TAHLİYE TAAHHÜDÜNDE SAHTE İMZA: KİRAYA VEREN NE ZAMAN SAHTECİLİKTEN, KİRACI NE ZAMAN İFTİRADAN SORUMLU OLUR?
Kira ilişkilerinde uygulamada sıklıkla başvurulan tahliye taahhüdü, kiracının belirli bir tarihte kiralananı tahliye edeceğini yazılı olarak üstlendiği ve kiraya verene belirli şartların gerçekleşmesi halinde tahliye talep etme imkanı sağlayan önemli bir belgedir.
Tahliye taahhüdünün hukuki sonuç doğurabilmesi için belgenin gerçek iradeyi yansıtması ve özellikle kiracı tarafından imzalanmış olması gerekir. Uygulamada ise kiracının tahliye taahhüdündeki imzayı inkar etmesi, yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın kiracıya ait olmadığının belirlenmesi ve kiraya veren tarafından söz konusu belgenin icra takibinde veya tahliye davasında kullanılması halleriyle karşılaşılmaktadır.
Bu durum yalnızca özel hukuk bakımından bir uyuşmazlık oluşturmayıp, somut olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu'nun 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunun konusunu da oluşturabilmektedir.
1-TAHLİYE TAAHHÜDÜNDEKİ İMZANIN KİRACIYA AİT OLMAMASI VE ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU
Türk Ceza Kanunu'nun 207. maddesinde özel belgede sahtecilik suçu düzenlenmiştir. Buna göre, bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve bu sahte belgeyi kullanan kişi cezalandırılmaktadır.
Tahliye taahhüdü, belirli koşullarda hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir belge olduğundan, sahte olarak düzenlenmesi veya sahte olduğu bilindiği hâlde kullanılması hâlinde özel belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturabilecektir.
Ancak burada önem taşıyan husus, imzanın kiracıya ait olmadığının belirlenmesi ile kiraya verenin sahtecilik suçunu işlediğinin kabul edilmesinin aynı şey olmadığıdır.Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için failin sahtecilik fiiliyle bağlantısının ve kastının ortaya konulması gerekir. Özellikle kiraya verenin sahte imzayı bizzat atıp atmadığı, belgeyi kendisinin düzenleyip düzenlemediği veya belgeyi sahte olduğunu bilerek kullanıp kullanmadığı araştırılmalıdır.
Nitekim İzmir Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararda, kiraya verenin sahte olduğunu bildiği tahliye taahhüdünü icra takibinde kullanması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan sorumlu olduğu kabul edilmiştir;Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunması, müştekinin iddiası, bu iddiayı doğrular rapor ile olayın seyri nazara alındığında, katılanın, olay tarihinde sanığın kiracısı olduğu, sanığın sahte olduğunu bildiği tahliye taahhüdünü kullanarak 16/12/2022 tarihinde takip başlattığı, yapılan itiraz üzerine Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasında yapılan yargılamada alınan 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tahliye taahhüdünde müşteki adına atılı bulunan imzanın müştekinin eli ürünü olmayıp taklit imza olduğunun tespit edilerek davanın reddine karar verildiği, her ne kadar sanığın alınan savunmasında özetle suçlamaları kabul etmemiş ise de tahliye taahhüdünde yer alan imzanın müştekinin eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar imzanın sanığa ait olduğuna ilişkin kesin delil bulunmasa da anılan tahliye taahhüdünün düzenlenmesinin sanık lehine olduğu ve sanık tarafından icra takibinde kullanıldığı, bu nedenle sanığın belgeyi, sahteliğini bilerek kullandığının kabul edilerek üzerine atılı suçu anlatılan şekilde işlediği sabit olduğundan müsnet suçtan cezalandırılmasına daha önceden hakkında kasıtlı bir suçtan mahkumiyet kararı olmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiştir.
2-TAHLİYE TAAHHÜDÜNÜN EMLAKÇI ARACILIĞIYLA ALINMASI
Uygulamada özellikle dikkat edilmesi gereken bir diğer durum, kira sözleşmesinin emlakçı aracılığıyla kurulması ve tahliye taahhüdünün de emlakçı tarafından alınmasıdır. Bu durumda kiraya veren, tahliye taahhüdündeki imzanın kendisine ait olmadığını bilmediğini ve belgenin kendisine emlakçı tarafından teslim edildiğini ileri sürebilir. Bu nedenle kiraya verenin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde, tahliye taahhüdünün kim tarafından hazırlandığı, kimin huzurunda imzalandığı, belgenin kiraya verene ne zaman ve nasıl teslim edildiği ve kiraya verenin belgenin sahte olduğunu bilip bilmediği önem kazanır.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında bu........
