menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muris Muvazaası İddiasında İspat Yükü: Yargıtay Uygulamasında Hâlâ Süren Tartışmalar

8 0
16.10.2026

Bir mirasçı, babasının ölümünden yıllar sonra tapu kayıtlarını incelediğinde kardeşine “satış” olarak görünen ama hiçbir bedel akışı bulunmayan bir devirle karşılaşıyor. Bu tablo, 1 Nisan 1974 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı‘ndan bu yana, yani elli yılı aşkın süredir Türk yargısının önüne aynı başlıkla geliyor: muris muvazaası. 2026 itibarıyla bu davaların sayısı azalmak bir yana, tapu ve miras hukuku alanındaki en sık görülen uyuşmazlık türlerinden biri olmaya devam ediyor.

Kısaca yanıt vermek gerekirse, muris muvazaası davasında ispat yükü, muvazaayı ileri süren mirasçıya aittir. Ancak mirasçı görünürdeki satış işleminin tarafı olmadığı için bu iddiayı tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Asıl tartışma da burada başlıyor. Çünkü bazı yerel mahkeme kararlarında ispat yükü, fiilen davalı tarafı da ispata zorlayan bir gerekçeyle ters yöne kayabiliyor.

Muris Muvazaası Nedir, Uygulamada Nasıl Karşımıza Çıkar?

Muris muvazaası, miras bırakanın sağlığında bir mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği bir taşınmazı tapuda satış gibi göstermesi anlamına gelir. Görünürdeki işlem yani satış ile gizlenen işlem yani bağış birbirinden farklıdır ve mahkeme önünde gerçek irade esas alınır. Bu ayrım, Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinde düzenlenen muvazaa hükmünün miras hukukundaki özel bir görünümüdür.

Örneğin üç çocuklu bir miras bırakanın, ölümünden iki yıl önce tarlasının tamamını tek bir çocuğuna “satış” bedeliyle devretmesi, ancak devraldığı iddia edilen bedelin ne bankaya yatırıldığına ne de miras bırakanın yaşam giderlerine yansıdığına dair hiçbir iz bulunmaması, mahkemelerce klasik bir muris muvazaası görünümü olarak değerlendiriliyor. Bu durumda diğer mirasçılar, tapu iptali ve tescili davası açarak devri geçersiz kılmayı talep edebiliyor.

Muris muvazaası iddiası genellikle tapu kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkar.

İspat Yükü Kimde? Genel Kuraldan Sapma Var mı?

Türk hukukunda ispat yükünün genel kuralı nettir. TMK m.6 ve buna paralel HMK m.190 uyarınca, bir vakıaya dayanarak kendi lehine hak çıkaran taraf o vakıayı ispatla yükümlüdür. Muris muvazaası davasında bu, iddiayı ileri süren mirasçı demektir. Görünürdeki işlemin muvazaalı olduğunu öne süren........

© Hukuki Haber