İnsan neden kötülükte daha kolay birleşir?
On yıllardır insanların üzerinde düşündüğü ve konuştuğu bir konu aslında bu. Deniz Göktaş’ın son gösterisindeki “iyi olmak eskiden zordu şimdi çok kolaylaştı” kısmında da bu konuyu uzunca düşündüm. Özel hayatımda da çokça kötü insan bir araya geldi, beni ve ailemi hedef alarak kötülük yapıyor ve adına da kötülük demiyorlar. Son zamanlarda çok acayip tesadüfler eşliğinde bu konuya kafa yoruyorum. Nasıl oldu da dışarıdan bakınca iyi görünen bunca insanın içinden birer canavar çıktı da bir anda böyle çeteleştiler? O sırada arkada Seda Sayan’dan “kime iyilik yaptıysam gelip bana kazık attı be kardeşim, ulan ben sana ne yaptım” çalıyor.
Şimdi öncelikle en klişe haliyle zaten zor olan iyi olmak. İyi bir şey inşa etmeye kalktığınızda, önce herkesi aynı masaya oturtmanız gerekiyor. Daha da önemlisi "iyi nedir?" sorusuna ortak bir cevap bulmanız gerekiyor. Bu sorunun yanıtına kimi adalet der, kimi huzur dr, kimi güvenlik, kimi özgürlük der. Bu uzlaşı arama haliyle bir kere tartışmanın daha başlamadan bitmesi çok olası. Ama bir düşman gösterin, iyi etrafında uzlaşamayan o aynı insanlar bir anda hizaya girer. Biri korkudan katılır, biri kinden, biri birikmiş kıskançlıktan, kimisi de sadece dışlanmamak için. Nedenleri farklı olabilir ama yön aynıdır. Kötülük çoğulcu değildir, tek bir noktada birleşir; iyilik ise doğası gereği dağınıktır, çoğuldur, yavaştır.
Bu bir tesadüf değil, bir asimetri. Olumlamak zordur, olumsuzlamak ise çok daha kolay. "Buna karşıyız" demek, "şunun için varız" demekten çok daha az emek ister. Ortak düşman, üzerinde konuşmaya bile gerek duymadan sizi bir araya getirir. Ortak düşman olarak seçilen figüre dair tutunulan düşmanlık gerekçelerinin sakilliği ise hiç tartışılmaz. Oysa ortak bir gelecek tasavvuru, sabır ister, müzakere ister, zaman zaman da yalnız kalmayı göze almayı ister.
Bir de sorumluluğun kalabalıkta erimesi meselesi var. Tek başınıza birine zarar vermek, çoğu insan için aşılması güç bir........
