menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aklımızla alay etmeyi bırakın: Ya hesap verin ya da gidin 5 Ekim 2026

9 0
yesterday

Futbolun dudaklarındaki tebessümün, kramponların ucundaki o saf sevdalığın adliye koridorlarında kelepçelendiği, kirli bir şafak vaktinden geçiyoruz.​Federasyon koltuklarının sallandığı, Merkez Hakem Kurulu başkanının ve iki Süper Lig hakeminin cezaevi avlularında voltaya çıktığı, onlarca futbol aktörünün savcılık dosyalarına birer "sanık" parantezi olarak sıkıştığı meşum günler bunlar… Şike, teşvik, sahte belgeler, müstehcenlik… Artık santra yuvarlağından yükselen düdük sesi, sahaya değil adliye koridorlarına yankı bırakıyor. Hakemin ağzındaki metal parçasından adalet değil, şüphe dökülüyor; verilen her kararın gölgesine büyük bir soru işareti tünüyor.

​İşte böylesine ağır, böylesine kurumuş ve çürümüş bir atmosferin bağrında, ay-yıldızlı forma Bologna’da İtalya’nın karşısına dikildi.​Ama o forma, bu gece sadece yeşil çimlerin değil, kederin de yükünü taşıyordu. Son üç maçın mağlubiyet tortusunu, futbolun etrafını bir sis gibi kaplayan o katran siyahı güvensizliği ve Arda’sız, Orkun’suz, Hakan’sız, Kenan’sız kalmış........

© HalkTV