Bağ-Kur 7200 gün düzenlemesinden herkes yararlanabilecek mi? 8 Eylül 2026
Esnafın dükkânı sabah açılır ama sosyal güvenlik hesabı hiç kapanmaz.
Kira, vergi, elektrik, personel gideri, Bağ-Kur primi… Her ay yeniden başlayan bir mücadelenin içinde esnaf yalnızca işini ayakta tutmaya değil, geleceğini de güvence altına almaya çalışıyor.
Tam da bu nedenle yıllardır konuşulan Bağ-Kur’luların emeklilik için gerekli prim gün sayısının 9000’den 7200’e düşürülmesi, teknik bir sosyal güvenlik düzenlemesinden çok daha fazlasıdır.
Çünkü aradaki fark tam 1800 gün.
Başka bir ifadeyle yaklaşık beş yıl.
Mesele yalnızca rakam değil; bir insanın hayatından geçen beş yıl.
Bugün kendi nam ve hesabına çalışan bir vatandaşın karşısına çıkan temel gerçeklerden biri, emeklilik için gerekli prim şartının birçok durumda SSK’lı çalışanlara göre daha ağır olmasıdır.
İşte yıllardır tartışılan eşitsizliğin merkezinde de bu bulunuyor.
Aynı sosyal güvenlik sisteminin içinde bulunan vatandaşlardan biri için daha düşük, diğeri için daha yüksek prim gününün aranması doğal olarak şu soruyu beraberinde getiriyor:
Aynı sistem içerisinde neden farklı emeklilik yükleri var?
Esnaf sadece kendi primini ödemiyor
Bağ-Kur meselesini yalnızca “kaç gün prim ödenecek?” sorusuna indirgemek eksik olur.
Çünkü esnafın sosyal güvenlik yükünü değerlendirirken onun ekonomik hayatını da görmek gerekiyor.
Bir işçi ücretini alırken sigorta primlerinin önemli bir bölümü işveren tarafından karşılanıyor. Kendi nam ve hesabına çalışan esnaf ise kazancını oluşturmak, işyerini ayakta tutmak ve kendi sosyal güvenlik primini ödemek zorunda.
Üstelik işler kötü gittiğinde Bağ-Kur primi beklemiyor.
Dükkâna müşteri girmediğinde de prim işliyor.
Kazanç düştüğünde de prim işliyor.
Esnaf hastalandığında, siftah yapamadığında veya ekonomik daralma nedeniyle işleri azaldığında sosyal güvenlik yükümlülüğü ortadan kalkmıyor.
Bu nedenle 9000 gün şartının 7200 güne indirilmesi tartışılırken meseleye yalnızca “1800 gün erken emeklilik” olarak bakmak doğru değil.
Asıl mesele, sosyal güvenlik sisteminde yıllardır hissedilen prim yükü farkının azaltılmasıdır.
Burada kamuoyunda oluşan önemli bir yanlış anlamayı da düzeltmek gerekiyor.
Bağ-Kur’da 7200 gün düzenlemesi bugün itibarıyla........
