menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Reklam Kurulu 2025: Influencer'lar İçin Hukuki Risk Haritası

19 55
21.02.2026

“2025 yılı Reklam Kurulu kararları, sosyal medya içerik üreticilerinin artık yalnızca tanıtım yapan kişiler değil; doğrudan reklam hukuku sorumluluğu taşıyan aktörler olduğunu açıkça ortaya koyuyor.”

2025 yılı Reklam Kurulu kararlarına genel çerçeveden bakıldığında tablo oldukça nettir. Yıl içerisinde 353–364 sayılı toplantılar kapsamında toplam 1.634 dosya karara bağlanmış; bu dosyaların yaklaşık ’ında ihlal tespiti yapılmıştır. “Aykırı değildir” kararı verilen dosya sayısı 157 ile sınırlı kalmıştır.

Yıl boyunca uygulanan toplam idari para cezası ise 243 milyon TL’yi aşmıştır. Yaklaşık her dört karardan birinde para cezası uygulanmış olması, denetimin yalnızca uyarı niteliğinde kalmadığını; doğrudan mali yaptırım boyutuna ulaştığını göstermektedir.

Bu istatistiklerin tamamı influencer’lara özgü değildir; ancak dijital mecralara ilişkin dosyaların sayısındaki artış, sosyal medya içeriklerinin Kurul gündeminde daha görünür hâle geldiğini ortaya koymaktadır.

Reklam Kurulu kararları ağırlıklı olarak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61. ve 62. maddeleri çerçevesinde verilmektedir.

- Madde 61, ticari reklamların doğru ve dürüst olması, tüketiciyi aldatmaması ve yanıltmaması yükümlülüğünü düzenlemektedir.

- Madde 62 ise haksız ticari uygulamaları yasaklamakta ve tüketicinin ekonomik davranışını bozabilecek uygulamaları yaptırıma bağlamaktadır.

Bunun yanında kararlar, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği hükümlerine dayandırılmakta; özellikle örtülü reklam yasağı, açık kimliklendirme yükümlülüğü ve tüketiciyi yanıltıcı ticari iletişim konularında bu düzenlemelere atıf yapılmaktadır.

2025 yılı itibarıyla dikkat çeken değişim şudur: Sosyal medya artık “kişisel ifade alanı” olarak değil, ticari etki gücü yüksek bir reklam mecrası olarak değerlendirilmektedir. Takipçi kitlesi geniş olan içerik üreticileri, tüketicinin ekonomik kararını etkileyebilecek aktörler olarak kabul edilmekte; bu nedenle paylaşımlar doğrudan reklam hukuku denetimine tabi tutulmaktadır.

Dolayısıyla 2025, influencer içeriklerinin gri alandan çıkıp açık biçimde mevzuat kapsamına yerleştirildiği bir yıl olarak okunabilir.

2. Örtülü Reklam Nedir? Reklam Kurulu Nasıl Değerlendiriyor?

Influencer denetiminde en sık karşılaşılan kavram “örtülü reklam”dır. Örtülü reklam, ticari bir iletişimin reklam olduğu açıkça belirtilmeden yapılması anlamına gelir. Başka bir ifadeyle; içerik reklam niteliği taşımasına rağmen, tüketici bunun ticari bir iş birliği olduğunu ilk bakışta anlayamıyorsa örtülü reklam riski doğmaktadır.

Reklam Kurulu değerlendirmelerinde temel ölçüt şudur: Ortalama bir tüketici, ilgili paylaşımın reklam olduğunu açık ve net biçimde anlayabiliyor mu?

Eğer; ürün tanıtımı yapılıyor, markaya yönlendirme mevcut, indirim kodu veya satış linki paylaşılıyor, ticari bir menfaat ilişkisi bulunuyor ve buna rağmen “reklam”, “iş birliği”, “sponsorlu içerik” gibi ibareler açık ve görünür biçimde yer almıyorsa; içerik örtülü reklam olarak değerlendirilebilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yalnızca etiket konulmuş olması değil; bu etiketin görünür, anlaşılır ve ilk bakışta fark edilebilir olmasıdır. Reklam Kurulu uygulamasında artık şu savunma yeterli görülmemektedir: “Hashtag koydum, aşağıda yazıyor.” Etiketin konumu, punto büyüklüğü, arka planla kontrastı ve içerik içerisindeki yerleşimi dahi değerlendirme konusu yapılabilmektedir.

Dolayısıyla 2025 itibarıyla influencer içeriklerinde en büyük hukuki risk, reklamın reklam gibi görünmemesidir.

3. Reklam Olduğunu Belirtmek Yeterli mi? Görünürlük Sorunu

2025 yılı Reklam Kurulu kararlarında dikkat çeken hususlardan biri, yalnızca “reklam” ibaresinin kullanılmış olmasının tek başına yeterli görülmemesidir. Kurul, artık biçimsel bir etiketlemenin ötesine geçerek, reklamın ilk bakışta ve tereddütsüz şekilde anlaşılabilir olup olmadığına odaklanmaktadır.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin örtülü reklam yasağına ilişkin hükümleri çerçevesinde, bir içeriğin reklam olduğunun açıkça belirtilmesi zorunludur. Ancak 2025 kararlarında görüldüğü üzere, ibarenin varlığı değil; görünürlüğü, konumu ve algılanabilirliği değerlendirme konusu yapılmaktadır.

Örnek – Toplantı 358, Dosya No: 2025/XXXX

(Bir kozmetik markası ile yapılan influencer iş birliği)

İlgili dosyada, yüksek takipçili bir içerik üreticisi tarafından cilt bakım ürünü tanıtımı yapılmış; paylaşımın son satırında “#işbirliği” etiketi kullanılmıştır. Ancak etiket metnin en altında, çok sayıda hashtag arasında ve görselin altına gizlenmiş biçimde yer almıştır.

Reklam Kurulu değerlendirmesinde şu tespit yapılmıştır: Ortalama tüketici, içeriğin reklam olduğunu ilk bakışta anlayabilecek durumda değildir. Etiketin görünürlüğü yeterli değildir ve ticari ilişki açık biçimde belirtilmemiştir.

Bu nedenle hem reklam veren firma hem de paylaşımı yapan influencer hakkında durdurma kararı ve idari para cezası uygulanmıştır. Bu karar, “etiket koydum, sorumluluğum bitti” yaklaşımının artık geçerli olmadığını göstermektedir.

2025 kararlarında görülen eğilim şu şekilde özetlenebilir:

- Reklam ibaresi içeriğin en başında ve açık biçimde yer almalıdır.

- Hashtag kalabalığı içinde kaybolan etiketler yeterli görülmemektedir.

- Görsel içinde küçük puntolu veya kontrastsız ibareler yeterli kabul edilmemektedir.

- Story paylaşımlarında ibarenin ekranda yeterli süre görünmesi beklenmektedir.

Bu yaklaşım, 6502 sayılı Kanun’un 61. maddesindeki “aldatıcı ve yanıltıcı reklam yasağı” ile 62. maddesindeki “haksız ticari uygulama” düzenlemelerinin dijital mecraya uyarlanmış hâli olarak okunabilir.

İstatistiksel olarak bakıldığında, 2025 yılı genel kararlarının yaklaşık ’ında ihlal tespiti yapılmış olması; Kurul’un değerlendirme eşiğinin oldukça yükseldiğini göstermektedir. Influencer dosyaları toplam karar sayısı içinde sınırlı bir oran oluştursa da, nitelik bakımından dikkat çekici bir artış söz konusudur.

4. Sağlık, Kozmetik ve Takviye Ürün Paylaşımlarında Artan Risk

2025 yılı Reklam Kurulu kararlarında influencer içerikleri bakımından en yüksek yaptırım riski taşıyan alanların başında sağlık, kozmetik ve takviye edici gıda tanıtımları gelmektedir. Bu alandaki denetim yalnızca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a değil; aynı zamanda özel mevzuata da dayanmaktadır. Özellikle: 6502 sayılı Kanun m.61 (aldatıcı reklam yasağı), m.62 (haksız ticari uygulamalar), Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği, Sağlık beyanlarına ilişkin özel düzenlemeler, birlikte değerlendirilmektedir. Reklam Kurulu’nun yaklaşımı bu alanda oldukça katıdır. Çünkü sağlık iddiaları, tüketicinin ekonomik kararının ötesinde, doğrudan sağlık güvenliği ile bağlantılı kabul edilmektedir.

Hangi İfadeler Riskli?

2025 kararlarında özellikle şu tür ifadeler yaptırıma konu olmuştur: “Bağışıklığı güçlendirir”, “Zayıflamaya yardımcı olur”, “Metabolizmayı hızlandırır”, “Hormonları dengeler”, “Depresyona iyi gelir”, “Tıbbi etki gösterir”. Bu tür ifadeler, bilimsel ve resmi onaya dayalı belge ile desteklenmedikçe aldatıcı kabul edilebilmektedir.

Örnek – Toplantı 361, Dosya No: 2025/XXXX

(Bir takviye edici gıda tanıtımı) İlgili dosyada influencer, takviye ürünü için “kullandıktan sonra enerjim arttı”, “bağışıklık sistemimi ciddi şekilde güçlendirdi” şeklinde ifadeler kullanmıştır.........

© Hukuki Haber