Seçime kadar "Mizaru kikazaru"
Aslında bugün Kadıköy’ün İskele meydanına, yani “kalbine” yapılması planlanan devasa cami üzerine yazacaktım.
Köprülerin ve otoyolların özelleştirileceği.. “Hizaya gelmeyenlerin” trilyonluk mallarına, varlığına çökülen bir dönemde bu projenin yeri ve zamanı mı, diye soracaktım.
Trilyonların anlamını çok iyi bilen malum Cengiz Bey’in BEDAŞ’’ı sabahın 9’unda elektriği kesip, gecenin geç saatlerine kadar bu soğukta yorgan artı battaniyeye mahkum edince yarına erteledim.
Onun yerine bir bakıma Kadıköy’e cami projesiyle neyin / nelerin üstü örtülmeye çalışılıyor.. Asgari yaşamlar nasıl hallerine “RAZI” ediliyor.. Merkez Bankası’nın faiz kararı tartışılırken memleketin ekonomi karnesine bir bakayım dedim.
Nasıl oluyor da hem enflasyon, hem faiz, hem de döviz fiyatları aynı anda uçuyor!!Emine Erdoğan’ın “sıfır atık” projesine inat gibi, milyonlar atıkları kuru ekmeğe katık yapıyor!!Neredeyse paralel evrende yaşıyormuş gibi, aynı milyonlar neden “yine de Erdoğan” diyor!!
Sanki “HİÇ BİLİNMEYENLİ DENKLEM”.. Ekonominin kötü, hatta çok kötü gittiğinin herkes farkında. Ama başta, durumu görüp düzeltmesi gereken Başkan bey ve adamları oralı değil.
Ekonomim yazarlarından ve yazılarını hiç kaçırmadığım Alaattin Aktaş durumu “MİZARU, KİKAZARU VE İWAZARU” diye yorumluyor.
“Görülmesi gereken dönemde görme, duyulması gerekenleri duyma ve söylenmesi gerekenleri bilmiyormuş gibi yaparak zamanında söyleme; yani Japonca aslıyla “mizaru, kikazaru ve iwazaru”, sonra da zamansız bir şekilde ortaya çık!
Bir zaman........
