menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıdem Tazminatı Fonu Tartışması: Çalışanın Hakkı Ne Yönde Değişebilir?

13 0
previous day

İşçiler için en güçlü güvence olan kıdem tazminatı, 2026 yılının ikinci yarısında yeniden Meclis gündemine taşınıyor. Orta Vadeli Program’da yer alan “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” (TES) çalışması, işverenin her ay çalışan ücretinin yüzde 8,33’ünü bir fona aktarmasını öngören modeli yeniden masaya yatırdı. Bu, on yılı aşkın süredir kapanıp açılan kıdem tazminatı fonu tartışmasının belki de en somut aşaması. Peki bu değişiklik gerçekleşirse, çalışanın bugün sahip olduğu hak ne yönde değişebilir?

Bugün Kıdem Tazminatı Hangi Kurala Göre Ödeniyor?

Öncelikle mevcut sistemi hatırlamakta fayda var. Türkiye’de kıdem tazminatı, 2003 yılında yürürlükten kalkan 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun 14. maddesine göre düzenlenmeye devam ediyor; çünkü 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi bu tek maddeyi yürürlükte bırakmış durumda. Yani yirmi yılı aşkın süredir, yeni kanunda kendine yer bulamayan ama hâlâ geçerliliğini koruyan bir madde üzerinden milyonlarca çalışanın hakkı korunuyor.

Bu sistemde çalışan, işveren tarafından haksız yere veya geçerli bir neden gösterilmeden işten çıkarıldığında, en az bir yıllık kıdemi varsa, her tam yıl için otuz günlük brüt ücreti tutarında tazminat almaya hak kazanıyor. Örneğin Bahçelievler’de sekiz yıldır aynı imalathanede çalışan bir işçi işten çıkarılırsa, sekiz yıllık kıdemine karşılık gelen tutarı -2026 yılı tavanı olan 64.948,77 TL‘yi aşmamak kaydıyla- toplu ve derhal almaya hak kazanır. Bu miktarın nasıl bulunduğunu kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama yöntemiyle ayrıntılı görmek mümkün. Sistemin bugünkü en somut güvencesi tam olarak bu: hak, işten ayrılır ayrılmaz nakit ve toplu şekilde çalışanın eline geçiyor.

2026’da Fon Tartışması Neden Yeniden Alevlendi?

Kıdem tazminatı fonu fikri yeni değil; 2000’li yılların ortasından bu yana defalarca gündeme gelip rafa kalktı. Ancak 2026 farklı bir görüntü çiziyor: Orta Vadeli Program’da TES’in yılın ikinci yarısında yasal çerçeveye kavuşturulması hedef olarak yazıldı ve işveren katkı oranı olarak yüzde 8,33 rakamı somut biçimde telaffuz edilmeye başlandı. Bu detay, tartışmayı soyut bir “olabilir mi” sorusundan, “nasıl........

© Hukuki Haber