Ortak (Müşterek) Velayet Türk Hukukunda Neden Hâlâ İstisna? Tartışmalı Yaklaşım
Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002'den bu yana yürürlükte ve boşanma sonrası velayeti kural olarak eşlerden yalnızca birine veriyor. Aradan geçen yaklaşık çeyrek asırda ebeveynlik anlayışı "kazanan-kaybeden" modelinden hızla uzaklaşsa da, 2026 itibarıyla kanunda boşanma veya ayrılık sonrasında velayetin anne-baba tarafından ortak kullanılabileceğine dair açık bir madde hâlâ yok. Bu boşluk, ortak (müşterek) velayeti Türk hukukunda kural değil dar bir istisna hâline getiriyor, ve bu durumun neden böyle kaldığı, sanıldığından çok daha tartışmalı bir mesele.
Kanun Ne Diyor, Ne Demiyor?
Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesi, evlilik birliği devam ederken velayetin ana ve baba tarafından birlikte kullanılacağını söylüyor. Ayrılık veya boşanma hâlinde ise hâkimin velayeti eşlerden birine vereceği düzenlenmiş. Boşanma sonrasında velayetin iki ebeveyn tarafından birlikte, ortak biçimde kullanılabileceğine dair ise kanunda açık bir hüküm bulunmuyor.
Somut olarak düşünelim: İstanbul'da anlaşmalı boşanan bir çift, mahkemeye "velayeti birlikte kullanmak istiyoruz" içerikli bir protokol sunduğunda, hâkimin önünde bu talebi doğrudan karşılayan bir kanun maddesi yok. Hâkim, doğrudan kanun metnine değil yerleşik içtihada ve çocuğun üstün yararı ilkesine bakarak karar veriyor. Bu da aynı taleple başvuran iki farklı çiftin, hâkimin yaklaşımına göre farklı sonuçlarla karşılaşabilmesine yol açabiliyor.
Ortak velayet protokolü, işbirliği kapasitesinin somut kanıtı olarak mahkemede önem taşır
Ortak Velayet Türk Hukukuna Nasıl Girdi?
Ortak velayet kavramı Türk hukuk sistemine kanun koyucunun iradesiyle değil, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 7 No'lu Protokol'ün 5. maddesinin yorumlanması yoluyla, yargı içtihadı üzerinden girdi. Bu madde eşler arasında evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hak ve sorumlulukları düzenliyor; Türk mahkemeleri bunu zamanla boşanma sonrası velayet taleplerine de uyarlamaya başladı.
Pratikte bu şu anlama geliyor: bir duruşmada hâkim, tarafların sunduğu ortak velayet protokolünü incelerken yalnızca metne değil, çiftin okul-sağlık kararlarında, tatil planlamasında ve günlük iletişimde gerçekten işbirliği yapabilecek olgunlukta olup olmadığına bakıyor.........
