menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KADRO DIŞI BIRAKILAN PROFESYONEL FUTBOLCUNUN ÜCRET VE FESİH HAKLARI

11 0
13.10.2026

Profesyonel futbolda kadro dışı bırakma, ilk bakışta tamamen sportif bir karar gibi görünmektedir. Teknik direktörün bir futbolcuyu müsabaka kadrosuna almaması, ilk on birde görevlendirmemesi veya oyuncuyu sezon planlamasının dışında bırakması, kulübün sportif yönetim yetkisinin doğal sonuçlarından biridir.

Ancak kadro dışı kararının sözleşme ilişkisine yansıması, meseleyi teknik tercih sınırlarının ötesine taşıyabilir. Futbolcunun A takım faaliyetlerinden bütünüyle uzaklaştırılması, uygun antrenman imkanlarının sağlanmaması, garanti ücretlerinin ödenmemesi veya kadro dışı kararının futbolcuyu sözleşmeden çıkmaya zorlayan bir baskı aracına dönüştürülmesi halinde artık yalnızca sportif bir tercihten söz etmek mümkün değildir.

Bu noktada asıl mesele, kulübün futbolcuyu kadro dışı bırakma yetkisine sahip olup olmadığı değil, bu yetkinin hukuki sınırının nerede sona erdiğidir.

1. Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca sporcular İş Kanunu kapsamı dışında bırakılmıştır. Profesyonel futbolcu ile kulüp arasındaki sözleşme ilişkisi bu sebeple esas itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.[1]

Bununla birlikte profesyonel futbol ilişkisi yalnızca TBK hükümlerine tabi klasik bir hizmet ilişkisi değildir. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan TFF düzenlemeleri, özellikle Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinde doğrudan rol oynamaktadır.

Bu sebeple kadro dışı bırakılan bir futbolcunun hukuki durumu incelenirken profesyonel futbolcu sözleşmesinin, TFF düzenlemelerinin ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

2. Kadroya Girmek ile Mesleki Faaliyeti Sürdürmek Aynı Şey Değildir

Kadro dışı uyuşmazlıklarında ilk yapılması gereken ayrım, futbolcunun müsabakada oynama beklentisi ile mesleki faaliyetini sürdürebilme hakkı arasındadır.

Profesyonel futbolcu sözleşmesinin bulunması, futbolcuya her müsabakada oynama veya müsabaka kadrosuna alınma konusunda mutlak bir hak vermez.

Yargıtay da müsabaka kadrosunun ve ilk on birin belirlenmesini kulübün ve teknik heyetin takdir alanı içinde değerlendirmektedir. Futbolcunun yeteneği, form durumu, genel performansı, takım arkadaşlarının performansı, rakibin özellikleri ve teknik planlama gibi pek çok değişken hangi futbolcunun görev yapacağının belirlenmesinde rol oynayabilir.[2]

Bu sebeple bir futbolcunun yalnızca müsabaka kadrosuna alınmaması veya oynatılmaması, tek başına sözleşmeye aykırılık oluşturmaz.

Ne var ki futbolcunun oynatılmaması ile mesleki faaliyetten bütünüyle dışlanması aynı şey değildir. Kulüp futbolcuyu müsabakada oynatmayabilir. Fakat sözleşme devam ettiği sürece futbolcunun ücret, antrenman ve kişiliğinin korunmasına ilişkin hakları da devam eder.

3. Kadro Dışı Kararı Sözleşmeyi Askıya Almaz

Kadro dışı bırakılan futbolcunun kulüple olan sözleşmesi devam eder. Kadro dışı kararı, tek başına sözleşmeyi sona erdiren veya kulübün sözleşmeden doğan borçlarını askıya alan bir işlem değildir.

Bu husus özellikle ücret bakımından önem taşır.

TBK m. 408'e göre işveren, iş görme ediminin yerine getirilmesini kendi kusuruyla engeller veya edimi kabulde temerrüde düşerse çalışanın ücretini ödemekle yükümlü olmaya devam eder.[3]

Profesyonel futbol ilişkisi bakımından futbolcu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduğu halde kulüp kendi tercihiyle futbolcunun sportif faaliyete katılmasını engelliyorsa, bu durum kural olarak kulübün şarta bağlı olmayan ücret borcunu ortadan kaldırmaz.

Dolayısıyla futbolcunun oynatılmaması ile futbolcunun ücret hakkının bulunmaması birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

4. Kadro Dışı Futbolcuya Antrenman İmkanı Sağlanmalıdır

Kadro dışı bırakma bakımından en önemli düzenlemelerden biri PFSTT m. 24/e hükmüdür.

Talimata göre kulüp, kadro dışı bıraktığı futbolcunun antrenman yapabilmesi için en az bir antrenör nezaretinde ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmeyecek şekilde saha tahsis etmek, ayrıca antrenman koşullarını noter aracılığıyla futbolcuya tebliğ etmekle yükümlüdür.[4]

Bu hüküm, kadro dışı futbolcunun çalışma imkanının korunmasını yalnızca TBK m. 417'deki gözetme borcundan çıkarılan teorik bir sonuç olmaktan çıkarmakta ve doğrudan kulübün yükümlülüğü haline getirmektedir.

Kulübün futbolcuyu A takım antrenmanlarından ayırması her durumda hukuka aykırı değildir. Buna karşılık futbolcunun tamamen antrenmansız bırakılması, antrenör görevlendirilmemesi, uygun olmayan bir çalışma alanına yönlendirilmesi veya yalnızca görünüşte bir antrenman imkanı yaratılması farklı değerlendirilmelidir.

PFSTT m. 24/e'de kullanılan 'hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmeyecek şekilde' ifadesi bu bakımdan özellikle önemlidir. Kulübün yalnızca şeklen bir saha ve antrenör göstermesi yeterli değildir. Sunulan koşulların profesyonel futbolcunun mesleki faaliyetini gerçek anlamda sürdürebilmesine elverişli olması gerekir.

Profesyonel futbolcunun mesleki değeri, fiziksel kondisyonunu ve teknik seviyesini korumasına doğrudan bağlıdır. Uzun süre sportif faaliyetten uzaklaştırılan bir oyuncu yalnızca antrenman imkanından değil, mesleki ve ekonomik değerinden de kaybedebilir.[5]

5. Garanti Ücret ile Maç Başı Ücret Birbirinden Ayrılmalıdır

Kadro dışı uyuşmazlıklarında en önemli ayrımlardan biri ücretin niteliğine ilişkindir.

Futbolcunun müsabakada görev almasına, kadroya girmesine veya belirli bir sportif sonucun gerçekleşmesine bağlı olmayan garanti ücretler ve maktu ödemeler, futbolcunun kadro dışı bırakılması sebebiyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Futbolcu edimini yerine getirmeye hazır olduğu halde kulüp kendi kararıyla oyuncuyu sportif faaliyetten uzaklaştırıyorsa TBK m. 408 de ücret borcunun devamı bakımından hukuki dayanak oluşturmaktadır.

Maç başı ücretleri ise farklıdır. Bu ücretler çoğunlukla futbolcunun müsabaka kadrosuna alınması, müsabakada görev yapması veya sözleşmede belirlenen başka bir sportif şartın gerçekleşmesine bağlıdır.

Fesih tarihinden önce şartları gerçekleşen maç başı ücretleri kazanılmış alacak niteliğindedir. Buna karşılık fesih tarihinden sonra oynanacak müsabakalara ilişkin maç başı ücretlerinin doğup doğmayacağı kesin değildir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.03.2025 tarihli kararında, futbolcunun fesih tarihinden sonra oynanacak maçlarda görevlendirilmesinin kesin olmadığı belirtilerek gelecekteki maç başı ücretlerinin tazminat hesabına dahil edilemeyeceği; buna karşılık garanti ücret ile fesih tarihinden önce hak kazanılmış maç başı ücretlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir.[6]

Uygulamada bu sebeple fesih tarihine kadar muaccel olmuş garanti ücretlerin, fesih tarihine kadar kazanılmış maç başı ücretlerinin ve sözleşmenin kalan dönemine ilişkin tazminatın birbirinden ayrılması gerekir.

Bu ayrım yapılmadan ileri sürülen bir talep, kazanılmış alacak ile gerçekleşmesi henüz kesin olmayan muhtemel kazancı birbirine karıştırma riski taşır.

6. Her Kadro Dışı Bırakma Haklı Fesih Sebebi Değildir

Futbolcunun kadro dışı........

© Hukuki Haber