BOŞANMA DAVALARI: EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI, İSPAT HUKUKU, GÜNCEL YARGITAY İÇTİHATLARI VE DOKTRİN DEĞERLENDİRMESİ
Giriş: Boşanma Hukukunda Temel İlkeler, İspat Yükü ve Usul Hataları
Evlilik birliği, taraflar arasında duygusal ve manevi bağların yanı sıra karşılıklı hukuki hak ve yükümlülükler tesis eden kurumsal bir sözleşmedir. Bu birliktelik kriz dönemine girdiğinde, tarafların duygusal tepkileri çoğunlukla soğuk hukuk kurallarının ve usul ilkelerinin önüne geçmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 166/1 hükmü uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, taraflardan her biri boşanma davası açma hakkına sahiptir.
Ne var ki uygulamada "haklı çıkma" veya karşı tarafı mutlak biçimde cezalandırma saikiyle hareket eden eşler, haklıyken haksız konuma düşmelerine yol açan çok ağır usul ve delil hatalarına imza atmaktadır. Boşanma davalarında yargılamanın kaderini belirleyen temel unsur, soyut iddialar değil; bu iddiaların hukuka uygun delillerle ispatlanıp ispatlanamadığı ve mahkeme önünde kusur dengesinin nasıl somutlaştırıldığıdır.
I. Boşanma Davalarında Hukuka Aykırı Deliller, Özel Hayatın Gizliliği ve Dijital Verilerin İspat Gücü
Akıllı telefonların ve sosyal medya uygulamalarının hayatın merkezine yerleşmesi, boşanma davalarındaki ispat araçlarını da kökten değiştirmiştir. Aldatıldığından, güven sarsıcı davranışlara maruz kaldığından şüphelenen veya karşı tarafın gizli yazışmalarını ele geçirmek isteyen eşlerin en sık başvurduğu hatalı yöntem; diğer eşin rızası dışında telefonuna casus yazılımlar yüklemek, takip programları kurmak veya veri kurtarma yazılımlarıyla silinen kayıtları geri getirmektir.
Yerleşik yargısal içtihatlar ve medeni usul hukuku doktrini (Kuru, Pekcanıtez) uyarınca bu eylemler telafisi imkânsız usuli sonuçlar doğurmaktadır. Anayasa m. 38/6 ve 6100 sayılı HMK m. 189/2 gereğince hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller hiçbir surette hükme esas alınamaz. Doktrinde kabul edildiği üzere evlilik birliğinin varlığı, eşlerin haberleşme hürriyeti ve özel hayatın gizliliği gibi anayasal temel haklarını ortadan kaldırmaz.
Nitekim emsal nitelikteki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/7539, K. 2021/9869, T. 21.12.2021 sayılı ilamında; davacı erkeğin, davalı kadının telefonuna silinen kayıtları geri getiren harici bir program yüklemek suretiyle elde ettiği yazışmalar ve görüşme kayıtları değerlendirilmiştir. Yüksek Mahkeme, erkeğin eşinin telefonuna........
