TEMİNAT BONOSU VE TEMİNAT ÇEKİ GEÇERLİLİK ŞARTLARI, MUACCELİYET VE HUKUKEN GEÇERSİZ OLDUĞU DURUMLAR
Ticari ilişkilerde tarafların üstlendikleri yükümlülükleri güvence altına almak amacıyla teminat bonosu veya teminat çeki vermeleri uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Özellikle kira sözleşmelerinde, inşaat ve eser sözleşmelerinde, mal ve hizmet alımlarında, bayilik ilişkilerinde ve çeşitli ticari anlaşmalarda bu tür kıymetli evraklara başvurulmaktadır.
Bununla birlikte, bir bononun veya çekin teminat amacıyla verilmiş olması, belgenin her durumda geçersiz olduğu ya da alacaklı tarafından hiçbir şekilde tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde, senedin alacaklıya teslim edilmiş olması da alacaklının onu her koşulda tahsil edebileceği anlamına gelmemektedir.
Burada belirleyici olan; senedin hangi hukuki ilişki kapsamında düzenlendiği, teminat altına alınan yükümlülüğün ne olduğu, bu yükümlülüğün ihlal edilip edilmediği, senedin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı ve senedin üçüncü kişilere devredilip devredilmediğidir.
Özellikle teminat bonoları bakımından, senet ile temel borç ilişkisi arasındaki bağlantının açıkça ortaya konulması büyük önem taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararlarında da teminat iddiasının hangi delillerle ispatlanacağı ve senedin kambiyo senedi niteliğine etkisi üzerinde durulmaktadır.
Bu makalede teminat bonosu ve teminat çekinin hukuki niteliği, geçerlilik şartları, muacceliyet koşulları, geçersizlik nedenleri ve bu tür senetlere dayanılarak başlatılan icra takiplerine karşı başvurulabilecek hukuki yollar ele alınacaktır.
Ticari hayatta taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini güvence altına almak isteyebilirler. Örneğin bir müteahhit, inşaatı sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlayacağını güvence altına almak amacıyla iş sahibine bono verebilir. Bir kiracı, kiralanan taşınmaza verebileceği zararları karşılamak için teminat senedi düzenleyebilir. Bir mal veya hizmet sağlayıcısı da sözleşmeden doğabilecek belirli risklere karşı karşı taraftan teminat çeki isteyebilir.
Bu tür durumlarda verilen kıymetli evrakın amacı, çoğu zaman doğrudan mevcut bir para borcunu ödemek değil, belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini güvence altına almaktır.
Ancak uygulamada önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Teminat olarak verilen senetlerin, sözleşmede belirtilen şartlar gerçekleşmeden icra takibine konu edilmesi; asıl borcun ödenmesine veya yükümlülüğün yerine getirilmesine rağmen senedin iade edilmemesi ya da teminat amacıyla verilen belgenin sözleşmedeki amacından farklı biçimde kullanılması bunların başında gelir.
Bu nedenle öncelikle şu hususun açıklığa kavuşturulması gerekir: Teminat amacıyla verilen bir kıymetli evrakın geçerliliği ile bu evraka dayanılarak alacağın tahsil edilip edilemeyeceği birbirinden farklı hukuki meselelerdir.
Bir senet geçerli biçimde düzenlenmiş olabilir; ancak teminat altına alınan şart henüz gerçekleşmediği için tahsil edilmesi mümkün olmayabilir. Buna karşılık senedin şekil şartlarını taşımaması, borcun sona ermiş olması veya senedin sözleşmeye aykırı şekilde kullanılması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla her uyuşmazlıkta senedin kendisi kadar, düzenlenmesine neden olan temel sözleşmenin de incelenmesi gerekir.
2. Teminat Bonosu ve Teminat Çeki Kavramı
2.1. Teminat bonosu nedir?
Teminat bonosu, belirli bir borcun, sözleşmesel yükümlülüğün veya muhtemel zararın güvence altına alınması amacıyla düzenlenen bonodur.
Örneğin bir yüklenici, üstlendiği inşaat işini sözleşmede belirtilen tarihte tamamlamayı taahhüt etmiş ve iş sahibine belirli bir tutarda bono vermiş olabilir. Taraflar, işin zamanında tamamlanması hâlinde bononun iade edileceğini; sözleşmenin ihlal edilmesi durumunda ise sözleşmede belirlenen koşullar çerçevesinde teminatın kullanılabileceğini kararlaştırabilir.
Bu durumda bononun hukuki işlevi, yalnızca bir para borcunu belgelemekten ibaret değildir. Bono aynı zamanda taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan riskleri güvence altına almaktadır.
Bununla birlikte her bono teknik anlamda teminat bonosu değildir. Taraflar, mevcut bir para borcunun ödenmesi amacıyla da bono düzenleyebilir. Bir para alacağının tahsilini kolaylaştırmak amacıyla verilen senet ile henüz doğmamış veya doğup doğmayacağı belirli olmayan bir alacağı güvence altına alan senet birbirinden ayrılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/607 Esas, 2023/626 Karar sayılı kararında da teminat amacıyla verilen bono ile mevcut borcun ifası amacıyla verilen bono arasındaki ayrım ele alınmıştır.
2.2. Teminat çeki nedir?
Teminat çeki, belirli bir sözleşmesel yükümlülüğün yerine getirilmesini veya sözleşmeden doğabilecek bir riskin karşılanmasını güvence altına almak amacıyla verilen çektir.
Çek, hukuki niteliği itibarıyla bonodan farklıdır. Bono, belirli bir bedelin ödenmesine ilişkin kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadi içerirken çek, hukuken bir ödeme aracı olarak düzenlenir ve görüldüğünde ödenir.
Bu nedenle teminat çeki değerlendirilirken yalnızca tarafların çeki hangi amaçla verdiklerine ilişkin açıklamalarıyla yetinilemez. Çekin kanuni şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı, ibraz durumu, temel sözleşme ve varsa çekin teminat amacıyla verildiğini gösteren belgeler birlikte değerlendirilmelidir.
Taraflar arasında çekin belirli bir koşul gerçekleştiğinde kullanılacağı kararlaştırılmış olsa bile bu anlaşma, çekin kambiyo hukuku bakımından taşıdığı özellikleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle teminat bonosu ile teminat çekinin aynı hukuki rejime tabi olduğu düşünülmemelidir.
3. Teminat Senedinin Geçerlilik Şartları
Bir teminat senedinin geçerliliği değerlendirilirken hem kıymetli evrak hukukunun kuralları hem de taraflar arasındaki temel borç ilişkisi dikkate alınmalıdır.
3.1. Senedin kanuni unsurları taşıması
Bononun geçerliliği bakımından Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ve 777. maddelerinde düzenlenen unsurlar önemlidir. Kanunda öngörülen zorunlu unsurların eksikliği, eksikliğin niteliğine ve kanundaki istisnalara göre senedin bono niteliğini etkileyebilir. Çek bakımından ise Türk Ticaret Kanunu'nun 780 ve devamı maddelerinde düzenlenen unsurlar dikkate alınır.
Bir senedin yalnızca taraflar arasında teminat amacıyla verilmiş olması, onun kanuni şekil şartlarını taşımadığı hâlde geçerli bir bono veya çek sayılmasını sağlamaz. Öte yandan, senetteki her eksiklik de otomatik olarak geçersizlik sonucunu doğurmaz. Kanunun tamamlayıcı hükümleri ve istisnaları ayrıca incelenmelidir.
3.2. Teminat altına alınan borcun belirlenebilir olması
Teminat ilişkisinde hangi yükümlülüğün güvence altına alındığının belirlenmesi önemlidir. Örneğin sözleşmede, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir tarihe kadar teslimat yapılması amacıyla teminat bonosu verildiği açıkça belirtilmişse tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi kolaylaşır.
Buna karşılık yalnızca senet üzerinde “teminattır” yazılması, her durumda yeterli olmayabilir. Neyin teminat altına alındığının ve senedin hangi ilişki kapsamında verildiğinin belirlenmesi gerekebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/897 Esas, 2018/464 Karar sayılı kararında da teminat amacıyla düzenlenen bonoların temel ilişkiyle bağlantısı ve bu ilişkinin ispatı bakımından önemli açıklamalar bulunmaktadır.
3.3. Senet ile sözleşme arasındaki bağlantı
Teminat iddiasının ispatında en önemli meselelerden biri, senedin hangi sözleşmeye dayanılarak verildiğinin ortaya konulmasıdır. Bu bağlantı; senet üzerinde yer alan açıklamalarla, taraflar arasında imzalanan sözleşmeyle, senede açıkça atıf yapan ek protokollerle veya senedin teslim amacını ortaya koyan diğer yazılı belgelerle gösterilebilir.
Özellikle kambiyo senetlerine özgü icra takibine itiraz bakımından, İcra ve İflas Kanunu'nun 169/a maddesindeki ispat kuralları önem........
