menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KANSER İLAÇLARININ SGK TARAFINDAN KARŞILANMASI: YARGITAY’IN SON DÖNEM YAKLAŞIMI VE HASTAYA ÖZGÜ İSPAT

37 0
22.08.2026

Kanser tedavisinde kullanılan yeni nesil hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapilerin bir bölümünün yüksek maliyetli olması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirli koşullarda karşılanması, ilaca erişim sorununu önemli bir hukuk uyuşmazlığına dönüştürmüştür.

Özellikle pembrolizumab (Keytruda), nivolumab (Opdivo), atezolizumab (Tecentriq) ve durvalumab (Imfinzi) gibi ilaçlara ilişkin uyuşmazlıklar son yıllarda Yargıtay içtihadına da yansımıştır.

2025 ve 2026 tarihli kararlar birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir yaklaşım ortaya çıkmaktadır: Artık temel soru yalnızca “Bu ilaç hastanın tedavisi için gerekli midir?” değildir. Asıl mesele, dava konusu ilacın somut hasta bakımından tıbben zorunlu, hayati öneme sahip ve sürekli olarak etkin ve yararlı olduğunun yeterli bilimsel verilerle ortaya konulabilmesidir.

“İLAÇ HAYATİ ÖNEMDEDİR” DEMEK YETERLİ Mİ?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 04.07.2025 tarihli, E.2025/11038, K.2025/11360 sayılı kararı bu açıdan önemlidir.

Somut olayda kanser hastasına pembrolizumab etken maddeli Keytruda kullanılması uygun görülmüş ve TİTCK tarafından kullanım onayı verilmiştir. SGK’nın ödeme talebini reddetmesi üzerine açılan dava kabul edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de SGK’nın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise bilirkişi incelemesini yeterli görmeyerek kararı bozmuştur.

Daire; hastanın kanser türü ve evresinin, önceki tedavilerinin ve ilacın somut hasta üzerindeki etkisinin ayrıntılı biçimde araştırılmasını istemektedir. İlacın ve kanser türünün özelliğine göre gerekli klinik çalışma verileri, biyobelirteçler ve moleküler veya genetik testlerin de değerlendirilmesi; tedaviden sonra tümörde küçülme veya hastalığın ilerlemesinde yavaşlama meydana gelip gelmediğinin, SGK tarafından karşılanan alternatif tedavilerin yeterliliğinin ve sağlanan yararın geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun araştırılması gerekmektedir.

Yargıtay ayrıca incelemenin üniversitelerin tıbbi onkoloji birimlerinden oluşturulacak en az üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından yapılmasını istemiştir. Bu yaklaşım, genel bir “tıbbi gereklilik” değerlendirmesinin ötesinde somut hastaya özgü bilimsel değerlendirmenin önem kazandığını göstermektedir.

İYİLEŞME KAVRAMI NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ?

Kanser tedavisinde kullanılan her ilaç hastalığı tamamen ortadan kaldırmayabilir. Tedavi hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir, tümör yükünü azaltabilir veya hastanın klinik durumunda anlamlı bir yarar sağlayabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2023 tarihli,........

© Hukuki Haber