menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deprem Gerçeği ve Kardeşliğimiz

9 18
10.02.2026

Milletimizin en önemli özelliklerinden biri, felaket anlarında kenetlenebilmesidir.
Deprem ülkesiyiz, biliyorsunuz.
Aşağı yukarı her Allah’ın günü irili ufaklı sayısız deprem oluyor. Öyle ki 4 büyüklüğündeki depremleri olağan vakalar arasında sayıyoruz. Depremlere bu kadar alışmış durumdayız.
Can ve mal kaybına neden olan büyük depremleri ise yaklaşık 10–15 yıl aralıklarla yaşıyoruz.
1939’da Erzincan yerle bir oldu.
Yaklaşık 50 yıl önceki Lice depremini hatırlarım mesela. Daha sonra Dinar depremi… O da hafızamda derin izler bırakan yıkımlardan biridir.
Ancak Gölcük merkezli 7.4 büyüklüğündeki 1999 depremi ile 6 Şubat 2023’te, 11 ilimizi yerle bir eden ve resmî rakamlara göre 53 bin yurttaşımızı hayattan koparan Kahramanmaraş merkezli depremler, asla unutamayacağımız felaketler olarak tarihe geçti.
Dedim ya; deprem ülkesiyiz ve neredeyse her gün deprem yaşıyoruz.
Samsun da deprem kuşağında, biliyorsunuz.
Kuzey Anadolu Fayı; 84 yıl önce Erzincan’ı, 27 yıl önce İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Bolu ve Yalova’da büyük yıkım ve can kaybına neden olan Gölcük merkezli depremi üreten fay, burnumuzun dibinden geçiyor. Erzincan depremi, bu fayın........

© Hedef Halk