Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları
Kamunun sağlığına karşı suçlar kapsamında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.188 hükmü uyuşturucu veya uyarıcı madde imali, ithali, ihracı, ticareti ve başkalarına verilmesi, m.190 hükmü uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, m.191 hükmünde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma, m.192 hükmünde de kolaylaştırma suçları hariç olmak üzere diğer suçlarla ilgili failin veya suça iştirak edenin etkin pişmanlık göstermesinin hukuki sonuçları düzenlenmiştir.
1- Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti
TCK m.188’in başlığında “ticaret” kavramına yer verilse de, maddenin 3. fıkrasında ticaretin karşılığı olan maddi menfaat sağlamayı aşan seçimlik hareketlere yer verildiği, maddenin ilk fıkrasında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak üretilmesinin, ithalinin veya ihracının suç sayıldığı, karşılığında bu suçu işleyenlere yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ile iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezalarının verileceğinin belirtildiği, bu maddenin 2. fıkrasında ise yasak madde ihracı fiilinin bir başka ülke bakımından ithal olarak nitelendirilmesinden kaynaklanan sebeple ortaya çıkabilecek cezanın infazının mahsup edilmesinin düzenlendiği,
188. maddenin 4. fıkrasında iki bent halinde ve 5. fıkrasında da 1. ve 3. fıkralarda düzenlenen suçların cezalarını artıran hallerin tanımlandığı,
6. fıkrada reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı etkisi veren maddeler yönünden yarı oranında ceza indirimine gidileceğinin belirtildiği,
Maddenin 7. fıkrasında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ham maddesi sayılan ürünler yönünden ayrı bir suç ve ceza tanımlamasına gidildiği,
8. fıkrada ise 188. maddede tanımlanan suçların faillerin sıfatlarından kaynaklanan sebeple cezalarının yarı oranında artırılmasının öngörüldüğü, anlaşılmaktadır.
TCK m.188/3’de tanımlanan ve kısaca “ticaret suçu” olarak adlandırılan hükümde; yasak madde ticareti suçunun cezası 10 yıl hapis cezasından başladığı ve üst sınırın somut olayın özelliklerine göre değişebildiği, ancak cezanın miktarı ne olursa olsun, her dosyada infaza tabi azami hapis cezasının 30 yıl olarak belirlendiği görülmektedir. Bu hapis cezalarının infazı, 3/4’ünün hükümlüye cezaevinde çektirilmesi suretiyle yapılmaktadır.
TCK m.188’in başlığında “ticaret” denilse de, şahsi kullanımın ötesine geçmek suretiyle failin bedelsiz olarak başkasına yasak madde vermesi hali m.188/3 kapsamında değerlendirilmektedir. Bu arada yasak maddenin şahsi kullanımı ile ticaret suçu sürekli karşı karşıya gelebilmektedir. Yargıtay; yasak maddenin çeşitliliği, miktarı ve saklandığı yerler gibi kriterlerden hareketle, somut olayın özelliklerini de dikkate alarak ayırımlar yapmakla birlikte, “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine aykırı olarak, yani m.188/3’e ve m.191/1’e uymayan kararlar verebilmekte, gerçekten m.191/1’in kapsamına giren bir fiil, madde çeşitliliği ve miktarı gerekçe gösterilerek, yasak madde ticareti sayılabilmektedir ki, her iki suç arasında ceza miktarı ve infaz oranları itibariyle büyük farklar bulunmaktadır. Ayrıca; uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçlarına karşı izlenen suç ve ceza siyasetine göre, failin herhangi bir karşılık beklemeden ve ödeme almadan arkadaşına kullanması için yasak madde ikram etmesi veya arkadaş ortamında şahsi içici sayılanlarla yasak madde paylaşması ticaret suçu kapsamında görülebilmektedir.
Her ne kadar birden fazla içicinin birlikte madde temin edip aynı veya farklı ortamda kullanmaları veya aralarından birisinin maddeyi temin edip aynı ortamda birden fazla kişinin kullanması, m.191/1 kapsamında şahsi kullanma gibi görülse de, m.188/3’de yer alan bazı seçimlik hareketler ve m.190/1’de tanımlanan kolaylaştırma suçu incelendiğinde, pekala menfaat elde etmeksizin yasak maddeyi bir başkasına veya başkalarına veren kişinin şahsi içici olarak ikramda bulunduğunun dikkate alınmayarak, m.188/3 veya m.190/1 kapsamında sorumlu tutulabilmesi gündeme gelebilmektedir. Bunun nedeni; her ne kadar 188. maddenin başlığında “ticaret” yazılı olsa da, 3. fıkrasında yer alan seçimlik hareketler arasında “başkalarına veren” bulunduğu için, bundan başka 3. fıkrada yer alan “kabul eden”, “bulunduran” gibi icra hareketleri, fail ticareti faaliyette bulunmasa, yani alım satım yapmasa dahi, başkasına verdiğinden veya madde çeşitliliği, miktarı ve malların saklandığı “zula” olarak tanımlanan yerlerden dolayı m.191/1’den değil, m.188/3’den ve hatta m.188/4-5’de sayılan nitelikli haller de varsa, ciddi hapis cezalarına mahkum edilme ihtimali ile karşılaşabilmektedir.
2- Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma
TCK m.190’da yasak madde kullanmayı kolaylaştırma suçu düzenlenmiştir. Toplam iki fıkra ve seçimlik hareketler ile 3. fıkrasında da failin sıfatına göre ceza artırımı öngören m.190’ın 1. fıkrasında; madde kullanmayı kolaylaştırmak için özel yer, donanım, malzeme sağlayanın veya kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alanların veya maddenin kullanma yöntemleri ile ilgili başkalarına bilgi verenlerin 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları,
190. maddenin 2. fıkrasında ise; yasak maddeyi kullanmayı herkesin görebileceği, duyabileceği, yani aleni şekilde kasten özendiren veya bu yönde yayın yapanların da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları,
Bunun yanında, hem m.188’de ve hem de m.190’da hapis cezalarına ek olarak ciddi miktarda adli para cezalarına yer verildiği görülmektedir.
3- Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanma (Şahsi İçicilik)
TCK m.191’de; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak veya uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçlarının tanımlandığı, bu suçun adının “şahsi içicilik” veya “şahsi kullanıcılık” olarak da adlandırılabileceği, burada failin sadece kendisinin kullanması gerektiği, aynı ortamda birden fazla kişinin birlikte kullanması halinin de şahsi içicilik kapsamında olduğu, çünkü burada bulundurma amacının şahsi kullanıma yönelik olduğu, yine bir araya gelen kişilerin birbirlerine o an yasak madde ikram edip vermelerinin veya ortaklaşa para toplayıp birisinin maddeyi satın alıp, diğerleri ile birlikte kullanmalarının TCK m.191/1 kapsamında değerlendirilebileceği,
Bu konuda Yargıtay kararlarında m.188/3 ile m.191/1 arasında gelgitlerin yaşanabildiği, ince bir çizginin bulunduğu, Yargıtay’ın uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi bir başkasına veren, örneğin ikram eden kişiyi de TCK m.188/3 gereğince sorumlu tutabildiği, bununla beraber, birlikte kullanımı TCK m.191/1 kapsamında değerlendirdiği kararlarının da olduğu, burada esas olanın, maddenin bir kişiden diğer kişiye bedelsiz de olsa aktarımı olduğu, ancak birlikte kullanımın TCK m.191/1 kabul edildiği,
Burada karışıklığa sebep olanın, TCK m.188/3’de geçen “başkalarına veren” ifadesi olduğu, neticede ikram etme fiilinin de başkasına verme olduğu, maddeyi veren kişinin para almadığına ve bu işin ticaretini yapmadığına dair savunması karşısında, kanun koyucunun böyle bir düzenleme yapma ihtiyacı duyduğu,
Kullanma amacı dışında uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran failin TCK m.188/3’den sorumlu tutulmasının öngörüldüğü, burada kıstasın ticaret değil, kullanım olduğu, sırf birlikte kullanım amacıyla yasak madde ikram edenin doğrudan doğruya TCK m.188/3’de sorumluluğuna gidilemeyeceği,
Şahsi kullanım kapsamında ikram etme fiilinden bahsedilebilmesi için, aynı ortamda bulunan kişiler arasında ikramın gerçekleşip birlikte tüketilmesi gerekmekle birlikte, failin yasak madde verdiği şahsın orada tüketmeyip, bu madde ile dışarı çıktığında yakalanması halinde, bu maddeyi veren şahsın kastına bakılmasının gerektiği,
Birlikte kullanma amacının olduğu durumda TCK m.191/1’in, aksi halde m.188/3’ün gündeme gelebileceği, fakat her iki durumda da fiillerin m.188/3 ile m.191/1’e uygunluğunda sorun olduğu, çünkü m.188/3’de başkasına verme veya bu amaçla kabul etme fiillerinin düzenlendiği, aynı ortamda bulunurken yapılan ikramların başkasına verme veya bu amaçla kabul etme olarak değerlendirilemeyeceği, ancak m.191/1’de de şahsi kullanımdan bahsedildiği, hükümde yasak madde kullanılan ortamda başkasına kullanması için verilen maddelerin hükümde tanımlanan şahsi kullanıma uymadığı, fakat failin şahsi kullanma kastı olup da başkasına özellikle vermeyi içermeyen ve bulunulan ortamda birlikte kullanma kapsamında değerlendirilebilecek fiillerin şahsi kullanım olarak kabul edilmesinin kanun koyucunun amacına ve her iki hükümden kaynaklanan ceza sorumluluğunun ağırlığı da dikkate alındığında, ceza adaletine daha uygun olduğu, ancak suç ve ceza siyaseti bakımından kanun koyucunun uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını önlemeye çalıştığı, bu nedenle de işin ticari olup olmadığına bakmaksızın başkasına verme veya bu amaçla satın alma veya kabul etme veya bulundurma fiillerini de TCK m.188/3’e dahil ettiği, m.191/1’de de ısrarla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma fiillerine yer verdiği, bunun dışında şahsi maksatla da olsa kullandırma seçimlik hareketini m.191/1’de düzenlemediği, buradan da aynı ortamda bulunan yasak maddeyi oraya gelenlerin kullanmasının bir kullandırtma olarak değerlendirilemeyeceği, burada kanun koyucunun m.188/3’de aradığı başkalarına verme kastının bulunmadığı, çünkü tedavüle, yani dolaşıma sokulan bir maddeden bahsedilemeyeceği, failin........
