Konkordato Mühletinde Olan Kiracıya Yönelik Kira Alacağına İstinaden İcra Takibi ve Tahliye İmkanı
Konut ve çatılı işyerleri bakımından kiracı hakkında konkordato mühleti verilmesi durumunda kira alacağı nedeniyle ona karsı takip yapılıp yapılamayacağı belirlenirken kira alacağının konkordato talebinde bulunulmasından önce doğup doğmadığına göre bir ayrım yapmak gerekir. Zira kural olarak sadece konkordato talebinde bulunulmasından önce doğan alacaklar konkordatoya tabidir. Bu itibarla konkordato mühletinden önce doğan alacaklar hakkında takip yasağı geçerli olacak; buna karşılık, konkordato talebinden sonra doğan alacaklar için kiracıya karsı icra takibi yapılabilecektir. Konkordato mühletinde olan borçlunun işletme giderleri kapsamında kira ödemeleri, tedbir kapsamı dışında tutulacak ve ödenmeyen kira alacaklarının tahsili ile buna mukabil kiracının tahliye edilmesi gündeme gelebilecektir.
Kiracının Konkordato Mühletine Girmesinin Kira İlişkine Etkisi
Konkordato; "Vadesi gelmiş borçlarını ödemeyen veya ödemeyememe tehlikesi bulunan borçlunun, kanunda öngörülen şartlarla mahkemenin denetimi ve gözetimi altında, alacaklıları ile anlaşmak suretiyle borçlarını tasfiye etmesine veya işletmesinin mali durumunu düzeltmesine imkan veren bir cebri icra hukuku müessesesidir." seklinde tanımlanan bir terimdir. (Atalı/Ermenek/Erdoğan, İcra ve İflas Hukuku, s.617) Konkordato kurumunun amaçlarından biri, borçlunun mal varlığının basında bulunarak işletmesini yeniden sağlam bir yapıya kavuşturmasıdır. Bu amaca ulaşabilmesi için alacaklıların takip yapmasının yasaklanması zorunludur. Borçlunun, konkordato mühleti boyunca borçlarını ödemesi için tasarruf yetkisi kısıtlanmaz ve borçlu faaliyetine devam eder.
Konkordato mühleti verilmesinin en önemli sonucu, mühlet kararının verilmesiyle birlikte borçluya karsı takip yapma yasağının başlamasıdır. Buna göre, mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur (IIK m.294/I). İcra ve İflas Kanununda sayılan sınırlamalar içine kira ilişkisinden kaynaklanan alacaklar sayılmadığı için takip yasağının kapsamına kiralananın biriken kira alacakları sebebiyle tahliyesi talepleri de dahildir. Fakat burada, geçici mühletten önce doğan ve sonra doğan kira alacakları olarak ikili bir ayrıma gidilerek değerlendirme yapılmalıdır.
Konkordato mühletinden önce doğan kira alacakları konkordatoya tabi olup önceden başlatılmış takipler durmakta veya bunlara ilişkin takip başlatılamamaktadır. Konkordato borçlusu kiracının, konkordatoya tabi ödenmemiş kira borçları için mühlet içinde ne salt kira alacağının tahsili için genel haciz yoluyla takip ne de tahliye talepli ilamsız icra takibi başlatılabilir. Zira borçlunun malvarlığı ile ilgili takipler m.294 uyarınca yasak kapsamındadır. Genel haciz yoluyla takip salt para alacağı için olduğundan tahliye takibinin de kira alacağına ilişkin bölümü yasak kapsamındadır. (Kuru, El Kitabı, s. 1461)
Kira borcunun her ay doğmasının bir neticesi olarak konkordato başvuru tarihi itibariyle doğmuş kira borcu konkordatoya tabi olacaktır. Konkordato başvurusundan sonra doğan kira borcu ise konkordatoya tabi olmayacaktır. Bunun bir neticesi olarak da konkordato başvurusundan sonra doğan kira borcu, mühlet içinde icra takibine konu olabilecektir.
Yüksek Mahkemenin temel görev alanı İcra ve İflas Hukuku olan daireleri, konkordato müessesi ile benzer düzenlemelerin yer aldığı iflasın ertelenmesi döneminde konkordato mühtedi içerisinde borçlu hakkında kira alacağından dolayı takip yapılabileceği, takip yasağı kararı verilmiş olması halinde, kiracı durumunda olan borçlu hakkında tahliye takibi yapılamayacağını ve faaliyet gösterdiği taşınmazdan tahliye edilemeyeceğini pek çok kararında müstekar biçimde kabul etmiştir. Yargıtay, iflâsın ertelenmesi müessesesinin konkordatoya olan benzerliğe dikkat çekerek, “yasada öngörülen istisnalar dışında takiplerin duracağı kabul edilmezse mali durumun düzelmesinin imkansızlaşacağı” gerekçesiyle tahliye işleminin yapılmaması gerektiğini savunmuştur. (6. HD., 2014/13104 E., 2014/14162 K., 18.12.2014) İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapan 7101 sayılı Kanun ile iflasın ertelenmesi müessesi hukukumuzdan tamamen çıkartılmıştır. Söz konusu Yargıtay kararları değişiklik tarihe göre eskidir. İflasın ertelenmesinin kaldırılmasından doğan boşluğu doldurmak üzere, konkordato müessesesi yeniden düzenlenmiştir. Kanun koyucunun, takip yasağının istisnalarının dar tutulmasına yönelik iradesinin ise değişikliklerden sonra da aynı olduğu görülmektedir. Nitekim, konkordato sürecinde olan borçlu için kiralanan taşınmaz işletmenin devamlılığı için kritik öneme sahiptir.
Konkordato mühleti verilmesiyle başlayan yasak borçlunun malvarlığına ilişkin takipler bakımından geçerli olduğundan kira süresinin bitmesi nedeniyle yapılan takipler bakımından borçluya karsı takip yapılabilir ve borçlunun tahliyesi istenebilir. Aynı şekilde konusu ayni hak olan........
