menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Portföy Yönetiminde Usulsüzlük İddiaları Karşısında Yatırımcının Korunması

3 0
13.09.2026

Bir portföy yönetim şirketinin yöneticisi hakkında usulsüzlük veya yurt dışına kaçış iddiasının ortaya atılması, yatırımcı açısından doğrudan bir soruyu gündeme getirir: Fon için yatırılan paranın akıbeti ne olacaktır?

Bu soruya verilecek hukuki cevap, ilgili kişinin nerede bulunduğundan önce, yatırımın hangi hukuki yapı içerisinde tutulduğuna ve fon varlıklarının durumuna bağlıdır. Şirket yöneticisi hakkındaki bir iddia, şirketin iflas ettiğini veya fon varlıklarının kaybolduğunu tek başına göstermez. Buna karşılık, fon malvarlığının kanunen korunması da her türlü zararın önlendiği veya devlet tarafından karşılanacağı anlamına gelmez.

Bu inceleme, belirli bir kişi hakkındaki iddiaların doğruluğunu değerlendirmeksizin, başta menkul kıymet yatırım fonları olmak üzere yatırımcı korumasının hukuki kapsamını ele almaktadır. Temel mesele; şirketin mali durumu, fonun portföy değeri ve yatırımcının tazmin edilme imkânı arasındaki ayrımın doğru kurulmasıdır.

I. Yatırım Fonu ile Portföy Yönetim Şirketinin Ayrı Değerlendirilmesi

Gündelik dilde kullanılan “fon şirketi” ifadesi, farklı hukuki yapıları tek bir kavram altında toplamaktadır. Oysa yatırım fonu ile onu kuran ve yöneten portföy yönetim şirketi aynı şey değildir.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 52. maddesinde yatırım fonu, tasarruf sahiplerinden katılma payları karşılığında toplanan varlıklarla, onların hesabına ve inançlı mülkiyet esaslarına göre portföy işletmek amacıyla oluşturulan, kural olarak tüzel kişiliği bulunmayan bir malvarlığı olarak düzenlenmiştir.

Yatırımcının fon payı satın alması, portföy yönetim şirketinin ortağı olması anlamına gelmez. Elde edilen katılma payı, fon portföyüne ilişkin hak sahipliğini ifade eder. Dolayısıyla portföy yönetim şirketinin borçları ile fonun varlıkları arasında doğrudan bir özdeşlik kurulamaz.

Bu ayrımın temel dayanağı Kanun’un 53. maddesidir. Düzenleme, fon malvarlığını hem portföy yönetim şirketinin hem de portföy saklayıcısının malvarlığından ayırmaktadır. Koruma, fonun ayrı bir şirket olmasına değil, kanunun oluşturduğu özel malvarlığı rejimine dayanmaktadır. SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin açıklamaları da bu ayrımı vurgulamaktadır. [1]

II. Malvarlığı Ayrılığının Sağladığı Koruma

Kanun’un 53. maddesinde fon malvarlığının haczi, ihtiyati tedbire konu edilmesi ve iflas masasına dâhil edilmesi bakımından özel koruma hükümleri bulunmaktadır. Portföy yönetim şirketinin kendi borçlarının fon varlıklarından karşılanması engellenmektedir. Şirketin üçüncü kişilere olan borçları ile fonun aynı kişilerden olan alacaklarının mahsup edilmesi de yasaklanmıştır.

Böylece şirketin mali güçlüğe düşmesi, şirket alacaklılarının fon portföyüne başvurabilmesi sonucunu doğurmaz. Yönetimin veya denetimin kamu kurumlarına devredilmesi de fon malvarlığının başka amaçlarla kullanılmasını mümkün kılmaz.

Ancak bu koruma açıklanırken fonun kendi işlemlerinden doğan yükümlülükleri göz ardı edilmemelidir. Kanun, fon hesabına ve içtüzükte hüküm bulunması koşuluyla gerçekleştirilen belirli işlemler için teminat ve rehin istisnaları öngörmektedir. Fonun kendi gider ve yükümlülükleri ile yönetim şirketinin borçları ayrı değerlendirilmelidir.

Benzer şekilde, fon malvarlığının korunması, katılma payı sahibinin kişisel borçlarından dolayı kendi paylarına hiçbir şekilde başvurulamayacağı anlamına gelmez. Fon portföyündeki varlık ile yatırımcının elindeki katılma payı farklı hukuki konulardır.

Koruma Mekanizmalarının Karşılaştırılması

Fon varlıklarını yönetim şirketi ve saklayıcının malvarlığından ayırır.

Anapara ve getiri garantisi sağlamaz.

Saklama ve kayıt sistemi

Hak sahipliğinin ve varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesini destekler.

Varlıkların ekonomik değerini ve likiditesini garanti etmez.

MKK yatırımcı blokajı

Kapsama giren kıymetlerin yatırımcının iradesi dışında hesabından çıkarılmasını engeller.

Fonun yatırım kararlarını durdurmaz. Para piyasası fonları kapsam dışındadır.

YTM tazmin mekanizması

Kanuni koşullarda yerine getirilemeyen nakit ödeme veya araç teslim........

© Hukuki Haber