Yıllık izin kullanırken hangi haklar gözden kaçıyor? 18 Eylül 2026
Çalışma hayatında bazı haklar vardır; herkes varlığını bilir ama uygulamaya gelindiğinde işin rengi değişir. Yıllık ücretli izin de bunların başında geliyor.
Çalışan izne hak kazanıyor ancak ne zaman kullanacağını bilmiyor. İzin erteleniyor, birkaç güne bölünüyor, hafta tatilleri izin süresinden düşülmeye çalışılıyor veya kullanılmayan izinler yıllarca birikiyor. Bazen de çalışan kâğıt üzerinde izinli görünürken telefonla, mesajla ya da bilgisayar başında işini takip etmeye devam ediyor.
Oysa yıllık izin, personel dosyasında gösterilecek birkaç günden ibaret değildir. Bu hakkın temelinde çalışanın gerçekten dinlenmesi vardır.
Bir yıl dolmadan yıllık izin hakkı doğar mı?
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yıllık ücretli izne hak kazanabilmek için, deneme süresi de dâhil olmak üzere aynı işverene bağlı en az bir yıl çalışılmış olması gerekiyor.
Burada önemli bir ayrıntı var.
İşçinin aynı işverene ait farklı işyerlerinde geçen çalışma süreleri yıllık izin hesabında birlikte değerlendiriliyor. İşyerinin değişmesi, aynı işverene bağlı geçmiş çalışma sürelerini ortadan kaldırmıyor.
Kanunun belirlediği asgari yıllık izin süreleri ise kıdeme göre değişiyor.
Bir yıldan beş yıla kadar, beş yıl dâhil, çalışanlara en az 14 gün; beş yıldan fazla ve on beş yıldan az çalışanlara en az 20 gün; on beş yıl ve daha fazla çalışanlara ise en az 26 gün yıllık ücretli izin verilmesi gerekiyor.
18 yaş ve altındaki çalışanlar ile 50 yaş ve üzerindeki çalışanların yıllık ücretli izin süresi ise 20 günden az olamıyor.
Bunlar asgari süreler. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha uzun yıllık izin süreleri belirlenebilir.
Çalışan istediği zaman izne çıkabilir mi?
Yıllık izin konusunda en sık karşılaşılan yanlışlardan biri de çalışanın istediği tarihte tek taraflı olarak izne çıkabileceğinin düşünülmesi.
Çalışanın izin hakkının bulunması, izin tarihini tek başına belirleyebileceği anlamına gelmiyor. Çalışan talebini işverene bildiriyor, izin zamanı belirlenirken işyerindeki çalışma düzeni de dikkate alınıyor.
İşverenin iş organizasyonunu gözetmesi doğal.
Ancak iş yoğunluğu gerekçesi, yıllık iznin sürekli ertelenmesine ve çalışanın hakkını fiilen kullanamamasına dönüşemez.
İşveren izin zamanını planlayabilir; yıllık izin hakkını ortadan kaldıramaz.
Yıllık izin kaç parçaya bölünebilir?
Uygulamada........
