TÜRK HUKUKUNDA KAMULAŞTIRMA REJİMİ: TEORİ, UYGULAMA VE YARGISAL DENETİM
I. GİRİŞ: MÜLKİYET HAKKINA MÜDAHALENİN SINIRLARI VE ANAYASAL GÜVENCELER
Mülkiyet hakkı, Anayasa'nın 35. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Ek 1. Protokol ile güvence altına alınmıştır. Kamulaştırma, bu hakka yapılan en ağır müdahalelerden biridir. Bu nedenle hukuk devleti ilkesi gereği, kamulaştırma işlemi ancak "kamu yararı" amacıyla, "kanunla" ve "ölçülülük ilkesine" uygun olarak yapılabilir. Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma yetkisi sınırsız değildir; kamu yararı amacı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında "adil bir denge" (fair balance) kurulması zorunludur.
II. İDARİ SÜREÇ ANALİZİ: KAMULAŞTIRMANIN HAZIRLIK VE KARAR AŞAMALARI
Kamulaştırma süreci, idarenin tek taraflı iradesiyle başlasa da, yargısal denetim ve satın alma usulü gibi aşamalarla dengelenmiştir. Bu süreç, teknik detayları yoğun bir idari prosedürler zinciridir.
A. Kamu Yararı Kararı ve Onay Mekanizması
Kamulaştırmanın ilk ve kurucu unsuru "kamu yararı kararı"dır. 2942 sayılı Kanun'un 5. ve 6. maddeleri, hangi mercilerin bu kararı vereceğini ve onaylayacağını hiyerarşik bir düzen içinde belirlemiştir.
• Yetki Unsuru: Kamu yararı kararını verecek merci, kanunda tahdidi olarak sayılmıştır. Yetkisiz merci tarafından alınan karar, idari işlemin yetki unsuru yönünden sakatlanmasına ve iptaline yol açar.
• Sebep Unsuru (Gerekçe): Danıştay, kamu yararı kararının soyut bir gerekçeye dayanmasını kabul etmemekte; somut, projeye dayalı, etütleri yapılmış ve ödenek durumu belirli bir ihtiyacın varlığını aramaktadır. Örneğin, "ileride doğabilecek ihtiyaçlar için" yapılan kamulaştırmalar, Danıştay 6. Dairesi tarafından genellikle iptal edilmektedir.
B. Kamulaştırma İşlemine Başlama ve Tapuya Şerh (Madde 7)
İdare, kamulaştırma kararından sonra taşınmazın ölçekli planını yapar, maliklerini tespit eder ve tapu siciline "kamulaştırma şerhi" verilmesini talep eder. Bu şerh, 6 ay süreyle geçerlidir. 6 ay içinde bedel tespiti davası açılmazsa şerh kendiliğinden hükümsüz kalır (Madde 7/3). Bu düzenleme, mülkiyet hakkının süresiz olarak askıda kalmasını önleyen önemli bir güvencedir.
C. Satın Alma Usulünün Zorunlu Önceliği (Madde 8)
Kanun koyucu, uyuşmazlıkların yargıya taşınmadan çözülmesi için "satın alma usulünü" (pazarlık) zorunlu bir ön aşama olarak öngörmüştür.
• Kıymet Takdir Komisyonu: İdare bünyesinde oluşturulan bu komisyon, taşınmazın tahmini bedelini belirler.
• Uzlaşma Komisyonu: Malikle pazarlık görüşmelerini yürütür.
• Dava Şartı Olarak Satın Alma: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 5. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, idare satın alma usulünü usulüne uygun olarak denemeden (örneğin, malike usulüne uygun davetiye çıkarmadan) doğrudan tescil davası açarsa, dava "dava şartı yokluğu" nedeniyle reddedilmelidir. Bu aşama şekli bir prosedür değil, esasa etkili bir zorunluluktur.
III. YARGISAL AŞAMA: BEDEL TESPİTİ VE TESCİL DAVASI (MADDE 10)
2001 yılında yapılan 4650 sayılı Kanun değişikliğiyle, idarenin tek taraflı olarak bedel belirleyip el koyma yetkisi kaldırılmış; bedelin mahkemece tespiti ve peşin ödeme sistemi getirilmiştir. Bu dava,........
