HASARLA BİRLİKTE ÖDENEN DEĞER KAYBINDA BAKİYE TALEBİ
HASARLA BİRLİKTE ÖDENEN DEĞER KAYBINDA BAKİYE TALEBİ
1 Temmuz 2026 Tarihli Genel Şartlar Değişikliği, Eksper Tespitinin Hukuki Değeri ve KTK m. 111 Karşısında İbranamenin Etkisi
Zorunlu trafik sigortasında araç değer kaybı uzun yıllar boyunca ayrı bir başvurunun, çoğu zaman da ayrı bir uyuşmazlığın konusu olmuştur. Zarar gören önce hasar bedelini almış, ardından değer kaybı için sigortacıya yeniden başvurmuş, cevap alamadığında ya da cevabı yetersiz bulduğunda Sigorta Tahkim Komisyonuna veya mahkemeye gitmiştir. 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren değişiklikle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları bu yapıyı değiştirmiştir. Artık araç hasarı için yapılan başvuru değer kaybı talebini de kapsamakta, eksper değer kaybını da tespit etmekte ve sigortacı bu tutarı hasar bedeliyle birlikte ödemektedir.
Uygulamanın ilk üç ayında açıkça görülen sonuç şudur: Uyuşmazlık ortadan kalkmamış, biçim değiştirmiştir. Değer kaybının ödenip ödenmeyeceği sorusunun yerini ödenen tutarın yeterli olup olmadığı sorusu almıştır. Bu çalışmada yeni düzenlemenin içeriği, eksperin değer kaybı tespitinin hukuki niteliği, ödeme sırasında imzalanan ibraname ve mutabakatnamelerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 111 karşısındaki etkisi ve bakiye talebinin hangi yolla ileri sürüleceği incelenecektir.
I. 1 TEMMUZ 2026 DEĞİŞİKLİĞİNİN İÇERİĞİ
Değişiklik, Genel Şartların "Kapsama Giren Teminat Türleri" başlıklı A.5 maddesinin (a) bendinde yer alan Maddi Zararlar Teminatını yeniden düzenlemiştir. Hükümde önce değer kaybının nasıl tespit edileceği belirtilmektedir:
"Değer kaybı, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir. Araç hasarına ilişkin eksper atanması halinde tespiti yapan sigorta eksperi, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir."
Aynı bendin devamında başvurunun kapsamı ve sigortacının bildirim yükümlülüğü düzenlenmiştir:
"Bu teminat kapsamında yapılacak başvurular, araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını kapsar. Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir. Sigortacı, hesaplanan değer kaybı tutarını, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla, en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içerisinde hak sahibine bildirir."
Düzenlemenin üç sonucu vardır. Birincisi, hasar başvurusu yapmış olan zarar görenin değer kaybı için ayrıca başvurması gerekmez; KTK m. 97'deki başvuru şartı, hasar başvurusuyla değer kaybı yönünden de yerine gelmiş olur. İkincisi, değer kaybının tespiti, merkezi sistemle atanan ve hasarı tespit eden eksperin görevine dâhil edilmiştir. Üçüncüsü, sigortacıya, hesapladığı tutarı nihai eksper raporunu takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu son yükümlülük, uygulamada sıkça karşılaşılan "değer kaybı hesaplanmadı" ya da "değer kaybı oluşmadı" şeklindeki gerekçesiz sessizliği önemli ölçüde sınırlamaktadır.
Belirtmek gerekir ki değişiklik, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya ayırma işlemi görmüş araçların değer kaybı taleplerini teminat dışında sayan A.6 maddesindeki istisnaya dokunmamıştır. Tam hasar (pert) durumunda uyuşmazlık değer kaybı değil, rayiç değer ile sovtaj bedeli arasındaki farkın tespiti üzerinden yürümeye devam etmektedir.
II. EKSPERİN DEĞER KAYBI TESPİTİ BAĞLAYICI MIDIR?
Yeni düzenleme, değer kaybının tespitini eksperin raporuna bağlamıştır. Bu durum, eksperin belirlediği tutarın zarar göreni bağlayıp bağlamadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Sorunun cevabı kanunun kendisinde yer almaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 22/17 uyarınca, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında yetkili eksperlerce düzenlenen rapor KTK m. 99'daki kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağı hükmündedir; ancak aynı fıkranın son cümlesi açıktır: "Eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir." Delil niteliğindeki bir belge, karşı delille çürütülebilir. Eksper raporu ne bir hakem kararı ne de tarafları bağlayan bir sözleşmedir; uyuşmazlık hâlinde hakem veya hâkim, gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle, zararın gerçek miktarını kendisi belirler.
İkinci dayanak, değer kaybının hukuki niteliğidir. KTK m. 90 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir; Kanunda düzenlenmeyen hususlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Anayasa Mahkemesi, maddedeki genel şartlara yapılan atfı iptal etmiş (AYM, E. 2019/40, K. 2020/40, 17.07.2020); ardından 7327 sayılı Kanun'la maddeye tazminat hesabına ilişkin olarak eklenen cümle ile değer kaybının hesabını düzenleyen fıkrayı da iptal etmiştir (AYM, E. 2021/82, K. 2022/167, 29.12.2022). Bu iki kararın sonucu olarak genel şartlar, Kanunun ve TBK'nın haksız fiil hükümlerinin öngördüğü sorumluluğu daraltamaz; değer kaybı zarar görenin gerçek zararı olarak belirlenir.
Yargı kararlarında bu gerçek zararın ölçütü........
