20'li yaşların ortasında akım yorgunluğu...
20'li yaşların tam ortasındayım... İnsanın "Ben kimim, gerçekten neyi seviyorum ve nasıl bir hayat inşa etmek istiyorum?" sorularına cevap aradığı o en kritik eşiktir herhalde, bana öyle geliyor çünkü. Ancak bugün 25 yaşında bir genç olarak kendi kimliğini keşfetmeye çalışırken, insanın karşısına devasa bir dijital pazarlama duvarı dikiliyor: Her iki haftada bir yenilenen mikro-trend ve "estetik" (aesthetic) çılgınlığı.
Gelin, kendi özgünlüğümüzü bulmaya çalışırken algoritmaların bize sunduğu o kurgusal kimlikler arasında nasıl yorulduğumuzu konuşalım.
Sosyal medyada akışa şöyle bir baktığınızda, her an yeni bir "tarz" paketinin önümüze koyulduğunu görüyorsunuz. Bir hafta her şeyin abartısız ve nötr olduğu bir akım pompalanıyor, ertesi hafta bir başkası, sonraki hafta da bambaşka bir şey... Okuduğum bazı incelemelere göre eskiden alt kültürler yıllarca sürer, insanların dünya görüşünü, müziğini ve felsefesini şekillendirirdi. Şimdiyse algoritmalar bize her 14 günde bir tüketime........
