menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Selefiliğe hasım Kemalist bir ilahiyatçı: Hilmi Demir

27 0
26.07.2026

Genel olarak hüsnü-zan ve hüsnü-şehadet asıldır, hele ki büyük musibet, felaket ve ölüm zamanlarında. Yine bu esasa ve teamüle bağlı kalarak yapılan yanlışların, işlenen günahların ve sistematik hale getirilen kin ve düşmanlıkların muhasebesini yapmak da mü’minlerin üzerine düşen ıslah vecibesine işaret eder. Hakikate şehadet etme yükümlülüğü ve itham edilen, mağdur edilen kardeşlerimizin hukukunu korumak üzere geride kalanlar için hikmetle nasihat etmek gibi bir görevimiz olduğunu da ihmal edemeyiz.

Şimdi bu meseleyi Türk Ocakları Çorum Şubesi Kurucu Başkanı ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir’in hayatını kaybetmesi üzerine ortaya çıkan manzara için nasıl tatbik etmeliyiz? Malum, Türkiye'de dini yapılar, radikalleşme ve toplumsal hareketler üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen ve hem Emniyet Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’na hem de medya üzerinden kamuoyuna “Selefilik korkusu ve düşmanlığı” aşılayan isimlerin başında gelen Prof. Dr. Hilmi Demir geçirdiği kalp krizi nedeniyle 57 yaşında vefat etmişti. Hilmi Demir vefatının adından “değerli bir mütefekkir, aziz bir dost, Atatürk ve Cumhuriyet aşığı bir Türkçü, Türk turnusolü” gibi vasıflarla anılmış, genellikle ulusalcı-devletçi-Kemalist çizgiden siyasetçilerin ve dostlarının katıldığı bir cenaze merasiminin ardından Ankara’da defnedilmişti.

Hilmi Demir her ne kadar ilahiyatçı kimliği ile anılıp takdim edilse de kamuoyu onu hem Türkçü-Atatürkçü kimliğiyle hem de “terör ve güvenlik uzmanı” vasfıyla tanıyor, biliyor. Şimdiye kadar iman, salih amel, namaz ve orucun faziletleri, akraba ve komşuluk hususunda sünnetten tavsiyeler, Müslümanların küfür ve şirk içeren söz, sembol ve davranışlara karşı takınması gereken tavırlar, tağutlara karşı mücadelenin kelam ve fıkıh ilmindeki kaynakları, milliyetçi asabiyeye karşı hayır ve takvada yarışanlara dünya ve ahirette vadedilen nimetler, Hz. Muhammed’in ümmeti olma şerefini yükseltmek için üzerimize düşenler vb. bir konuda henüz bir makalesi, sohbeti veya tv programına rastlayamadık.

Prof. Dr. Hilmi Demir’in ilahiyat hocalığı daha çok ve yoğun olarak Türkiye’de ve bölgedeki statükoyu koruyup kollamak, bu koruyup kollama sürecinde hassaten Filistin’den Afganistan ve Suriye’ye uzanan işgal ve katliamlar silsilesine karşı direnen İslami hareketler ve mücahidlerin oluşturduğu risk ve tehditler üzerine odaklanıyor. Terör ve güvenlik uzmanı Hilmi Hoca, İslami hareketler ve mücahidlerin oluşturduğu riskler derken Kur’an ve Sünnet’ten sapma, takva ve cihad hususunda zaafa düşme, işgalci güçler ve despotik-otoriter yapılarla uzlaşma gibi toplum nezdinde güveni boşa çıkaran çürümeleri kast etmiyordu tabii ki.

Hilmi Demir, her ne kadar kamuoyuna “Selefilik ve radikalizm” konuları üzerine “akademik” çalışmalar yapan bir isim olarak lanse edilse de meseleleri İslami........

© Haksöz