menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mimarlar Odasına Yüklenen Sorumluluk

16 0
30.09.2026

Bu köşede 26 Şubat tarihinde yayımlanan “Bir STK olarak Mimarlar Odasının önemi” başlıklı yazıda, Mimarlar Odası Samsun Şubesi eski Başkanı İshak Memişoğlu’nun, sosyolog Henri Lefebvre’nin “Mekânın Üretimi”, başka bir deyişle “Kentin Üretimi” olarak bilinen kitabından alıntılayarak Mimarlar Odası Samsun Şubesi’nin Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmadaki, “Kent, yalnızca yapılaşma kararlarının toplamı değil; güç ilişkilerinin mekânda aldığı biçimdir.” sözünden hareketle, Mimarlar Odası Samsun Şubesi’nin şehir adına kendisine emanet edilen görevi aksattığını anlatmaya çalışmıştım.

Şube Başkanı Burak Şener’in, bu eleştirimi ağır bulduğuna dair bir mesajı, İshak Memişoğlu aracılığıyla tarafıma ulaşmıştı.

Niyetim, sivil toplum kuruluşlarında görev alanların heveslerini kırmak olmamıştır hiçbir vakit.

Bu köşede yazarken amacım her daim, bana emanet edilen bu köşede doğru bildiklerimi ifade etmekle sınırlı kalmak olmuştur.

Bütün STK’ları, şehrin dinamiğini sağlamak adına önemli kurumlar olarak gördüm her zaman. Ancak Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Ticaret ve Sanayi Odası ile Baro gibi kuruluşları ise gözümde de gönlümde de çok daha farklı konumlandırmışımdır.

Mimarlar Odası gibi yukarıda adını saydığım kuruluşlara yönetici olarak seçilenlerin “Başkan” unvanı ile anılmaları ruhlarını okşuyor olabilir.

O unvanda gözüm olmadığı için sözüm de olmaz elbette.

Seçildikleri görevin, kendilerine yüklenen sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği konusuyla ilgilendiğim gibi, onu sorgularım da.

Şehrin kent dokusunu bozabilecek kimi uygulamaları yargıya taşımak gibi yetkisi ve hatta yükümlülüğü bulunmasına rağmen, o yetki ve sorumluluğun kullanılmaması gibi........

© Hedef Halk