Deniz Göktaş, Özgür Özel’e neler söyledi? 6 Temmuz 2026
Tekirdağ’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan stand-up’çı Deniz Göktaş’ın ilk ziyaretçisi Özgür Özel oldu.
Göktaş, pazar sabahı karşısında bulduğu Özel’e sarılmış, “Güç verdiniz, bana da moral oldu” demiş.
Cezaevinde tek başına kaldığını ve kendisine iyi davranıldığını anlatmış.
Gözaltında elleri arkadan kelepçeli haldeki görüntüleri için 4-5 kez çekim yapıldığını söylemiş. “Önden çekimlerde hep gülümsedim. Gülümseyen görüntümü vermemek için arkadan çekilmişi vermişler” diye konuşmuş.
Gösterisinde mizah konusu ettiği İmamoğlu’na selam söylemiş. İmamoğlu ise “Çok hoşuma gitti, müthiş espriler. Hiç kaygısı olmasın” diye karşılık vermiş.
Özel, kendisini Göktaş’a borçlu hissettiğini belirterek, şunları söylüyor:
“Politik mizahın yapılamadığı bir ülkeye döndü ülke ve biz ülkenin ana muhalefet partisiyiz sonuçta. Hatta ben grup toplantısında demiştim; ‘Deniz’in özgürce sanatını yapabileceği bir Türkiye için söz veriyorum.’ O konuda benim inancım, kararlılığım, sorumluluğum arttı.”
Göktaş ile 45 dakikalık görüşmesini kendisinden dinledim.
Ziyaretiniz nasıl geçti? Göktaş, neler söyledi?
Morali iyiydi. Memnun oldu. “Güç verdiniz, iyi geldi, bana da moral oldu” dedi. Hoş sohbet ettik, içtendi. Ortak tanıdıklarımız üzerine konuştuk. Boğaziçi Üniversitesi’nde ilk tutuklanan Doğu Demirtaş’tan söz ettik. Doğu, benim ona ziyarete gitmemi hep anlatıyormuş. Doğu ile sohbet ederlermiş. Deniz, beni tabii çok yakından tanıyor. Ben de onu, ‘TuzBiber’ adlı yerdeki stand-up’ları bizim ailenin WhatsApp grubuna çok sık atılırdı, oradan biliyorum. Onları konuştuk. Sonra babasını aradım, annesiyle konuştum.
Sizi görünce şaşırdı mı?
Sevinmiş. Geldi, sarıldı, öptü. Pazar sabah 9’da gittim, “Biraz erken geldik” dedim. “Çok memnun oldum, moral oldu” dedi.
Cezaevi şartları nasıl, anlattı mı?
Hiçbir eksik yok, “Çok iyi davranılıyor ve şartlarım iyi. Şikayet edebileceğim hiçbir şey yok” dedi.
Tek kalıyormuş, televizyon verilmiş hızlı bir şekilde. Televizyon izliyormuş. “O iyi geldi. İlk başta zaman kavramı şeydi, televizyon, kitaplar olunca sıkıntı yok” diyor.
Avukatı anlattı; elleri arkadan kelepçeli haldeki görüntüleri dört-beş kez çekilmiş. Size söz etti mi bundan?
Aynen öyle. Dedi ki, “Beş kez yürüttüler. Önden çekimlerde hep gülümsedim. Gülümseyen görüntümü vermemek için arkadan çekilmişi vermişler” dedi. Film platosu gibi. Getirip getirip bir daha aynı yerden yürütmüşler. “Özel olarak aynı sahneyi 4-5 kere yürüdük” diyor. “Hep çektiler, ben de yüzüme kamerayı tuttuklarında hep gülümsediğim için anlaşılan bir daha, bir daha... Çok moralli durdum. Gülümseyen fotoğraflar verdiğim için onu kullanmamışlar, arkadan kelepçeli fotoğrafı kullanmışlar” diyor.
Gösteri yayınlandığında başına bunların gelebileceğini öngörmüş........
