"Adalet Güçlünün İşine gelendir"
Hemen her gün yazınca, özellikle bizim memlekette, bir süre sonra derin bir anlamsızlık ve umutsuzluk çukuruna düşüyorsunuz.. Ama adaletsizliğin boyutunu bildiğiniz için, tekrar etme pahasına İBB davasından kopamıyorsunuz..
Arada “itirafçıların ifadesini geri çektiği” haberleri gelince çukurdan çıkıp gökyüzüne bakıyorsunuz.
Derken, Barış Yarkadaş çıkıp, bu haberlerle alay ederek “bunların hukukta karşılığı yok” deyince karanlığa geri dönüyorsunuz.
Nasıl yani? İtirafçıların söylediklerinden başka delil olmayanlar, itiraflar geri alınınca böyle bir gerekçeyle hücrelerine geri mi gönderilecek!!
Kendinize; adalet kavramının insanlığın şafağından bu yana tartışıldığını.. Her çağda töresel ya da yasal yollar arandığını.. Her çağda da o yolların saraylara, tapınaklara çıktığını.. Nitekim yüzyıllar önce Platon’un “adalet güçlünün işine gelendir” dediğini hatırlatıyorsunuz.
Öyle ya, kaçtır yazıyorum; isnat edilen suçtan ceza alsa yatarını karşıladığı için hemen tahliye edilmesi gerken Aykut Erdoğdu hala cezaevinde.
Gazeteci dostlarım, kardeşlerim hücrelerde..
Casus olduğuna herhalde Barış Yarkadaş, Cem Küçük ve Fuat Uğur’un bile inanmadığı Merdan Yanardağ da…
Aklımdan yine onlar geçti.
Sonra Trump’ı düşündüm. Midem bulandı yazamadım.
Hz. Ali’nin torunu Ali Ekber için yazılmış mersiyeyi kim bilir kaçıncı kez izledim. Boğazım düğümlendi. Ne yazacağımı bilemedim.
Derken X’te kendisine “ihtiyar” rumuzunu seçmiş bir yurttaşın paylaşımı çıktı karşıma. Belli ki uğraşmış, didinmiş, araştırmış.. Aşağıda okuyacaklarınızı derlemiş.
Tecavüz sonucu dünyaya gelmiş.. Annesinin zorla evlendirildiği o sapık ona da tecavüz etmiş.. Anne Fatmanur ve kızı Hira günlerdir toprak altında. Ama o sapık hala dışarda.. Adalet-miş!!
İhtiyar’a........
