üzere, dere yatakları kamu yararına ayrılmış,........
