menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHANGE ARAÇ ALAN KİŞİNİN HAKLARI

34 0
09.09.2026

CHANGE ARAÇ ALAN KİŞİNİN HAKLARI

Satıcıya, Notere ve İdareye Karşı Başvuru Yolları ile Tazminatın Kapsamı Bakımından Güncel Yargıtay ve Uyuşmazlık Mahkemesi Uygulaması

İkinci el araç piyasasında "change" olarak anılan araçlar, çalınan bir aracın motor ve şasi numaralarının değiştirilerek başka bir aracın kimliğine büründürülmesi suretiyle piyasaya sürülen araçlardır. Uygulamada çoğunlukla ağır hasar ya da pert kaydı bulunan bir aracın ruhsatı ve kimlik bilgileri satın alınmakta, aynı marka ve modeldeki çalıntı araca bu kimlik giydirilmekte, araç noterde geçerli görünen bir satış sözleşmesiyle el değiştirmektedir. Alıcı, noter senedine ve trafik tescil kaydına güvenerek bedelini ödediği aracın gerçek durumunu çoğu zaman aylar, hatta yıllar sonra, araç bir trafik kontrolünde ya da bir hasar ekspertizinde şüphe uyandırdığında öğrenmektedir. Bu andan itibaren araca el konulmakta, alıcı hem aracını hem de ödediği bedeli kaybetmiş durumda kalmaktadır.

Bu çalışma, change araç satın alan kişinin hukuki konumunu üç eksende incelemektedir: Aracın el konulması ve mülkiyet sorunu, satıcıya karşı zapta karşı tekeffül hükümlerinden doğan talepler ile bu taleplerin kapsamı ve nihayet notere ve idareye karşı açılabilecek davalar. İnceleme, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2025 ve 2026 yıllarına ait kararları ile Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yargı yolu kararları esas alınarak yapılmıştır.

I. EL KOYMA VE MÜLKİYET SORUNU

Change aracın tespiti ile birlikte araç, ceza soruşturması kapsamında muhafaza altına alınır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 123. maddesi, ispat aracı olarak yararlı görülen ya da müsadere konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınacağını, 127. maddesi ise el koymanın hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılacağını öngörür. Aracın gerçek maliki belirlendiğinde Kanun'un 131. maddesi uyarınca iade işlemi gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin birinci fıkrası, müsadereyi iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluna bağlamıştır; ancak change araçta sorun müsadere değil, aracın çalıntı olması ve gerçek malikine iade edilmesidir. Alıcının aracı bilerek satın aldığı yolunda bir delil yoksa, Türk Ceza Kanunu'nun 165. maddesindeki suç eşyasının satın alınması suçu kasten işlenebilen bir suç olduğundan alıcı bakımından manevi unsur oluşmaz; alıcı bu dosyada şüpheli değil, dolandırıcılık suçunun mağduru konumundadır ve soruşturmaya bu sıfatla katılmalıdır.

Mülkiyet yönünden alıcının konumu iyi niyetle korunmaz. Türk Medeni Kanunu'nun 988. maddesi, bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyi niyetle mülkiyet hakkı kazanan kişinin edinimini korumakta ise de 989. maddesi, taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında elinden çıkan zilyede, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açma hakkı tanımıştır. Çalınan aracın maliki ya da hırsızlık tazminatını ödeyerek aracın mülkiyetini devralan kasko sigortacısı, aracı iyi niyetli alıcıdan dahi geri alabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki, açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyi niyetle edinilen taşınır için taşınır davasının ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabileceği yolundaki hüküm, galeriden alınan araçlar bakımından tartışmaya açık bir koruma sağlamakta ise de uygulama, aracın ceza soruşturması içinde el konulup gerçek malikine iadesi biçiminde işlediğinden alıcı bu korumadan fiilen yararlanamamaktadır. Alıcının gerçek başvuru yolu, bu nedenle, mülkiyet uyuşmazlığı değil, satıcıya yöneltilecek tazminat talebidir.

II. SATICIYA KARŞI TALEPLER: ZAPTA KARŞI TEKEFFÜL

Türk Borçlar Kanunu'nun 214. maddesine göre satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla satılanın tamamının veya bir kısmının bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınması hâlinde alıcıya karşı sorumludur. Kanun'un 217. maddesi, satılanın tamamının alıcının elinden alınması hâlinde satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermiş sayılacağını ve alıcının satıcıdan dört kalem talepte bulunabileceğini düzenler: Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerin değeri indirilerek ödediği satış bedelinin faiziyle geri verilmesi, satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderler, davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan yargılama giderleri ile yargılama dışı giderler ve satılanın elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararlar. Maddenin son fıkrasına göre satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının uğradığı diğer zararları da gidermekle yükümlüdür.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, change aracın el konulmasını tam zapt olarak nitelendirmektedir. Daire'nin 04.05.2026 tarihli kararı bu nitelendirmeyi şu ifadelerle yapmıştır: "Aracın çalıntı veya change çıkması durumunda, devlet kamu gücünü kullanarak araca el koyar. Aracın müsadere edilmesi veya araca el konulması tam zapt hükümlerine tabidir. Çünkü burada satıcının mülkiyeti devir borcu, üçüncü kişinin veya kamunun üstün hakkı nedeniyle sakatlanmıştır." Karar, satıcının bu sorumluluğunun kanundan doğan kusursuz sorumluluk olduğunu, satıcının aracın change olduğunu bilip bilmemesinin sonuca etkili olmadığını da açıkça belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, E. 2025/3980, K. 2026/2759, 04.05.2026). Satıcının kendisinin de aracı bir başkasından iyi niyetle satın almış olması, alıcıya karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; satıcı, ödediği tazminat için kendi satıcısına aynı hükümlere dayanarak rücu edebilir.

Satışın bir galeri ya da oto alım satımı ile uğraşan tacir tarafından tüketiciye yapılması hâlinde uyuşmazlık, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici mahkemesinde görülür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, galeriden satın alınan change araca ilişkin 26.06.2025 tarihli kararında davanın tüketici işlemi niteliğini kabul etmiş; satıcının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı savunmasını, olayın ayıba değil zapta karşı tekeffül hükümlerine tabi olduğu ve zapt hâlinde ihbar külfeti aranmadığı gerekçesiyle reddetmiş; devam eden ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiği yolundaki savunmayı da yerinde görmeyerek satış bedelinin el koyma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline ilişkin hükmü onamıştır (Yargıtay 3. HD, E. 2025/348, K. 2025/3608, 26.06.2025). Karar, change araç davalarında en sık karşılaşılan iki savunmanın kapısını kapatmaktadır: Alıcının aracı süresinde muayene edip ihbarda bulunmadığı savunması, zapt hâlinde dinlenmez; ceza dosyasının sonucu beklenmez, çünkü satıcının sorumluluğu kusurundan bağımsızdır.

İki tacir arasındaki satışta ise dava asliye ticaret mahkemesinde görülür ve arabuluculuk dava şartıdır. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, şasi numarası değiştirilmiş bir çekicinin iki şirket arasındaki satışına ilişkin uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin keşif ve bilirkişi avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesini hatalı bulmuş; ceza soruşturması dosyasındaki bilirkişi raporu ile üretici firmanın yazısının şasi numarasının sahtecilik yoluyla değiştirildiğini........

© Hukuki Haber