Bayramlar bayram ola… Ama bu bayram kime?
Takvimler yine bir bayramı gösteriyor. Sofralar kurulacak, büyüklerin elleri öpülecek, çocukların gözleri bayram harçlığıyla parlayacak. En azından olması gereken bu.
Ama bu bayram, içimizde bir eksiklik var.
Çünkü bu bayram, milyonlarca insan için sadece takvimde bayram.
Sokağa çıkın, bir emeklinin kapısını çalın… Size bayramdan değil, geçim derdinden söz edecek. Bir asgari ücretlinin gözlerine bakın… Bayram planı değil, ay sonunu nasıl getireceğini anlatacak.
Bu bayram, ne yazık ki buruk.
Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, bu ülkenin yükünü sırtlamış insanlar… Bugün bir bayram sabahına, cebindeki parayı hesaplayarak giriyor. Bayram ikramiyesi dediğimiz o ödeme, bir zamanlar gerçekten “ikramiye”ydi. Bir nebze nefes aldırırdı.
Bugün ise adı var, kendisi yok.
Rakam büyümüş gibi görünse de alım gücü eridi. Market raflarında, kasap vitrininde, pazarda o para artık çoktan buhar oldu. Üstelik bu yıl, herkesin beklediği artış da yapılmadı. Bayram öncesi umut vardı, ama o umut da sessizce........
