WhatsApp Mesajı Delil Olur mu? Ekran Görüntüsüyle Dava Kazanılır mı?
Günlük hayatın önemli bir bölümü artık telefon ekranlarında yaşanıyor. Borç ilişkileri WhatsApp mesajlarıyla kuruluyor, işçi ile işveren arasındaki talimatlar mesajlaşma uygulamalarından veriliyor, kira uyuşmazlıklarında ödeme ve tahliye konuşmaları telefonda yapılıyor, aile hukukunda tartışmalar ekran görüntülerine yansıyor, ceza dosyalarında ise tehdit, hakaret, şantaj veya dolandırıcılık iddiaları çoğu zaman dijital yazışmalar üzerinden gündeme geliyor.
Bu nedenle vatandaşların en sık sorduğu sorulardan biri şudur: “WhatsApp mesajı mahkemede delil olur mu?”
Bu soruya verilecek cevap tek kelimeyle “evet” veya “hayır” değildir. WhatsApp mesajı delil olabilir; ancak her ekran görüntüsü doğrudan davayı kazandırmaz. Çünkü mahkeme sadece mesajın içeriğine değil, mesajın nasıl elde edildiğine, kime ait olduğuna, değiştirilip değiştirilmediğine, bağlamından koparılıp koparılmadığına ve başka delillerle desteklenip desteklenmediğine bakar.
Kısacası, günümüzde ekran görüntüsü önemlidir; fakat hukuken değer taşıması için güvenilir, bütünlüklü ve hukuka uygun olması gerekir.
Delil Olabilir, Ama Hukuka Uygun Olmalı
Türk hukukunda temel ilke açıktır: Bir iddia ispatlanmak isteniyorsa, kullanılan delilin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Ceza yargılamasında CMK m.217 uyarınca hâkim kararını duruşmada tartışılmış delillere dayandırır ve yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilen delillerle ispatlanabilir.
Benzer yaklaşım hukuk yargılamasında da kabul edilmiştir. HMK m.189’a göre hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller, bir vakıanın ispatında mahkemece dikkate alınamaz. Bu nedenle konu sadece ceza davalarıyla sınırlı değildir; alacak, boşanma, kira, işçilik, tazminat ve ticari uyuşmazlıklarda da delilin elde ediliş biçimi önemlidir.
Bu noktada şu ayrımı yapmak gerekir: Bir kişinin kendi taraf olduğu yazışmayı dosyaya sunması ile başka bir kişinin telefonuna, sosyal medya hesabına veya özel yazışmasına izinsiz şekilde erişerek mesaj elde etmesi aynı şey değildir. Birincisinde kişi zaten yazışmanın tarafıdır. İkincisinde ise özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti ve kişisel verilerin korunması gibi temel haklar gündeme gelir.
Kendi Yazışmanızı Sunmak ile Başkasının Telefonundan Mesaj Almak Aynı Değildir
Bir vatandaş kendisine gönderilen bir WhatsApp mesajını, tarafı olduğu bir yazışmayı veya kendisinin bulunduğu bir konuşmayı mahkemeye sunmak isteyebilir. Bu durumda mahkeme, mesajın davayla ilgisini ve güvenilirliğini değerlendirir. Ancak delilin hukuki değeri yine de otomatik değildir.
Örneğin bir kişi, borç verdiğini iddia ettiği kişiden gelen “Ay sonunda ödeyeceğim” mesajını alacak davasında sunabilir. Bu mesaj önemli olabilir. Fakat mahkeme şu soruları soracaktır: Bu mesaj hangi borca ilişkindir? Mesajı gönderen kişi gerçekten davalı mıdır? Yazışmanın öncesi ve sonrası nedir? Ödeme sonradan yapılmış mıdır? Mesaj başka delillerle destekleniyor mu?
Buna karşılık, bir eşin diğer eşin telefonunu gizlice karıştırarak yazışmaları alması, bir çalışanın iş arkadaşının hesabına izinsiz girmesi, bir kişinin başkasının sosyal medya hesabından ekran görüntüsü elde etmesi çok daha ciddi sorunlar doğurabilir. Anayasa’da özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması güvence altına alınmıştır; ayrıca Anayasa m.38’de kanuna aykırı elde edilen bulguların delil olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiştir.
Bu nedenle........
