menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AKTİF VE UYGULAMALI BİR EĞİTİM MODELİ OLARAK AVUKAT EĞİTİMİNDE USTA-ÇIRAK METODU

7 0
01.02.2026

Öğretim sınıfta biter; fakat eğitim ancak

hayatla beraber sona erer’

Frederick William Robertson

Hukukçu eğitimi, sık tartışılan konulardan biridir. Ankara Barosunda yaptığımız deneysel eğitim çalışmalarında avukat eğitiminde ağırlıklı olarak probleme ve case’ya dayalı forum tiyatro tekniklerini kullanan atölye çalışmaları düzenlemiştim. Uzun meslek yaşamım boyunca hukuk öğrencileri ve stajyerlerle çalışma imkânı buldum ve onlardan çok şey öğrendim.

Adeta kentsel dönüşüm geçiren avukatlık mesleğinde usta çırak ilişkisinin yerini işçi işveren ilişkisinin aldığını zamanları yaşıyoruz. Usta çırak ilişkisinin gereği olan “özen etiğinin” yerini eğitim amacı taşımayan ucuz işçiliğe dayalı, emek sömürüsünün aldığını üzülerek görmekteyiz.

İçinde yaşadığımız çağa uygun bir avukat eğitiminin hâlâ usta çırak ilişkisi içinde mümkün olduğunu düşünenlerdenim. Bu yazıda bir çoğu olumsuz kendi mesleki tecrübelerimle geliştirmeye çalıştığım ve uygulamaya çalıştığım avukat eğitiminde usta çırak eğitim metodunu ele alacağım.

A. BİR ÖMÜR SÜREN KARŞILIKLI EĞİTİM SÜRECİ

Avukatlık eğitimi denildiğinde hukuk fakültesi sonrası avukatlık stajı esnasında alınan adliye ve büro eğitimi akla gelir. Uygulamaya çalıştığımız usta çırak ilişkisi metodunda avukatlık eğitimi tercihen hukuk fakültesi birinci sınıfta başlar ve ustanın vefatına kadar sürer. Önerdiğimiz hiyerarşik bir eğitim modeli değildir. Bu süreçte usta da çırağından bilmediklerini öğrenir. Usta- çırak ilişkisinde usta rolündeki avukat, eğitim sürecinde çıraktan daha fazla emek harcamak yükümlülüğündedir.

Bir ruhsat töreni anısı: Hukuk fakültesi öğrencisiyken kurgusal duruşma yarışması vesilesiyle tanıştığım şimdilerde 20 yılı doldurmuş bir avukat olan Avukat Kenan Bostancı, stajını bitirdiğinde ruhsatını Tokat Barosundan almayı tercih etti. Stajyerimizin TBB’den ruhsatını teslim alarak Tokat’a götürmek üzere Av. Ali Hikmet Akıllı ve şimdi akademisyen olan o zaman avukatlık stajına yeni başlayan Doç. Dr. Sezercan Bektaş ile ile birlikte yola çıktık. Tokat Barosuna vardığımızda, avukatlık ruhsatının baro kaleminden genç avukatlara teslim edildiğini, özel bir tören yapılmadığını öğrendik. Bizim Ankara’dan bu tören için gelmemiz hayretle karşılandı. Hemen Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerine haber verdiler. Ruhsatı Baroya gelmiş, ama sahiplerine teslim edilmemiş avukat adayları da alelacele baroya çağrıldılar. Cumhuriyet Başsavcısının ve Adalet Komisyonu başkanının katılımıyla güzel bir tören düzenlendi. Ortağım ve ben, stajyerimizin eğitiminden sorumlu ve onun eylemlerine kefil olduğumuzu açıklayan birer konuşma yaptık. O sırada ruhsat alan genç meslektaşlardan biri ağlamaya başladı. Ağlama sebebi staj veren avukatın yazıhanesi adliyenin karşısında olmasına rağmen törene katılmamasıydı. Daha sonra genç meslektaşımızın bürosuna geçerek bürosunun açılışını yaptık. Birkaç yıl sonra genç avukatımızın düğün merasimine katılmak ve nikâh şahidi olmak nasip oldu.

Örgün hukuk eğitimi daha çok bilişsel temele dayanmaktadır. Usta- çırak ilişkisi bilişsel, davranışsal ve duygusal temellere dayalı bütünsel bir yaklaşımdır. Hukuki bir müesseseyi bilmek iyi avukatlık için kâfi değildir. Onun kadar avukatlığa özgü davranış kalıplarının kazanılması da gerekir. Keza travmatik vakalarla çalışmak durumunda avukatın duygularını iyi yönetmesi, avukat- müvekkil, hâkim-savcı-avukat, avukat avukat, stajyer- avukat ilişkilerindeki aktarım ve karşı aktarımları ustalıkla yönetmeyi öğrenmesi gerekmektedir. Hocam Prof Dr. Erdal Onar’ın ifadesiyle bu meslekte hep kötülükle karşılaşırız. Avukat, kötülük karşısında doğru hukuki ve etik duruş sergileyemez ise zaman içinde kötülüğün bir parçası haline dönüşmesi kaçınılmazdır. Hatta sık sık basına yansıdığı gibi avukat, suça da sürüklenebilir.

Bizim uyguladığımız yöntemde, avukatlık eğitimi hukuk fakültesi birinci sınıfta başlamakta ve öğrencinin tercihine bağlı olarak ömür boyu sürmektedir. Bunun için öğrencinin, fakülteden mezun oluncaya kadar kural olarak kendi belirlediği haftanın bir gününü derslerin aksatmayacak şekilde büro çalışmasına ayırması talep edilmektedir. Mezuniyet sonrası avukatlık stajının 6 aylık adliye stajı süresince mesaisinin tamamını adliyede geçirmesi talep edilmekte, büroda kendisine iş yaptırılmamaktadır. Adliye stajı süresince stajyerle sosyal münasebet sürdürülmekte, adliye stajı birlikte kritik edilmektedir. Adliye stajı sonrasında ise stajyerin tercihine bağlı olarak ömür boyu sürmesi beklenen bir etkileşim süreci başlamaktadır. Bur süreçte en az beş yıl süreyle avukatın genç meslektaşına mentorluk yapma sorumluluğu vardır. Bir ömre sari bu modelde usta çırağı, çırak da ustayı eğitir.

B. AVUKAT EĞİTİMİNİN AMACI

Günümüzde eğitimin amacının kişilerin belli bir tipe uygun hale getirilmesi veya kişilere belli alışkanlıkların kazandırılması, Kuçuradi’nin deyimiyle, kişilere istendik davranışların kazandırılması olarak belirlenmesi oldukça yaygındır. Hayrettin Ökçesiz'e göre ise “hukuk eğitimi; kişiyi, hukuk alanında bilgi, karakter, düşünme, duygu, davranış ve uygulama açısından belli bir düzeye yükseltmeyi amaçlamaktadır.” Buradan hareketle Ökçesiz'in hukuk eğitiminden hukukçularda belirli yetilerin geliştirilmesinin amaçlanması gerektiğini belirttiği söylenilebilir. Bu amaçla, hukukun insani yönünün görünür kılınması arasında bağ kurulması mümkündür.” Bu nedenle usta çırak modelinde karakter odaklı bir eğitim ön plandadır.

1. Etkileşimli Etik Eğitim.

Hukukun insani yönünden hareket edildiğinde hukukçuluk mesleğinin amacının adaleti sağlamak olduğu söylenilebilir. Etik olmadan, adalete uygun bir hukuk inşa edilmesi sağlanamaz. . Adalete uygun bir hukuk için hayatta ve hukuk uygulamasındaki adaletsizlikleri görebilecek hukukçulara ihtiyaç bulunmaktadır. Stajyerlerin hayattaki ve........

© Hukuki Haber