Profesyonel Futbolcu Sözleşmelerinde Maç Başı Ücrete Hak Kazanılması
Profesyonel futbolcu sözleşmelerinde futbolcuya yapılacak ödemeler farklı esaslara bağlanabilmektedir. Aylık ücretin yanında garanti ücret, maç başı ücret ve başarı primi gibi ödemelerin kararlaştırılması mümkündür. Ancak bu kalemlerin aynı sözleşmede yer alması, hepsine aynı şartlarla hak kazanılacağı anlamına gelmez.
Maç başı ücret bakımından uyuşmazlık, çoğu zaman futbolcunun kaç müsabakada oynadığının belirlenmesiyle sınırlı değildir. Futbolcunun müsabaka kadrosuna alınmasının yeterli olup olmadığı, sonradan oyuna girmesi halinde ne kadar ücret kazanacağı ve hangi müsabakaların hesaba katılacağı da değerlendirilmelidir. Bu nedenle hesaplamaya geçilmeden önce, sözleşmede kararlaştırılan hak kazanma şartlarının belirlenmesi gerekir.
2. Sözleşmede Kararlaştırılan Şartların Önemi
Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nın 21. maddesi, sözleşmede ücret belirlenmesini zorunlu tutmakta ve futbolcuya aylık olarak en az asgari ücret tutarında ödeme yapılmasını öngörmektedir. Maç başı ücret ise ayrıca kararlaştırılabilen ve hak kazanma şartları sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilen bir ödeme kalemidir.[1]
Maç başı ücretin doğumu, futbolcunun ilk on birde başlamasına, sonradan oyuna girmesine veya yalnızca müsabaka kadrosunda bulunmasına bağlanabilir. Dolayısıyla bir futbolcunun fiilen oynamaması, her durumda maç başı ücret alamayacağı anlamına gelmez. Sözleşmede kadroya alınması yeterli görülmüşse, futbolcunun ayrıca sahaya çıkmış olması aranamaz.
Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bir kararına konu sözleşmede, futbolcunun müsabaka kadrosuna girmesi halinde maç başı ücretin tamamını alacağı kararlaştırılmıştır. Buna rağmen bilirkişi tarafından, ilk on birde oynanan müsabakalar için tam, kadroda bulunulan diğer müsabakalar için yarım ücret hesaplanmıştır. Yargıtay, sözleşmenin açık hükmünün uygulamadan hareketle değiştirilemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur.[2]
Bu bakımdan, uygulamada karşılaşılan oranları bütün sözleşmeler için geçerli kabul etmek doğru değildir. TFF Tahkim Kurulunun yayımladığı bir kararda, tarafların ilk on birde başlama için yüzde yüz, sonradan oyuna girme için yüzde yetmiş beş, müsabaka kadrosunda bulunma için yüzde elli ödeme kararlaştırdıkları görülmektedir. Ancak bu oranlar, ilgili sözleşmenin hükümleridir; bütün futbolculara uygulanacak genel bir tarife olarak değerlendirilemez.[3]
Kanaatimizce sözleşme hazırlanırken yalnızca “maç başı ücret” tutarının yazılmasıyla yetinilmemelidir. Kadroya girme, oyuna sonradan katılma ve varsa belirli süre oynama şartları açıkça düzenlenmelidir. Aksi halde tarafların başlangıçta aynı anlamı yüklediklerini düşündükleri ifade, ödeme aşamasında farklı yorumlanabilir.
3. Hesaba Katılacak Müsabakaların Belirlenmesi
Maç başı ücretin hangi müsabakalar için ödeneceği de sözleşmeden hareketle belirlenmelidir. Lig, kupa, play-off ve hazırlık müsabakalarının kapsamı açıkça gösterilmelidir. Özellikle birden fazla sezonu kapsayan sözleşmelerde, belirli müsabakaları hesap dışında bırakan hükmün hangi sezon için geçerli olduğu önem taşır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25.06.2020 tarihli kararında bu sorun ele alınmıştır. Uyuşmazlığa konu sözleşmede, belirli müsabakalar için maç başı ücret ödenmeyeceğine ilişkin düzenleme 2012-2013 sezonuyla sınırlı tutulmuştur. Yargıtay, talebin 2013-2014........
