menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yol tükenmeden…

8 0
08.10.2026

Zamanın behrinde büyük meseleleri dert edinen gençler vardı. Dertleri İslam olan, İslam’ı görünür kılan kutsallar için canını hiçe sayan, ikbalini Allah için kurban eden gençler.

Alınlarındaki ve dizlerindeki secde iziyle, tevhid derslerinden icazetli bu gençler; beşeri ideallerin değil mukaddes yükün hamalı olmak için çırpınıyor, davasında geride kalmamak için fikir, zikir ve şahadet aşkıyla çalışıyorlardı.

Dillerinden Kur’an-i kavramları düşürmeyen bu gençlerin tek bir derdi vardı: önderleri olan Kutup, Mevdudi, Benna ve Akif’ler gibi; “Kısa, geçici ancak görünür olan dünya menfaati için sonsuz ve sınırsız olan ahret saadetlerini heba etmemek,” Allah’ın rızasını kazanan bir ömür sürmekti. Bunun için Tağutlarla mücadele edilecek, Mustazaflar için savaşılacak, Firavunların diyarında nebevi metoda uygun bir hayat yaşanacaktı…

Bu uğurda çileler çekildi, bedeller ödendi, gözyaşları döküldü. Mü’min ve Müslim, mücahid ve arif, âlim ve abid olabilmenin çetin tedrisatında dizler kırıldı, dirsekler çürütüldü. Nefisler köreltildi, bedenler oruçlara çekildi. Kötülüğün ve düşkünlüğün ekranları karartıldı, başıboş akan zamana secde koşumlarıyla dizginler vuruldu.

“Ey imanın huzuruna kavuşmuş insan! Sen O’ndan hoşnut, O’da senden hoşnut olarak Rabbine dön. Böylece has kullarım arasına sen de katıl. Cennetime gir!” (Fecr/ 27-30) ayetinin müjdesine erenler erdi, ne mutlu onlara!

Peki ya biz? Yolun neresindeyiz? Bollukla imtihan edildiğimiz bu zamanlarda, lâ yüs’el saltanatlar mı kurduk? Milletin iyiliği için milleti mi unuttuk? Artık kalpler felaha ulaşabilmek için çarpmıyor. Rahat ve refah unutuşları kolaylaştırdı. Dün özgürce ibadet edebilmenin, inancımızı şirksiz yaşayabilmenin yollarını ararken, bugün “özgür piyasaların özgürce nabzını tutabilmenin özgürlüğüne” de kavuştuk.

Ama “bizim günahımız yok, biz günahlarımızı temizleyen bedeller ödedik” değil mi? O halde “İktidar bizim” olduğu için devletçi; gerekirse liberal, demokrat, modernist de olabiliriz! Unvan, kariyer, servet ve güç için siyaset, sanat, ilim ve sermaye yapabilmenin yüksek........

© Haksöz