Eski rejimin fiili yöneticisiydi: İkinci Kaddafi de öldürüldü
Libya'nın eski lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin önceki gün uğradığı suikast sonucu öldürüldüğü açıklandı bildiğiniz gibi. İlk bilgilere göre oğul Kaddafi konutuna giren dört maskeli saldırgan tarafından katledildi. Bu elbette bir cinayet, arkasında kimin/kimlerin olduğunu, sonuçlarının ne olacağını herhalde öğreniriz yakında.
Son yıllarını ülkesinde “sessiz” kalarak sürdürse de Seyfülislam Kaddafi babasının döneminde, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın değerlendirilmesiyle “fiili Başbakan” olarak sözedilen etkili bir figürdü. Dolayısıyla babasının halefi olarak da görülürdü.
Son derece çalkantılı bir yaşamı olan 53 yaşındaki oğul Kaddafi’nin, henüz ayrıntıları bilinmeyen bir biçimde öldürüldüğü haberini duyduğumda “neden?” diye soruşum, düşmanları olmakla beraber ölümünün kimse için bir yararı olmayacağına inanmış olmamdandı. Çok uzun zamandır ülke siyasetinden uzak bir yaşamı vardı çünkü. Bu özelliğinden ötürü, “tarafsızlığına da” güvenildiğinden olsa gerek Libya'daki çatışmayı çözmeyi amaçlayan BM arabuluculuğundaki siyasi diyalogda görüşleri sorulan biri durumundaydı.
Oysa babasının iktidarında, 2000’li yıllarda Libya ile Batılı hükümetler arasında aracılıklar yapmış, Libya'nın kitle imha silahları programlarını terk etmesine yol açan (Kaddafi’nin batı tarafından kandırıldığı) müzakerelerde merkezi bir rol........
