menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AVUKATLIK ÜCRET SÖZLEŞMESİ VE ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

7 0
previous day

Avukatlık ücreti hakkında bilinmesi gereken önemli hususlar vardır. Bunların ilki avukatlık ücretinin tanımıdır. Avukatlık ücreti avukatın yaptığı ya da yapılması kararlaştırılan iş ve faaliyetler karşısında avukata ödenmesi gereken tutar toplamıdır. Bilindiği üzere avukatlık faaliyetleri hukuki danışmanlık hizmeti şeklinde olabileceği gibi dilekçe yazımı, ihbarname, ihtarname ve sözleşme düzenlenmesi şeklinde de olabilir. Bunların dışında avukatlık faaliyetleri en çok bilinen haliyle temsil faaliyetlerine yöneliktir. Bu temsil faaliyetleri mahkemeler nezdinde olabildiği gibi icra ve iflas dairelerinde, emniyet ve jandarma birimleri dahil tüm kolluk birimlerinde, adli merciler dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, hatta kamu kurum ve kuruluşları dışında özel ve tüzel kişiler nezdinde olabilir. Örneğin bir avukat, müvekkili olmayan bir kişinin açacağı davanın dilekçesini ya da şahsa karşı dava açılan davanın cevap dilekçesini yazabilir. Benzer şekilde kendisine karşı suç işlendiğini düşünen ve iddia eden müştekinin suç duyurusu dilekçesini ya da şüphelinin veya sanığın savunma dilekçesini yazabilir. Avukat taraflar arasında yapılmak istenen kira sözleşmesi dahil birçok sözleşmeyi düzenleyebilir. Bunların yanı sıra avukat tarafların mahkemeler nezdinde görülen davalarında davacı veya davalı vekili, müşteki, katılan veya suçtan zarar gören vekili ya da sanık müdafi, soruşturma dosyalarında gerek savcılık gerekse kolluk birimlerinde müşteki veya suçtan zarar gören vekili ya da şüpheli müdafi olarak müvekkilini temsil edebilir. Avukat icra ve iflas daireleri nezdinde alacaklı ya da borçlu vekili olarak temsil faaliyetlerini yerine getirebilir. Avukat bir uzlaştırma dosyasında veya arabuluculuk dosyasında müvekkilini temsil edebilir. Hatta avukat tahkim sürecinde müvekkilini temsil edebilir. Avukat tapu sicil müdürlükleri dahil birçok kamu kurumunda müvekkili adına iş ve işlemler yapabilir. Bunlarla birlikte avukat gerçek veya tüzel kişilere hukuki danışmanlık hizmetinde bulunabilir. Bu danışmanlık hizmeti sözlü, yazılı, çağrı üzerine gidilen yerde danışmanlık şeklinde, aynı ya da farklı zamanlarda birden farklı şekillerde de olabilir. Örneğin eş zamanlı olarak hem sözlü bilgilendirmelerde bulunan avukat, aynı süreçte bu sözlü bilgilendirmeleri yazıya dökerek yazılı bilgilendirmede de bulunabilir. Hatta bir avukat bir şirketin sözleşmeli avukatı dahi olabilir. Görüldüğü üzere avukatlık faaliyetleri çeşitli tür ve şekillerde yapılabilen bir meslek olup uygulamada en çok karşımıza çıkan ve herkesçe bilinen haliyle serbest avukatlık şeklinde ifa ve icra edilmektedir. İşte yapılan tüm bu mesleki faaliyetler karşısında avukata ödenmesi gereken tutar toplamı avukatlık ücreti olarak karşımıza çıkmaktadır. Avukatlık ücretinin alınması yasal ve hukuka uygun olup alınmaması halinde bunun kayıtlı olunan baroya bildirilmesi zorunludur. Aksi halde avukat hakkında disiplin cezasına karar verilmektedir. Görüldüğü üzere avukatlık ücretinin alınması değil, alınmaması ve bu durumun bildirilmemesi avukat açısından sorun ve disiplin suçu teşkil etmektedir.

Avukatlık ücretinin ne olduğu anlaşıldıktan sonra bir diğer önemli husus, avukatlık ücretinin neye göre belirlendiğidir. Gerçekten de avukatlık ücreti birçok avukat tarafından farklı tutarlarda telaffuz edilebilmekte ve karşımıza farklı meblağlar halinde çıkabilmektedir. Burada hukuka aykırı bir durumun olup olmadığı tamamen talep edilen tutarlara bağlı olarak değişkenlik arz etmektedir. Bir başka anlatımla avukatlık ücretinin alınması yasal ise de talep edilen tutarın neye göre ya da hangi miktar veya oranda talep edilmesinin yasal olduğu, tespit edilmesi gereken önemli bir husustur. Burada karşımıza iki farklı belirleme aracı çıkmaktadır. İlki avukatlık ücretinin belirli hale gelmesi için alacaklısının ve borçlusunun kendi aralarında sözleşme yapmalarıdır. Ancak burada karıştırılmaması ve birbirinden ayrılması gereken konu, vekalet sözleşmesi ile avukatlık ücret sözleşmesinin birbirinden farklı oluşudur. Zira kişinin avukatı yetkilendirmesi yalnızca onu vekil kıldığı anlamına gelmekte, avukatın da vekil kılma iradesini açıkça veya zımnen kabul etmesi taraflar arasında kurulan vekalet sözleşmesini ortaya koymaktadır. Bu iradeyi sıklıkla vekil edenin istemi üzerine noterlikçe düzenlenen vekaletname gün yüzüne çıkarmakta ve ispatlamaktadır. Oysa avukatlık ücret sözleşmesi vekalet sözleşmesinden farklıdır. Avukatlık ücret sözleşmesinde belirli bir meblağ ya da dava edilen yahut hükmolunan şeyin değerinin ya da paranın belirli bir oranı kararlaştırılır. Avukatlık ücret sözleşmesinin hiç ya da yazılı olarak yapılmaması, vekil edenin vekile olan borcunu ödememesinin bir sebebi olamaz ve mevcut borcu ortadan kaldırmaz. Bir diğer anlatımla taraflar arasında ücret sözleşmesinin yapılmamış veya ispatlanamamış olması, avukatın ücret isteyememesine yol açmaz. Aynı sonuçlar ücret sözleşmesinin geçersiz olduğu durumlar için de geçerli olup gerek ücret sözleşmesinin yapılmadığı gerekse geçersiz olduğu veya ispatlanamadığı durumlarda avukatın........

© Hukuki Haber