Şiddet kültürüne karşı sanat eğitimi!
"Kitaplar yoluyla özgürleştiğimin farkındayım. "Okumak özgürlüktür!" diyerek daha çok çocuk ve gençle bunu paylaşabilmenin umudunu; "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir!" diyen Atatürk’ün açtığı yol ile bir gün düşlerimin gerçek olacağını biliyorum."
Eğitimci Yazar Buket Çetin ile şiddet kültürüne karşı sanat eğitimini konuştuk.
Eğitimci bir yazar olarak sizce günümüzde eğitimcilerin yaşadığı en önemli sorun nedir?
Günümüzde eğitim ortamlarında sıkça vurgulanan kavramlardan birisi zorbalık. Sadece eğitim ortamlarında değil, yaşantımızda, çevremizde, haberlerde de sıkça karşılaştığımız bir şiddet atmosferi var. Şiddet kültürünün toplum içinde yaygın olarak üretilmesi ile maalesef eğitim ortamları da bundan etkileniyor. Aile içindeki otoriter baba figürü, şiddete maruz kalan anne ya da ev kişileri kadar otoriter ve itaate dayalı yönetim ve iletişim ortamları da bence bundan etkileniyor ve böylece zorbalık da şiddetin bir uzantısı olarak karşımıza çıkıyor. Bunu hem ulusal hem evrensel düzeydeki şiddet kültürü göstergeleri için söylüyorum. Epstein ya da evrensel düzeyde yaşanan (savaş gibi) sosyal sorunlar ve skandallar şiddet kültürünün ne biçim bir düzeye dönüştüğüne örnektir. Kendi meclisimizde izlediğimiz yumruklaşmaları örnek bile vermek istemiyorum.
Toplum içinde bireyin duygu ve düşüncelerinin değerli görüldüğü demokratik anlayıştaki iletişim şekilleri ise şiddeti sonlandırır. Demokratik anlayış içinde çocuk ve gençlerin kendilerini sanatsal yollarla fark ve ifade etmesi, onlar için sağlıklı bir gelişimin ve mutlu bir geleceğin kapılarını aralar. Bu noktada özellikle yaratıcı drama ile çocuk ve gençlik edebiyatından yararlanılması gerektiğini düşünüyorum.
Sizce sanat eğitimi gittikçe kaybolan insani değerlerimizi yeniden kazandırır mı? Çocuklar için mutlu bir gelecek nasıl kurulur?
Çocuk Edebiyatında Hoşgörü (Aslan ve diğerleri, 2019) isimli bildiride; şiddet, düşmanlık türü ilkel davranışlardan söz eder. İnsan yaşamını ve barışçıl ortamı tehdit eden unsurlar ile evrensel kardeşlik konusunda hoşgörünün önemi üzerinde durur. Ayrıca zorbalık karşısında sessiz kalmadan kendini ifade edebilmenin, haklarını........
