menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

''Lâ ikrâhe fi-d'dîn.. Dinde zorlama yoktur!''

17 0
27.07.2026

Okuyucularla Hasbihal

Pazar günleri, bu sütunda okuyucuların değerlendirme, görüş ve eleştilerileri etrafında sunmakta olduğumuz bir hasbihale daha, okuyucularımızı hayırlı çalışmalar ve başarılar dileyip selamlayarak başlayalım..

*İstanbul'dan İlyas Kerimoğlu isimli okuyucumuz diyor ki: 'Ayasofya'nın ibadete açılmasının yıldönümünde bir arkadaşla Ayasofya'ya gittik. Ben namazımı kıldım, arkadaşım ise, bazı arkadaşlar arasında konuşulan gerekçeyle, 'Başkalarının mâbedine el konulan bir mekânda namaz kılmam. Müslümanlar bu mabede niye el koydular, ben namazımı başka yerde kılarım..' dedi.. Bu konuda, İstanbul'da sonra mescide çevrilen başka mâbedler konusunda da yeni nesiller arasında bir takım benzer görüşler tartışma konusu haline getirilmek isteniyor. Ne dersiniz? Sahiden de onların mâbedlerini ellerinden mi aldık? Bu gibi konularda muhataplarımıza ne gibi ikna edici izahlarla yaklaşabiliriz?

Bu gibiler tartışmalarda İslam'ın temel prensibinden habersiz olanlar, İslam'ın başkalarının inancına engel olduğu ve onlara zorla dayatıldığı iddialarına yöneliyorlar.

Gerçekte ise, bu gibi iddialar, ya bilgisizlikten ya da İslam karşıtlığından kaynaklanıyor.. Tam tersine, bu konuda, bizim inancımızı merak edip öğrenmek isteyenlere, gerçeği ilmî ve aklî bu ve benzeri tartışmalar yeni nesilleri arasında çok mâsum bir takım sorularla söz konusu ediliyor.

Şu kadarını belirtelim ki, İslam'ın, bütün insanlara en temel kurallarından birisi şudur ki, Dinde zorlama yoktur. Âyetin aslî diliyle, (Lâ ikrâhe fi'd-din/ Dinde zorlama yoktur). Yani, karşımızdakini gereksiz bir çaba sergileyerek, muhatabı rencide edecek ısrarlı savunmalarla kendi inandığımız doğrulara getirmeye çalışmadan uzak durulmalıdır..

Ayasofya konusuna gelince.. Ayasofya yapılış yıllarında, Hz. İsâ aleyhisselam'ın şeriatinin hâkim olduğu, yani, meşru temelleri olan bir mâbeddir. Çünkü, inşası, Miladî-535 yılında, yani, Hz. Peygamber (S)'in dünyaya gelmesinden 35 yıl ve İslam'ın tebliğine başlayışından yani, İslam'ın Hz. Peygamber (S) eliyle insanlığa sunuluşundan da 40 yıl kadar öncelerdedir.

Ama, Hz. İsa şeriatinin devam ettiği bir dönemde yapılmış........

© Haksöz